Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatta ile cümle

hayatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Kieran gerçek hayatta Macaulay Culkin'in kardeşidir).Аргиопа (мать Керкиона).
Bizim Son Yüzyılımız kitabında: İnsan Irkı 21. Yüzyılda Hayatta Kalabilecek mi?Однако, есть сомнения, что язык выживет в 21 веке.
Rick, karısı Lori ve oğlu Carl'ı hayatta kalanların arasında görünce çok şaşırır.Среди них Рик находит свою жену Лори и сына Карл.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Раненые, на санях, были доставлены в Солт-Лейк-Сити.
Hayatta kalmak için şafak vaktine kadar savaşmak zorunda kalırlar.Предотвратить все это нужно до рассвета.
Sadece en küçük ve en iyi uyum sağlayanlar hayatta kaldı.Выживали лишь наиболее крепкие, выносливые и здоровые особи.
Artık tek amacı hayatta kalmaktır.Есть только одна цель жизни.
Kendisinin hayattaki tek amacı vampirleri yok etmektir.Теперь единственный для героини шанс остаться человеком — уничтожить вампира.
Blanche'ın hayatta kalmayı başarıp başarmadığını öğrenemeyiz.Сэму не удаётся застать Бобби врасплох.
Böylece topluluğun hayatta kalma şansı daha da azaldı.Это повышает шансы группы на выживание.
Harald, Magda'nın hayatta kalan çocuklarından sadece biriydi.Харальд — единственный ребёнок Магды Геббельс, который пережил войну.
Sosyal hayatta aktif rol alır.Активно участвует в общественной жизни.
Bu uyarıyı dikkate alan baba, bu sayede hayatta kalmayı başarır.И в надежде таким способом привлечь внимание отца, если он жив.
Bu tür giysiler daha eski zamanlarda erkekler tarafından günlük hayatta da giyilirdi.Подобную верхнюю одежду мужчины охотно носили и летом.
Av takımının hayatta kalan tek üyesidir.Задача — остаться единственной выжившей командой.
Ayrıca, adaptasyon terimi, bir canlının hayatta kalması için önemli olan bir özelliği de tanımlar.Также термин «адаптация» может относиться к черте, важной для выживания организма.
İnönü sayesinde hayatta kaldık.Самотлор ожил.
9 Canlı) Maykıl Korkuyorum Hayattan Günah Benim (feat.Рыжов М. Все соблазны мира... (неопр.).
Konular günlük hayattan alınır.Это факты из повседневной жизни.
Hastaların hayatta kalmaları için insülin ile tedavi edilmeleri gereklidir.Палестинцев надо попытаться вылечить.
Hayattaki en büyük korkusu canlı olarak gömülmesi olmuştur.Его наполнил ужас, самый сильный ужас в его жизни.
İkisinin de hayattan beklentileri farklıydı.Их представления о жизни различны.
O bize çıktı ve dedi ki: "Ben bu hayattan vazgeçmeye karar verdim.Командир ответил: Я только знаю, что мы должны выбраться отсюда.
Lotus (Nilüfer) – Tabiat ve kainattaki bütün canlıların ve diğer varlıkların hayattar özü.Лотос — цветок лотоса символизирует природу и сущность всех вещей и живых существ во Вселенной.
Araba hala çalışmaktadır ve onlar hayatta kaldılar.Жаль, сам автомобиль не уцелел...
Padişah'ın cevabı ise "Mustafa'nın düşmanının hayatta kalması mümkün değildir" olup Paşayı hapse atmıştır.Увидев Махмуда, султан якобы воскликнул: «невозможно, чтобы враг Мустафы оставался в живых».
Bu iki kavram günlük hayatta sık sık karıştırılmakta ve yanlış kullanılmaktadır.В различных работах эти люди часто путаются или смешиваются.
Su pirelerinin içindeki larvalar dört aya kadar hayatta kalabilir.Без водопоя они способны обходиться месяцами.
Bütün gruplara hayatta eşit şans verilmelidir.Все религиозные объединения обладают равными правами.
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Однако состояние дома по-прежнему вызывает опасения.
John Adams, 1825 yılında, henüz hayattayken, oğlu John Quincy Adams'ın ABD'nin 6. Başkanı oluşuna şahit oldu.Несколько лет спустя её сын — Джон Куинси Адамс — стал шестым президентом США.
Bazen çalarak, bazen dilenerek hayatta kalır.Иногда грабили, иногда просили милостыню.
