Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatta ile cümle

hayatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En son 796 yılında hayatta olduğuna dair kayıt vardır.Last mentioned alive in 796.
Hayatta kalan kuş genelde grupta bulunan yardımcı kuşlardan birini eş olarak seçer.The survivor in this case selects a new partner, often a helper bird in the group.
Tarquinus'un yanında ise en büyük ve hayattaki tek oğlu Titus vardı.Tarquin was accompanied by his eldest and last remaining son, Titus.
Ve mutluyum hayattayım.And I'm happy I'm alive.
Mutluyum hayattayım.I'm happy I'm alive.
Eylül hayatta istediği her şeye sahip.September 2010 What a Gentleman Wants.
Babası çileli hayattan sonra eve döndükten sonra, yerel bir okulda İngilizce öğretti.He survived the ordeal, and after returning home, taught English at a local school.
Bu durumlar hayatta kalanlar arasında %15 oranında görülebilir.These occur in about 15% of survivors.
75 kişi hayatta kalırken, 101 kişi kazada öldü.101 people died in the accident while 75 survived.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.In Afghanistan, people with more than 60% TBSA burns rarely survive.
Edward Cole ise hayatta maddi olarak çok şeyin sahibidir.EVA Air is largely privately owned.
Gerald Ford'un 2006'da ölmesinden sonra hayatta olan en yaşlı ABD Başkanı unvanını kazandı.Bush was the first former U.S. president to die since Gerald Ford in 2006.
Öykü daha sonra, Poe hayattayken sadece bir defa daha yayımlandı.The story was only published one additional time during Poe's life.
Gerçek hayatta sette birlikte çalışırken yakın arkadaş oldular.In reality they had become good friends while working together on set.
(Bu söz tam böyle değildir) O günlerde henüz hayattaydı.As of that day the cause had not yet been determined.
618 yılında Mısır, Hüsrev'e kaybedildi ve Niketas hayatta kaldı.Egypt was lost to Khosrau in 618 but Niketas survived.
23-25 yaş arası: Hayattan mutsuzluk ve rahatsızlık hissediliyor.Stanzas 36–55 The sense of despair and hopelessness continues.
1933 yılında Almanya ve Avusturya’daki toplam 750.000 Yahudiden sadece çeyreği hayatta kaldı.Of the 750,000 Jews in Germany and Austria in 1933, only about a quarter survived.
Konusu gerçek hayattan alınmıştır.You just take it from real life.
Hikâye ölümden sonraki hayatta geçmekte.The Case for Life After Death.
Hatem (Mamuka Kikaleyşvili) hayatta şanssızdır.Pompei: La fortuna vivisa.
175 hayatta iken 153 kişi olayda öldü.153 were killed in the incident while 175 survived.
Kısacası, hayatta kalanlar olacaklardır.In short, survivors.
10.000 kişi ise düzenini bozmayan ve geriye kaçmayan başlıca hayatta kalanlar oldu.The 10,000 veteran troops who did not break and run were the major survivors.
Oyunda amaç, mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalabilmektir.The object of the game is simply to survive as long as possible.
Şu an hayattadır.She's alive now.
En sevdiği yemek domatestir, hayatta en güvendiği şeyin domates olduğunu defalarca vurgulamıştır.His favorite food is tomatoes, saying that he trusts tomatoes more than anything in the world.
Billy'nin ağır yaralanmasına rağmen hala hayatta olduğunu keşfederler.They discover that Billy, while seriously injured, is still alive and has also been rescued.
Bu anlamda daha orta ağırlıktaki bebekler daha sık hayatta kalırlar.Infants of a more medium weight survive much more often.
Udo hayattadır; fakat ailesinden geriye kimse kalmamıştır.According to him no one has the right to live, unless one regains life after being given life.
Direnişten sonra hayatta kalanlar geri döndüğünde 300 ila 400 kişi katledildi.When the survivors returned, between 300-400 people were massacred.
