Ana içeriğe geç
Sözlük

hayati ile cümle

hayati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
33.000'e yakın kişi hayatını kaybederken, 100.000 kişi de yaralandı.Some 100,000 were killed, while some other 100,000 were wounded.
Sonra, daha 20 yaşına gelmeden, çok genç yaşta hayatını kaybetti.And she ended up dying at a very young age as well before she reached the age of 20.
Kendi hayatımda bayrak sallamam.I wave no flags in my own life.
Görünürlük gerçekten hayatiydi.Visibility really is key.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.I've never seen anything like this.
"Çocuk, senin hayatını kurtardım."Kid, I saved your life.
Ve yani hayatım çok daha fazla karmaşık bebekten dolayı, aslında, ama sorun değil.And so, my life is much more complex because of the baby, actually, but that's okay.
Aslına bakarsanız tüm hayatım boyunca bilgisayar programlarıyla ilgilendim.I've been interested in computer programs all my life, actually.
Bu kitabı yazdım çünkü hayatı anlamak istiyorum.This book I wrote because I want to figure out life.
Hayatı seviyorum.I love life.
Bir hayatın geçişini ritüellerle bildiriyoruz.We signal the passage of a life with rituals.
Bu da benim hayatım.And this is my life.
Bir kişinin hayatının o isme göre şekilleneceği bile düşünülür.It's like, your life may be shaped by that name.
Üstelik benim hayatım tamamen başka bir yöne kaymıştı.I was already entranced in a totally different lifestyle.
İki: hayatınızın olabildiğince uzun bir kısmını hapiste geçirin.Second: spend as much of your life in prison as you possibly can.
Hayatımızın büyük kısmı mutfakta geçiyor, ben de ilginç bir konu olacağını düşündüm.We do so much in the kitchen, I thought this would be interesting.
Bu çocuğumun hayatını kurtarır.You would save my son's life with that.
İçindeki her şey Nemanja'nın hayatı değerinde.I saw this picture frame... Marija, please don't!
Bir çocuğun hayatı söz konusu.It's about a child, you see.
30.000 çocuğunun hayatını kurtarabilir.Thirty thousand can save your child's life.
Ama her insan hayatına aynı değeri biçmediler. Hayır, kişilerin ne kadar kazandıklarına baktılar.They didn't value everyone's life the same but according to how much they earned.
Küçükken, hayatı... ...bir filmmiş gibi hayal ederdim.When I was little, I wished...
Eğer hayatımda bir kez olsun iyi biriyle tanıştıysam, o da sensin diyordum.If ever I'd met a good man, you were the one.
Hayatımda ilk defa biri bana bu şekilde açılıyor.This is the first time in my life I have been confessed to this way.
Bu hayatında bir ilk değil mi? genelde zamparalık yapan taraf hep sen olurdun.Isn't this the first time in your life? You've always been the one doing the chasing!
Yeni eş, Eminim ona hayatım demek istersin.A new wife, I'm sure you want to call him honey.
Hayatımla ne yapacağıma karar vermeme izin verin.Let me choose what I want to do with my life.
Ve o günden sonra, hayatım bir bıyık hakkında olmaya başladı.So from that day forward, my life has become about a mustache.
Her gün- bu sabah, uyandım ve gittim, hayatım bir bıyık hakkındaydı.Every day -- this morning, I wake up and go, my life is about a mustache.
Oradayken, hayatım boyunca bakmış olduğum ufka geri dönmek çok mantıklı geldi.It made sense for me to go back to this horizon I had looked at my whole life.
Kendini gözlemle dediğimde, hayatının sonuna kadar kendini gözlemle demek istemiyorum aslında.When I say, Observe yourself, I don't mean observe yourself for the rest of your life, actually.
Şeyleri gözlemliyorsun ve ona, 'hayatım' diyorsun.You're observing the things and you call it 'my life.'
Ve bu benim yeni hayatım.And that's my new life.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.My new life is trying to understand what beauty is about, and "pretty," and "emotions."
İşte bu benim hayatım, herşey eğlence için.So that's my new life; it's all about fun.
Bunlar, bundan sonraki hayatınızı etkileyecek çok önemli kararlar.These are very serious things that will impact you for a reasonable chunk of your life.
Hayatın boyunca bir erkekle takılırsın.- You're hanging out with a guy for the rest of your life.
"İğrençsin. Hayatımdan defol!" demem.- You need to realize you're just a little speck.
Uyanık hayatta, sevgi yıllardır hayatımda yok."In awake life, love is not in my life for many, many years.'
"Uyanık hayatta, sevgi yıllardır hayatımda yok.'In aware life, in awake life, sorry, love is not in my life for many, many years.
"Ve sevgi yıllardır hayatımda yok."'And love is not in my life for many, many years.'
Belki de bir önceki hayatında Don Juan filandı.Maybe in her last life she was Don Juan or something.
Ne sürpriz! "Hayatımı paylaşmak ve başka bir ruh ile büyümek istiyorum."'I would like to share my life and grow with another soul.'
Bunlar hayatımızdaki çok güçlü kuvvetler, değil mi?These are very powerful forces in our life, no?
Ve tam o gün, 1,100 Amerikalı sigaradan hayatını kaybetti.And yet on that same day, 1,100 Americans died from smoking.
Ve okuduğumda hayatımın en mutluluk verici anlarından biriydi.And when I read it it was one of the most uplifting moments of my life.
O zamandan beri hayatımın her günü,Well, every day of my life since,
Mikro etkileşim hayatımızda daha az belirgin olarak yer alan durumlardan oluşur.Microinteractions are things that are part of our everyday life in a more implicit way.
Yani Goffman, bunun gibi sosyal hayatın ufak parçalarını incelemiştir.So, Goffman is looking at small, minute aspects of public life just like this.
Hayatın bir reosta olduğunu düşünüyorum.I would argue life is a rheostat.
Büyüme hayatın belirtisi.Growth is the proof of life.
Fırından çıkan şeye de biz hayatın malzemesi diyoruz.And it's what comes out of the oven that is what we call the staff of life.
Aklımıza o kadar gömülü ki ekmek hayatın sembolü olarak kullanılıyor.It's so deeply embedded in our psyches that bread is used as a symbol for life.
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh, my...I've never seen such a handsome Young Master.. I envy them.
Bence Mars, Dünya dışında hayatın olabileceği en muhtemel yer.I believe that Mars is the most likely target for life outside the Earth.
Su önemli çünkü, hayatın olmasını istiyorsanız, su olması lazım.Water is important because if you want life you have to have water.
Su, evrimin, gezegende hayatın ortaya çıkmasındaki en önemli bileşen.Water is the key ingredient in the evolution, the origin of life on a planet.
Ve hayatımı değiştirmeye karar verdim.And I decided that I would try and turn my life around.
İstediğimiz hayatın sınırlarını çizmek ve uygulayabilmek için gerekli sorumluluğu almalıyız.We have to be responsible for setting and enforcing the boundaries that we want in our life.
Hayatımda işimden baska birşeyim yok.There's nothing in my life apart from my work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod