Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatta ile cümle

hayatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçek hayattan bazı olaylarda vardır.Rõ ràng có một số sự thực có thực trong đó.
Yalnızca günlük hayatta kullanılan kelimeler ve cümleler öğretilir.Cả tiếng Trung trong văn chương và cuộc sống thường ngày cũng sử dụng.
Eser, aynı zamanda şairin hayatta iken yayımlanmış tek kitabıdır.Đây cũng là tập thơ duy nhất được in ra khi ông còn sống.
Ama gerçek hayatta biraz daha farklıyız.Nhưng đời nay thì khác hẳn.
Ailesinin bir arada kalabilmesi hayattaki en büyük gayesidir.Đây cũng là thời gian gia đình ông gặp khó khăn nhiều nhất .
Amerikan versiyonunda günde 25 dolarla Avrupa gezisinde nasıl hayatta kalınacağı anlatılmaktadır.Tại Hoa Kỳ vào năm 2015, nguồn cung điển hình trong tháng là dưới 25 đô la Mỹ.
Karakter gerçek hayattan örneklerle sentezlenmiştir.Tượng có kích thước xấp xỉ bằng người thực.
Şarlman'ın hayatta kalan tek yetişkin oğlu olduğundan.Nguyên Hạ là con trai duy nhất còn sót lại của Thốc Phát Nục Đàn.
1998 yılında siyasi hayattan çekilmiştir.Tình hình lắng xuống sau một hiệp định chính trị vào năm 1998.
Ama hayatta kalmayı başarır.Nhưng họ lại sống sót.
Üç rahip hayatta kaldı.Ba bức tượng đại diện cho ba đời chư Phật.
Daryl, Beth'in hâlen hayatta olduğuna ısrar eder.Daryl liền nhắc lại rằng Beth đã nói cô có thể tự lo liệu cho bản thân mình.
Hayatta kalmak daha zordur.Quả nhân khó mà có thể ở lại.
Hayattaki en büyük korkusu canlı olarak gömülmesi olmuştur.Chôn sống hạnh phúc gia đình cách nào lẹ nhất?
Doktor hâlâ hayatta olduğu için sevinir.Vì chỉ sống thôi cũng đã quý lắm rồi.
Bütün gruplara hayatta eşit şans verilmelidir.Trong gia đình, mọi người sống hòa thuận bình đẳng.
Uzak durulan bu unsurlarla vücut rahat olmayan bir duruma girer ama hala hayattadır.Các bác sĩ cho biết cô sẽ không sống sót trong tình trạng hôn mê nhưng cô ấy đã sống sót.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)内容は毎回「See You Next Week!
Hala hayattasın."だから生きていてくれ」。
Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.天と地の持ち主の側近、高慢でもなく疲れも知らない者たち。
Argus isimli bu gemi iki saat sonra geri dönmüş ve hayatta kalanları kurtarmıştı.その船(アルギュス)は2時間後に再び現れ、生き残った人々を救出した。
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.ただし後日に再度の遠征が報じられることはなかった。
Hayatını ve hayattaki her şeyden hoşlanır.現世及び常世のありとあらゆるもの(自分自身を含めた)全ての存在を憎んでいる。
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.鉱山師達は最終的にソルトレイクシティに向かった。
Hayatta kalmak daha zordur.勝ち続けることはもっと難しい。
Hayatta kalanlar yardım beklediler.生き残った人々が生活している。
Hayatta kalanlardan birine göre SS üyeleri insanların bacaklarına hedef alarak ateş ettiler.生存者の証言によれば、SSはまず脚を狙って発砲。
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.自分に両親がいることは知らない模様。
Hayatta olup olmadığı bilinmemektedir.無事であったかどうかは不明。
Bristol-Myers ve Squibb 1989 yılında, nominal hayatta kalanlar olarak Bristol-Myers ile birleşti.ブリストル・マイヤーズ スクイブ 1989年、Bristol-MyersとSquibbが合併して社名をBristol-Myers Squibbに変更。
Ama gerçek hayatta biraz daha farklıyız.現実世界とは少し違う世界。
Hayatta iken yayımlamayan bazı eserleri de bütünüyle 1990 yılında yayınlanmıştır.未完に終わった同作品は、1990年に出版された。
Ayrıca zaten gerçek hayatta Chris'in iki değil, 6 kardeşi olması da başka bir nokta.血の繋がりが片方ずつある兄弟だけでも6人兄弟である。
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.しかし、彼は奇跡的に回復した。
'Bugün hayatta olsaydı ne giyerdi?' diye düşünüyoruz." dedi.和服を着ておけば楽だったものを、一体当時は何を考えていたのか…」などと述懐している。
Hayatta olan diğer 19 kral katili de ömürboyu hapse mahkûm edilir.残り19人の「国王殺し」は終身刑に処せられた。
Yaşamları denizde yaşamaya öyle çok uyum sağlamıştır ki karada hayatta kalamazlar.一生を海洋で生活し、陸上では生きられない。
Kelimelerin günlük hayatta kullanım pratiği bulunmaz.話者達は、日常生活の中でそれを使おうとしない。
9 Canlı) Maykıl Korkuyorum Hayattan Günah Benim (feat.) 三途会〜私の人生は罪ですか?
Yasa yürürlüğe girdiğinde idam fermanını imzalayan 59 kişiden 31 tanesi hayattaydı.チャールズ1世を死刑に処した判事59人のうち31人は存命だった。
Emekli olacak ve siyasi hayattan uzak duracaktır.現在は政界を引退し年金生活に入っている。
Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir.これが判れば大安心、立命である。
(Kieran gerçek hayatta Macaulay Culkin'in kardeşidir).相川健太(あいかわ けんた) 主人公。
Ancak hayatta kalır ve Hannibal'ın peşine düşer.また、警察もハンニバルに見当を付けて彼を追う。
Hayatta kalanların büyük çoğunluğu 1947-1951'de İsrail'e göç etti.イスラエル イスラエル空軍 1951年から1957年まで41機を運用。
Babası da annesi de hayatta değildir.お父さまはこの世にいないんでしょう。
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.父はそのまたに会いにいった。
İnönü sayesinde hayatta kaldık.自力残留を果たした。
Bu mücadelede hayatta kalmak için patojenleri tanıyan ve onları etkisizleştiren bazı mekanizmalar gelişmiştir.この困難な課題を克服して生き延びるために、病原体を認識して中和する機構が一つならず進化した。
Artık tek amacı hayatta kalmaktır.唯一存命している。
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.乗組員50人中生存者は14人であった。
Av takımının hayatta kalan tek üyesidir.メタルチーム唯一の生存者。
Anadil ise, yaşlı kuşaklar arasında günlük hayatta kullanılmaktadır.原油は古くから日常生活に利用されてきた。
Filmde kullanılan üniformalar bu akademide gerçek hayatta kullanılan üniformalardır.オーディション時に着用していた軍服は学校の制服であった。
Olaylara tanık olan hayatta tek kişi kalmıştır.彼の説には証人となる人物が1人しかいなかった。
John Adams, 1825 yılında, henüz hayattayken, oğlu John Quincy Adams'ın ABD'nin 6. Başkanı oluşuna şahit oldu.彼の息子ジョン・クィンシー・アダムズは第6代アメリカ合衆国大統領になった。
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.そこで彼らは、誰かを殺し、食べることによって、その他のものを生き延びさせることを決定する。
Kısacası, hayatta kalanlar olacaklardır.生き残りがいくらかいる。
Şu an hayattadır.現在も健在。
Hayatta kalanlar için büyük bir ödül vardır.存命人物としては最多受賞となっている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod