O, onları kurtarmak için kendi hayatını feda etti.He sacrificed his own life to save them.
Hayatını tıpa adadı.He dedicated his life to medicine.
Onun hayatında yeni bir kadın var.He has a new woman in his life.
Ben hayatımın erkeğini arayan güzel iyi görünümlü bir kızım.I am a nice, good-looking girl looking for the man of my life.
Hayatı için yalvardı.He begged for his life.
O hayatı için yalvardı.She begged for her life.
Onun, hayatında iki kadını var.He has two women in his life.
Para hayatı satın alamaz.Money can't buy life.
Hayatım boyunca burada yaşadım.I've lived here my whole life.
Hayatımın en kötü gecesiydi.It was the worst night of my life.
Bu kitap hayatınızı değiştirecek.This book will change your life.
Tom Mary'nin hayatını kurtarmaya çalıştı.Tom tried to save Mary's life.
Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirmeyi gerçekten istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life in prison?
Tom, hayatını değiştirdiğim için bana teşekkür etti.Tom thanked me for changing his life.
Hayatını kurtardım.I saved your life.
Hayatımı kurtardığın için teşekkürler.Thanks for saving my life.
Benim hayatım yaşamaya değmez.My life isn't worth living.
Hayatımdan nefret ediyorum.I hate my life.
Hayatından nefret ediyor.He hates his life.
Hayatımda dinlediğim en sıkıcı şarkı.That's the most annoying song I've ever heard.
Seninle hayatımın geri kalanını hayal etmeye çalışıyorum.I've been trying to picture the rest of my life with you.
Sensiz hayatımı düşünmeye çalışıyorum.I've been trying to imagine my life without you.
Neredeyse onun hayatına mal oldu.It nearly cost him his life.
Neredeyse hayatıma mal oldu.It nearly cost me my life.
Tom, "hayatımda bir kitap okumadım" dedi."I haven't read a book in my life", said Tom.
Hayatını bu şartlar altında sürdüremezsin.You can't live your life under these conditions.
Ben hayatım boyunca burada yaşadım.I've lived here my entire life.
O hayatı boyunca burada yaşadı.He's lived here his entire life.
O tüm hayatı boyunca burada yaşadı.She's lived here her entire life.
Ayakkabılar hayatını değiştirecek. Sinderella'ya sor.Shoes will change your life. Ask Cinderella.
Tom asla onun hayatında bir problem içinde olmadı.Tom has never been in trouble in his life.
Balıkçılık Tom'un hayatı.Fishing is Tom's life.
Tom hayatında hiç balık tutmaya gitmedi.Tom has never been fishing in his life.
Ben sadece hayatımı geri istiyorum.I just want my life back.
Tom'un hayatımdan çıkmasını istiyorum.I want Tom out of my life.
Hayatımdan çıkmanı istiyorum.I want you out of my life.
Hayatıma devam etmek istiyorum.I want to get on with my life.
Tom hayatını değiştirmeyi istedi.Tom wanted to change his life.
Tekrar hayatında olmak istiyorum.I want to be in your life again.
Hayatımı Tom ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Tom.
Hayatımı Mary ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Mary.
Hayatımı korkuyla yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life in fear.
Hayatın anlamı nedir?What is the meaning of life?
Tom seni hayatında geri istemeyebilir.Tom may not want you back in his life.
Hayatımı böyle yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life like this.
Tek istediğim hayatımda özel biri.All I want is someone special in my life.
Hayatımı mahvettin.You ruined my life.
O hayatımı mahvetti.She ruined my life.
Hayatımı mahvettiler.They ruined my life.
Hayatımın geri kalanını seninle birlikte geçirmek istiyorum.I want to spend the rest of my life with you.
Hayatın tekrar eskisi gibi olmasını istiyorum.I want life to go back to the way it was before.
Hayatımda ilk kez doğru şeyi yapmak istiyorum.For once in my life, I want to do the right thing.
Hayatım boyunca bir süpermarkette çalışmak istemiyorum.I don't want to work at a supermarket all my life.
Tom hayatının geri kalanını Tom'la geçirmek istiyor.Tom wants to spend the rest of his life with Mary.
Hayatının geriye kalan kısmını nasıl yaşamak istediğin bu mudur?Is this how you want to live the rest of your life?
Hayatımda bir kez, doğru bir şey yapmak istiyorum.For once in my life, I'd like to do something right.
On yaşındayken, ne zaman on altı yaşımda olacağımı, hayatımın harika olacağını düşünürdüm.When I was 10 years old, I thought that when I would be 16, my life would be cool.
Sen hayatının geri kalanında Tom ile yaşamak ister misin?Do you want to live with Tom for the rest of your life?
Tom hayatının geri kalan kısmını seninle geçirmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to spend the rest of his life with you.
Son zamanlarda, ben hayatımla ne yapmak istediğinizi düşünüyordum.Recently, I've been thinking about what I want to do with my life.