Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatta ile cümle

hayatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu günlük hayatta çeşitli yollar ile kullanırız.We make these choices every day in our lives.
Taşındıklarında 5 çocukları vardı ama 3 tanesi hayatta kalabildi.They had five children, three of whom survive them.
Ve ona Başka hayatta görüşmek üzere dostum demiştir.He was told by the friend that she wanted to see him before she died.
Burada Nick Fury hayattadır ve plan yapmaktadır.However Nick Fury foils this scheme.
Hagen ve Gunther dışında hiçbir burgnd hayatta kalmamıştır.As the flames smoulder, only Gunther and Hagen survive.
Ancak bundan sonra bir daha hayatta iken vatanına dönemedi.But he did not return from his journey.
Araç içerisindeki üç kişilik mürettebat ise hayatta kalmıştır.The three crew members on board survived.
Çünkü hayattan hiçbir beklentisi, hiç umudu yoktur.No impact on life expectancy has been found.
Hayatta kalmak isteyen biri olursa, bu becerilerden daha fazlasına ihtiyaç duyacaktır.For problems larger than that, we'll need another trick.
Amacı, hayatta kalmaktır.To live is to survive.
Doğal hayattaki yaşam alanlarındaki su düşük ph değerine sahiptir.Minimum Potable Water Consumption Amount for Life.
Konular günlük hayattan alınır.Exempla are drawn from daily life.
Ona hayattan zevk aldırtmak, ve hem de onunla evlenmek için çalışır.He follows her everywhere and even proposes his wish to marry her.
Dolayısıyla gerçek hayatta uygulanması en mümkün teoridir.Therefore, this greatest possible being must exist in reality.
Doktor hâlâ hayatta olduğu için sevinir.Jim said he was glad to have survived.
Burada, bir zamanların güçlü Sartanları hayatta kalmak için mücadele etmeyi sürdürmektedir.There, the last survivors must fight to a stalemate.
Anhedonide hayattan zevk alamama söz konusudur.The condition of being unable to experience pleasure is anhedonia.
Layka öngörülenin aksine 10 gün değil yalnızca birkaç saat hayatta kalabildi.From all appearances, she did not expect to be gone more than a few hours.
Haziran 1793 tarihinde Paris'i terkedip, zamanla siyasi hayattan çekilmiştir.At times imprisoned as a royalist, in June 1793, he moved away from Paris and the political life.
Hayatta kalma şansını artırmak için en kısa zamanda müdahale edilmesi gerekiyor.Now he must stay alive long enough to use that power.
Ancak tüm erkek çocukları ölmüş ve kızlardan sadece biri hayatta kalmıştı.Only three of children and none of the sisters survived.
Hayatta kalma modunun geliştirilmesine 2013 yazında başlandı.The development of survival mode began at the end of summer of 2013.
Bu olayda hayatta kaldığı bilinmektedir fakat bu tarihten sonra hayatı hakkında bir bilgi yoktur.He seems to have survived the war; however, there is no postwar information available on him.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.If you want to stay alive you've got to have backups.
Ama hayattasın.But you're alive.
Eğer hayattaysak, gülmeliydik, Nefes almalıydık.It basically was about, if we were alive, we were going to laugh.
"Hayatta bir kere adalet özlem dalgası yükselebilir umut ve tarih kafiyesinde.""Once in a lifetime the longed-for tidal wave of justice can rise up, and hope and history rhyme."
Yeni bir kimlik gerekiyordu hayatta kalmak için.They had to hold it together with another identity.
"Bu bir IQ testi ve sizin hayatta ne kadar basarili oldugunuzu saptiyor."This is an IQ test and it determines how well you do in life.
Uyanık hayatta, sevgi yıllardır hayatımda yok."In awake life, love is not in my life for many, many years.'
"Uyanık hayatta, sevgi yıllardır hayatımda yok.'In aware life, in awake life, sorry, love is not in my life for many, many years.
Tabii, hayatta hiçbir şey ile ilgili umutsuz olmayın.Well, in anything in life, not to be desperate.
Ever çevresel baskı varsa, diğer varyasyonlar çoğunlukla daha fazla hayatta kalacaktır.If there's environmental stress, then the other variations survive more frequently.
Bu gördüğünüz Mae West, New Orleans'ta bir hayvanat bahçesi görevlisinin evinde hala hayatta.This is Mae West, still alive at a zookeeper's home in New Orleans.
Hayatta en çok korktuğum şey denetimsiz güç.What I fear most is power with impunity.
Hayattayım,hayattayım Baba!- I'm alive! I'm alive!
42 yıl yaşadı ve bu vahşi yarasa bugün hala hayatta.It lived for up to 42 years, and this bat's still alive in the wild today.
Nihayet bu mücadele hayatta ve bazı geri kalanında onun gün geçirdim olsunWhether he finally survived that combat, and spent the remainder of his days in some
Fakat eğer bunu ezberlerseniz hayatta bayağı işinize yarıyacaktır.But it probably will benefit you in life if you did.
Güzellik ve cazibe doğanın hayatta kalma araçlarıdır, çünkü biz âşık olduklarımızı koruruz.Beauty and seduction is nature's tools for survival because we protect what we fall in love with.
Burada elim hayatta yani -- risk altında.My hand is at risk here.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.After the tragedy, survival stories began to emerge.
Ancak gerçek hayatta işler tam olarak böyle yürümüyor.Usually you have to put at least 50% of the value of the short.
Sadece 254'ü hayattaydı.There were just 254 left.
Onların ölümü bizi hayatta ve sağlıklı tutuyor.This program shows death keeps us healthy and alive.
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.And, it's very probable that, if you realize what death actually means, you will enjoy life more
Bu organlar iş görmemeye başlarsa, denge bozulur ve beden de hayatta kalamaz.If these organs fail, the balance is lost, and the body can no longer sustain life.
Aslında bu aynalarla günlük hayatta sıklıkla karşılaşıyoruz,And you see this type of mirrors all the time, especially around corners
Hayatta kalma savaşı için evrimleşmemiştir.It did not evolve for natural survival.
Aslında, hayatta kalmaya karşı bir yapıdır.In fact, it goes against natural survival.
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.Atmosphere is great for us; it allows us to survive here on Earth.
Kesinlikle hayatta en sevdiğim yıldız bu.Absolutely my favorite star in the world.
Ekranda, sekiz değişik kanser tipi için hastaların hayatta kalma oranları görünüyor.So here's actually the patient survival data from eight different types of cancer.
O nasıl görüneceğini merak ve herhangi bir çiçek hala hayatta olup olmadığını .She wondered what it would look like and whether there were any flowers still alive in it.
"Gül ölü olsa bile, hayatta başka şeyler de var.""Even if the roses are dead, there are other things alive."
Ve gerçek hayatta, bir çok sıfırsız toplam oyunu vardırAnd in real life, there are lots of non-zero-sum games.
Sanırım bu bir hayatta kalma taktiğiydi.I think it was a tactic of survival.
Yani şarjörünü yükleme süresi biraz daha uzun sürseydi, belki bir çocuk daha hayatta olurdu.Maybe if it took longer, maybe one more kid would be alive.
İlki: gönüllülerle hayatta kalabilecek miyiz?The first is: can we really survive on volunteers?
"Oraya hayatta gitmez" diye düşünüyordu.And she thought, "He will never go there."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod