Bu tür durumlar hayli seyrek.Такое сочетание встречается очень редко.
Bu tür durumlar hayli seyrek.Тези условия са много редки.
Bu tür durumlar hayli seyrek.אלה מקרים מאוד נדירים.
Bu tür durumlar hayli seyrek.هذه الحالات نادرة بشدة.
Bu tür durumlar hayli seyrek.(笑)
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Changunarayan soporta algunos golpes, pero los locales van a sufrir mucho.
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Khokana, ein offenes Museum über die Newar-Kultur, wurde massiv zerstört.
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Okolní areál je ale z velké části zdevastovaný.
Changunarayan biraz hasarla ayakta duruyor, ama bir hayli hasar aldı.Чангунараян потерпела некоторые повреждения, но здания пострадали довольно сильно.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Ada kesenjangan besar di dunia. Namun itu berubah, dan berjalan cukup baik.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Bol tu obrovský rozdiel. Ale potom sa to zmenilo a pokračovalo to smerom k lepšiemu.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Była ogromna przepaść w świecie. Ale potem to się zmieniło i szło dalej całkiem dobrze.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.C'era una differenza enorme nel mondo. Ma le cose sono cambiate. E sono stati fatti grandi progressi.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Det var stora skillnader i världen. Men sedan förändrades det, och det gick ganska bra.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Er was een enorm verschil in de wereld. Maar toen veranderde dat en dat ging behoorlijk snel.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Es gab eine große Ungleichheit. Aber dann änderte sich die Dinge zum Besseren.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Había una gran diferencia en el mundo. Pero entonces cambió, y continuó bastante bien.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Havia uma enorme diferença no mundo. Mas, depois, mudou e continuou muito bem.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Il y avait une très grande différence dans le monde. Mais cela a changé, et plutôt dans le bon sens.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.세계에는 정말 큰 격차가 있었습니다. 하지만 그 격차는 변했고, 꽤 잘 진행되어 왔지요.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Óriási különbség volt közöttük. De aztán ez megváltozott és igen jó irányba haladt.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Thế giới có sự phân biệt rất lớn. Nhưng rồi mọi chuyện thay đổi, và tiến triển khá tốt.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Ve světě byly obrovské rozdíly. Ale potom se to změnilo a vyvíjelo se to docela dobře.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Υπήρχε μια τεράστια διαφορά στον κόσμο. Αλλά στη συνέχεια άλλαξε και πήγε πολύ καλά.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Була величезна різниця у світі. Але потім це змінилося, і змінилося на краще.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Имаше голяма разлика в света. Но настъпиха промени, които протекоха добре.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.Между странами была огромная разница. Но потом она изменилась, причём довольно сильно.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.היתה שונות עצומה בעולם אבל אז זה השתנה, והמשיך די טוב.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.كان هناك فجوة كبيرة بين العالمين. ولكن ذلك تغير و تغير للأفضل.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.しかし世界は変化しました。良い方向に動いたのです、 これが実際に起こったことです。
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Az élet szerintem kemény.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.De wereld is best een rommelige plaats.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Die Welt ist ziemlich chaotisch.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Dunia adalah tempat yang kacau.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.El mundo es un lugar bastante sucio.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Il mondo é un posto davvero confuso.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.세계는 상당이 어지러운 곳입니다.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Le monde est un endroit plutôt en désordre.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Lumea e un loc destul de dezordonat.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Na svete je veľa bordelu.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.O mundo é um lugar confuso.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Świat jest dość nieuporządkowany.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Thế giới là một nơi hỗn loạn.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Världen är en mycket stökig plats.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Ve světě je docela pěkný nepořádek.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Ο κόσμος είναι ένα αρκετά άστατο μέρος.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Мир - место довольно неустроенное.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Светът е доста разнородно място.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.Світ - доволі безладне місце.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.העולם הוא מקום די מבורדק
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.هذا العالم هو مكان مشوش للغاية.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.これをドルストリートと呼びましょう。
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Estou certa de que você tem uma longa lista de tarefas para o seu site.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Ik weet zeker dat u een lange takenlijst heeft die u wilt uitvoeren op uw site.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Jag är säker på att du har en lång lista med uppgifter för din webbplats.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Jeg er sikker på at du har en lang liste af opgaver for din side.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Je suis sûre que vous avez une longue liste de tâches pour votre site.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.las tareas que te aporten un valor más duradero.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Na pewno masz wiele planów wobec swojej strony.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Olen varma, että sinulla on pitkä tekemättömien töiden lista sivuillesi.