Hayatta kalanlar ise Simko'ın yanına sığındılar.Survivors took shelter to Simko Shikak.
Sadece Âşıklar Hayatta Kalır eleştirel anlamda oldukça iyi bir sonuç çıkardı.I've seen some people make fools of themselves in a most delightful way.
Hayatta kalmak daha zordur.They're more likely to survive.
Adam, hayatta kendinden başka hiçbir şeye güvenemeyeceğini oldukça sert bir şekilde öğrenir.The man has learned ‘the hard way’ that there is nothing he can rely on in life other than himself.
Bu tarihte gelenlerden hala hayatta olanlar vardır.The descendants still live there to date.
Cahit Tomruk (Birol Ünel) 40 yaşlarında Almanya'da yaşayan, hayattan vazgeçmiş bir Türk'tür.Cahit Tomruk is a Turkish German in his 40s.
Bu arada Buffy ise hayatta kalır ve bundan sonra hep arkadaşlarının yanlarında olacağını söyler.Meanwhile, Buffy comes to terms with being alive again, and promises to be there for her friends.
Roma'dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi.Roman survivors retreated to more favourable sites on the coast, islands and mountains.
Bu benim gerçek hayatta olmamı sağlıyor" demiştir.That gave me a real purpose in life."
Şarkı, Jackson'ın hayattayken sızdırılan son şarkısı olmuştur.This would be the last new song leaked during Jackson's lifetime.
Yaşamları denizde yaşamaya öyle çok uyum sağlamıştır ki karada hayatta kalamazlar.So extreme is their adaptation to life underwater that they are unable to survive on land.
Uzun süreli sessizliği ve yalnızlığı onun hayatta kalmasını sağladı.Solitude and long waiting make him think.
En nihayetinde Katniss ile Peeta, hayatta kalan iki kişidir.After killing Cato, Katniss and Peeta are the only remaining survivors.
Ayrıca, adaptasyon terimi, bir canlının hayatta kalması için önemli olan bir özelliği de tanımlar.Also, the term adaptation may refer to a trait that is important for an organism's survival.
Hayatta kalanlardan birine göre SS üyeleri insanların bacaklarına hedef alarak ateş ettiler.According to a survivor's account, the SS men then began shooting, aiming for their legs.
Asgardlar, Klon teknolojisine bağımlı olarak hayatta kalmaya ve gelişmeye çalışırlar.They depend on clone technology to survive and thrive.
Bu hayatta bir kardeşimi kaybettim.We have lost part of our family.
Üç rahip hayatta kaldı.The following three churches survived.
Savaşçı Totec savaşta hayatta kalmayı başardı.Schoenert survived the war.
Hayatta olduğum için çok şanslıyım." demiştir.We are lucky to be alive."
Eğer hayatta ise 47-48 yaşında olacaktır.He was believed to be about 47 to 48 years old when he died.
Daha sonra Organizasyon da yok olur ve Scooby'ler hayatta kalır.Soon The Initiative is defeated and the Scoobies recover.
Kitapta, Chianski'nin takma adı, gerçek hayatta Bukowski'nin takma adlarından biri olan Hank'tir.In the book, Chinaski's nickname is Hank, which was one of Bukowski's nicknames.
Bazı grupların diğerlerine göre hayatta daha şanslı olmaları olağandır.It's OK if some groups have more of a chance in life than others.
Bus Driver gerçek hayattan esinlenmiş, SCS Software tarafından geliştirilen bir simülasyon oyunudur.Bus Driver is a bus driving simulator game developed by SCS Software.
Hayatta kalanlar, Treblinka toplama ve yok etme kampına gönderilmeye başlandı.All the rest were sent to the extermination camp Treblinka.
Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür.Yet, amid the tragedy, success in the war becomes possible.
Halkın büyük çoğunluğu ise günlük hayatta Setsvana dili ile iletişim kurmaktadır.The vast majority of people are conversant in the Pashto language.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.Of those cases, only three have survived birth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod