Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatta ile cümle

hayatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayatta kalmak için gereken tüm saldırılara izin verilir.De överlevande tvingas slåss för att överleva.
1950'den sonra siyasi hayattan da çekilerek İstanbul'a yerleşti.Kun fick politisk återupprättelse 1956, under avstaliniseringen.
Vahşi hayattaki su aygırları 30 ile 40 yıl yaşarlar.De med svåra former av MJD förväntas leva till 30-40 år.
Modern Warfare 3, hayatta kalma modu içerir.Quickscoping återvänder i Modern Warfare 3.
Böylece İşi, hayatta kalan son Yahi oldu.Jag såg på projektet som min sista måltid.
Günlük hayatta en yaygın çözücü sudur.Snabbaste totaltiden vann.
O, Başkan John F. Kennedy ve First Lady Jacqueline Kennedy'nin hayatta kalan tek oğlu.Han var son till president John F. Kennedy och Jacqueline Kennedy Onassis.
Artık hayatta her şeye geniş bakıyorum.För andra betydelser, se Nawide.
Doğal hayattaki kızıl aynakların ömrü yaklaşık 15 yıl kadardır.Livslängden i naturen är cirka 15 år.
İsrail'de günlük hayatta göçmen nüfus nedeniyle pek çok farklı dil kullanılabilir.I staden talas idag, på grund av invandringen, många olika språk.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.Övningens mål är att hålla den ställningen så länge som möjligt.
Gerçek hayatta, Nicholson ve Walter yakın arkadaşlardı.У реальному житті, Ніколсон і Уолтер близькі друзі.
40 gün hayatta kaldılar.Вони прожили 40 днів.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.Він дивом залишився живим.
Hayatta kalma mücadelesi konu alınmıştır.Ішла боротьба на виживання.
Bu hayatta bir kardeşimi kaybettim.Втім у цій війні втратив старшого сина.
Adamlarından sadece birkaçı hayatta kalmayı başardı.Деякі його учасники вижили.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)Вітаю вас, браття! (бурхливі оплески.
2000 yılında Hardy Boyz gerçek hayattan arkadaşı Lita'yı menajeri yaptı.У 2000 році у Hardy Boyz з'явився новий менеджер - їх спільний друг Літа.
Çocuğa hayatta kalacağını söyler.Не очікувалося, що дитина виживе.
Riau'da ise yalnızca 9 alanda 350 kadar fil hayatta kalmıştır.У провінції Ріау лише близько 350 слонів жило у дев'яти окремих популяціях.
Cinayet kurbanlarından ikisi hayatta kalmıştır.Принаймні двох учнів вбивці залишили живими.
Bu tarihte gelenlerden hala hayatta olanlar vardır.Деякі з них і досі є живим свідком тієї епохи.
Gençlerden Serdar Alten ise hayattadır.Молодий чоловік дивом залишається живий.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Така конкуренція може зменшувати виживання і плодючість тварин.
Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar.Вони повинні не тільки вижити і прийняти бій.
Tommy ise hayatta kalır.Але Едді живий!
Hala hayattasın."Місто живих».
Bu eserin, sanatçının hayattayken satabildiği tek resim olduğu düşünülmektedir.Довгий час необґрунтовано вважалася єдиною проданою за життя художника його роботою.
John Adams, 1825 yılında, henüz hayattayken, oğlu John Quincy Adams'ın ABD'nin 6. Başkanı oluşuna şahit oldu.Кілька років потому її син Джон Квінсі Адамс став шостим президентом США.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.В ньому гравець повинен якомога довше протримати свого персонажа живим.
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.До нього прийшов директор, щоб вмовити продовжувати життя.
Bu tür giysiler daha eski zamanlarda erkekler tarafından günlük hayatta da giyilirdi.Сорочку такого типу носили на кожний день.
Babası da annesi de hayatta değildir.Ні батько, ні мати з ними не живуть.
Eğer Hortkuluk'un sahibinin bedeni yok olursa kişi hayatta kalmaya devam eder.Якщо тінь повернути хазяїну, то людина оживає.
Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalan hayvanların sayısı konusunda büyük bir bilinmezlik hakimdi.Точна кількість особин підвиду, які змогли пережити Громадянську війну в Анголі, невідома.
Sosyal hayatta aktif rol alır.Бере активну участь у соціальному житті.
Harald, Magda'nın hayatta kalan çocuklarından sadece biriydi.Гаральд — єдина дитина Магди Геббельс, яка пережила війну.
Annesinin ölümünün ardından hayattan vazgeçmiş babasını, hayata döndürmek için çalışır.Після смерті матері вона перестала говорити.
(Kieran gerçek hayatta Macaulay Culkin'in kardeşidir).«Марійка» (народна в обробці Кирила Стеценка).
Karısı ve iki çocuğu hala hayattadır.Померла також його дружина та 2 дітей.
Ancak Zeus, annesi sayesinde hayatta kalabilmiştir.Тільки Катарі вдалося вижити завдяки жертві її власної матері.
Bu hastaların 25 tanesi hayatta kalmıştır.Ще 25 залишилися в госпіталях.
Saat kulesinin ise sadece çelik iskeleti hayatta kalmistir.Задня підвіска так само кріпиться до сталевого підрамника.
Ariadne uyandığı zaman hala hayatta bulunmasını lanetler.Як правило, після пробудження ерекція зникає.
Artık hayatta her şeye geniş bakıyorum.Усе в її житті перевертається.
Hayatta kalanlar hapsedildi.Всі офіцери, що вижили, були заарештовані.
Bunun ardından hayatta kalanlar ronin tarafından öldürülür.Той, хто залишається живим, потім буде убитий Андрієм Кобіним.
Hayatta kalmanız oynayış stilinize ve "Skill"lerinize bağlıdır.Її щільність і "непробивність" залежить від майстерності мага.
Sekiz çocuğun üçüncüsüydü ve hayatta kalan en büyük çocuktu.Був третім з ліку із восьми дітей і найстаршим серед синів.
Ama gerçek hayatta biraz daha farklıyız.Однак реальність є дещо інакшою.
İnönü sayesinde hayatta kaldık.Звання присвоювалося прижиттєво.
Ned’in dirilttiği kişi yalnızca 1 dakika hayatta kalmak zorundadır.Ви не можете вбити людину, якій залишилося жити менше ніж 12 хвилин.
Hayatta başka bir tavrı var.Мені потрібні інші речі в житті.
Hayatta kalan Müslümanlar.Є мусульманами-сунітами.
Günümüzde Kanada'da yaşamaktadır ve bitkisel hayattadır.У даний час живе в Канаді, тримає у Польщі дім пристарілих.
Gerçekçi olmayan kurgudaki bazı detayların gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün değildir.Насправді всі неможливі фігури можуть існувати в реальному світі.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.З новонароджених в живих залишали тільки дівчаток.
Kremlin'deki hayatta kalan en eski binadır.Найстаріша повністю збережена будівля Москви.
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Батько ніколи себе не випинав і не ставив у привілейоване становище.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hayatta ile cümle - Sayfa 40 - hayatta kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App