Bugüne kadar merhamet ettik de hala hayatta kalabiliyorsun.”О Благодатный, прими нас под свою защиту отныне и до кончины».
Yuva başına yavruların hayatta kalma oranı 1,32 yavrudur.Приносят максимальное для высших зверей число детёнышей в одном помёте — до 32 штук.
Çinli göçmenler, hayatta kalan 12 kişiye yardım etmiştir.Выжило лишь шесть австралийцев, которым помогли местные жители.
(Başka bir hayatta görüşürüz birader!)يعيش فيلا (بالإنجليزية: Viva Villa!)
Eğer hayatta ise 47-48 yaşında olacaktır.إذا كان الآن حيا فعمره تقريبا ٤٧-٤٨ سنة.
Kendisinin bir kahraman olmadığını, sadece hayatta kalmaya çalıştığını belirtir.وأعلنت أنها ليست بطلة، ولكنها جاهدت من أجل البقاء علي قيد الحياة فقط.
Hayatta kalan Müslümanlar.الباقين على قيد الحياة المسلمين. .
Hayatta başka bir tavrı var.للحياة وجه آخر.
Su pirelerinin içindeki larvalar dört aya kadar hayatta kalabilir.ويمكن لليرقة داخل براغيث الماء البقاء على قيد الحياة لمدة تصل إلى أربعة أشهر.
Brown gerçek bir insan olmasına rağmen Cameron gerçek hayatta yaptıklarını yansıtmamayı tercih etti.وعلى الرُغم من كون مارغريت شخصيّة حقيقيّة، إلا أن كاميرون اختار عدم إظهار سلوكها الحقيقي.
Günlük hayatta en yaygın çözücü sudur.يعتبر الماء أكثر المذيبات شيوعا في الحياة اليومية.
Bu seriler genellikle çocuklara hayattaki doğru yolda kalmaları öğretilmektedir.هذه القصص غالبا ما تكون أخلاقية، وتعلم الأطفال كيفية البقاء على الطريق الصحيح في الحياة.
Birlikte, hayatta kalmak için yiyecek çalarak idare ettikleri geçici bir aile oldular.وعملوا معاً لسرقة الغذاء للبقاء على قيد الحياة، وأصبحوا أسرة مؤقتة.
Hipnoz, Yener'in "hayatta her an her şey olabilir" düşüncesini konsept olarak edinir.تؤمن يانر بمفهوم " كل لحظة وكل شىء في الحياة ممكن " .
Udo hayattadır; fakat ailesinden geriye kimse kalmamıştır.ثم..الرجعة والمآب لله وحده بلا شريك : ﴿إن إلى ربك الرجعى﴾.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.وظنوا أن لا مناص لهم إلا أن يأكل لحم أحدهم حتى يستطيع الأخرون أن ينجوا.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.فلم يُترك أحداً من هؤلاء حياً؛ ولم ينج النساء ولا الأطفال".
İnönü sayesinde hayatta kaldık.قد صام عن الحياة..
Artık tek amacı hayatta kalmaktır.البقاء على قيد الحياة ويصبح هدفنا الوحيد.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.تخلق هذه الظروف تنافساً على فرص البقاء والتكاثر بين الأفراد.
Hala hayattasın.""ميت حيّ".
Oyun aksiyon rol yapma/hayatta kalma türlerindedir.اللعبة من نمط رعب البقاء.
Bugüne kadar merhamet ettik de hala hayatta kalabiliyorsun.”أنت هناك وحتى الآن لم تأخذ بالثأر".
Forrest hayattan umudunu kesmiş, içki müptelası haline gelen teğmen Dan ile tekrar karşılaşır.يلتقي فورست مرةً أخرىً بالملازم دان تايلور، الذي أصبح مُعاقرًا للخمر، ويعيش على إعانة الرعاية الاجتماعية.
Cercis'i kontrol ettiklerinde hayatta olduğunu gördüler.فوجئ الجراحون أنها كانت على قيد الحياة.
Doktor hâlâ hayatta olduğu için sevinir."في الوقت الراهن، نحن سعداء بأن الأنسجة تعيش"..
Hayatta kalanlar ise Simko'ın yanına sığındılar.أما من بقى على قيدِ الحياة فهو سيمكو والذي إلتجأو إلى جانبه.
55 mürettebatın içinden sadece o hayatta kalmıştır.وقد مات جميع من كان بها وعددهم 55 راكبا مع الطاقم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod