Ana içeriğe geç
Sözlük

hayati ile cümle

hayati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sami bu kızla hayatında hiç buluşmamıştı.Sami never met this girl in his life.
Sami bu kızla hayatında hiç tanışmamıştı.Sami never met this girl in his life.
Sami kendini yok edecek bir yolla hayatını yaşamaya devam etti.Sami carried on living his life in a self-destructing way.
Hayatımın geri kalanında burada kalmayı planlıyorum.I plan to stay here for the rest of my life.
Hayatımdan memnunum.I'm happy with my life.
Benim özel hayatım seni enterese etmez.My personal life is none of your business.
Romanda yazarın hayatından çok sayıda otobiyografik unsur var.The novel has many autobiographical elements from the author's own life.
Roman, yazarın kendi hayatından birçok otobiyografik öğe barındırıyor.The novel has many autobiographical elements from the author's own life.
Tom'un hayatı allak bullak oldu.Tom's life spun out of control.
Tom, hayatına yön vermeye çalışan bir genç adam.Tom is a young man seeking direction in life.
Tom hayatına lanet ediyor.Tom curses his life.
Sami'nin hayatı haraptı.Sami's life was devastated.
Hayatımı nasıl yaşayacağıma karışma.Don't tell me how to live my life.
Hayatımda hiç o kadar korkmamıştım.I'd never been so scared in my life.
Kabiliye'ye gelişim hayatımı kurtardı.My coming to Kabylie saved my life.
Kişisel hayatımda yaptığım şey seni ilgilendirmez.What I do in my personal life is none of your business.
Ona hak ettiği hayatı veremedim.I couldn't give her the life that she deserved.
Hayatımı İslam'a adamayı seçtim.I chose to devote my life to Islam.
Hayatımı İslam çalışmalarına adamayı seçtim.I chose to devote my life to the study of Islam.
Hayatımı Berberi diline adamayı seçtim.I chose to devote my life to the Berber language.
Uyuşturucu ve seks üzerine kurulu bir hayatı vardı.His life revolved around drugs and sex.
Benim hayatımı değiştirdin!You've changed my life!
Çocuğunu kurtarmak için hayatını riske attı.She risked her life to save her child.
Babası Mary'ye hayatı zindan etti.Mary's father made her life hell.
Hayatı sahneye benzetenler var.There are those who compare life to a stage.
Hayatını böyle yaşıyor.This is the way he lives his life.
Hayatının önemli bir bölümünü boşa harcadığı için pişmanlık duyuyordu.He regretted having wasted a great deal of his life.
Okul hayatına kısa sürede uyum sağladı.He soon adapted himself to school life.
Ailesi cenazesinde hayatının gösterildiği bir film gösterdi.His family showed a video of his life at his funeral.
Tom'un hayatı nesilden nesile anlatılması gereken bir hikâye.Tom's life is a story that needs to be told for generations.
Eskiden Tom'un hayatı bana trajedi gibi görünürdü, ama artık komedi gibi geliyor.I used to think that Tom's life was a tragedy, but now I think it's a comedy.
Hayatımda birkaç kez grip olmuştum ama bu kesinlikle en kötüsüydü.I have had the flu a few times in my life, but this time was definitely the worst.
İyi değildim ama hayati tehlikem de yoktu.I wasn't well, but it wasn't life-threatening either.
Yani bir eczaneyle döndürmüyorsunuz herhalde hayatınızı, değil mi?I mean, surely you can't make ends meet with a pharmacy, right?
Sevdiğim hayatı yaşamaya karar verdim.I decided to live the life of my dreams.
Hayatımda kimse yok.I don't have anyone in my life.
Tom'un hayatına mal olan bir hataydı.It was a mistake that cost Tom his life.
Tom hayatıyla ne yaptığını kendisine sormalı.Tom should ask himself what he's doing with his life.
"Jalan atthirari anni" Dothraki dilinde "hayatımın Ay'ı" demektir."Jalan atthirari anni" means "the moon of my life" in Dothraki.
Bana biraz aşk hayatından bahset.Tell me a bit about your love life.
Artık hayatımın bir parçasısın.Now you're part of my life.
Bunu yapmak için neden hayatımızı tehlikeye atıyoruz?Why are we risking out lives doing this?
Tom hayatını düzene soktu.Tom has turned his life around.
Açgözlülük insanın hayatını mahvedebilir.Greed can destroy people's lives.
Kıskançlık insanın hayatını mahvedebilir.Jealously can destroy people's lives.
Madde bağımlılığı insanın hayatını mahvedebilir.Drug addiction can destroy people's lives.
Uyuşturucu bağımlılığı insanın hayatını mahvedebilir.Drug addiction can destroy people's lives.
Bunu yapmamış olsaydım hayatım şu an çok daha farklı olurdu.My life would be so different now if I hadn't done that.
Hayatımın geri kalanını bunu yaparak geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life doing this.
Tom zaten hayatının yarısını hapishanede geçirdi.Tom has already spent half his life in prison.
Yaralıların çoğunun hayati tehlikesi yok.Most of the injured are expected to survive.
Hayatı bana ait.His life belongs to me.
Hayatımı kurtardığı için Tom'a teşekkür borçluyum.I'm very grateful to Tom for saving my life.
Sensiz hayatımın bir anlamı yok.Without you, I have no reason to live.
Düzenli cinsel hayatınız var mı?Are you sexually active?
Tom hayatını dolu dolu yaşamış olmalı.Tom must have had a full life.
Şehir ve köy hayatı çok farklıdır.City and country life are very different.
Hayatın yaşamaya değer.Your life is worth living.
Hayatım değersizdi.My life was worthless.
Hayatı hiçlik kervanı gelene kadar kalmam gereken bir han olarak görüyorum.I consider life an inn where I have to wait until the stagecoach of the abyss arrives.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod