Sami, Mısır'da hayatına yeniden başladı.Sami resumed his life in Egypt.
Sami hayatını kaybetti.Sami passed out.
Sami, Leyla'ya istediği bir hayatı teklif etti.Sami offered Layla a life she wanted.
Sami hayatının çoğunu hapishanede geçiriyor olacak.Sami is gonna be spending most of his life in prison.
Sami hayatını geri istiyordu.Sami wanted his life back.
Sami, Leyla'nın hayatının bir parçasıdır.Sami is part of Layla's life.
Sami, Leyla'nın hayatını bitirmeye karar verdi.Sami decided he was going to end Layla's life.
Sami hâlâ hayatımın aşkıdır.Sami is still the love of my life.
Sami hayatını bu harika el değmemiş ormanları korumaya adamıştır.Sami dedicated his life to protect these wonderful virgin forests.
Sami, Leyla'nın hayatını sonsuza dek değiştirdi.Sami changed Layla's life for ever.
Sami hayatı için yalvarıyordu.Sami was begging for his life.
Sami hayatını bitirmek istedi.Sami wanted to end his life.
Sami kendi hayatına son vermek istedi.Sami wanted to end his life.
Sami hayatının geri kalanında bundan pişman olacak.Sami will regret that for the rest of his life.
Sami hayatı için kaçtı.Sami ran for his life.
Sami, Leyla'nın hayatını mahvetti.Sami destroyed Layla's life.
Sami, Leyla'nın hayatına egemen oluyordu.Sami was dominating Layla's life.
Sami, Leyla'nın hayatıydı.Sami was Layla's life.
Sami'nin hayatı daha iyi olamazdı.Sami's life couldn't be better.
Sami, Leyla ile yeni bir hayatı dört gözle bekliyordu.Sami was looking forward to a new life with Layla.
Sami hayatı için nefes nefese kaldı.Sami was gasping for life.
Tom hayatının çoğunda ağır bir sigara içicisiydi.Tom was a heavy smoker most of his life.
Tom hayatının çoğunda ağır bir sigara tiryakisiydi.Tom was a heavy smoker most of his life.
Sami'nin çocukları onun tüm hayatıdırlar.Sami's kids are his whole life.
Sami neredeyse hayatını kaybediyordu.Sami almost died.
Sami'nin hayatı durdu.Sami's life stopped.
Sami'nin iş hayatı çok daha karmaşıklaştı.Sami's work life got a lot more complicated.
Sami'nin Leyla'yı hayatından çıkarması gerekiyordu.Sami needed to get Layla out of his life.
Sami hayatının kalanını hapiste çürüyerek geçirecek.Sami will spend the rest of his life rotting in jail.
Toys ‘R’ Us iş hayatındaki yetmiş yılın ardından kapılarını kapatacak.Toys ‘R’ Us will be closing its doors after seventy years in business.
O benim hayatımın ışığıdır.She is the light of my life.
O benim hayatımın ışığıydı.She was the light of my life.
Ne televizyon ne de internetsiz bir hayatı hayal etmek zordur.It is difficult to imagine a life with neither television nor the Internet.
Hayatında ilk kez bir uçağa bindi.He took an airplane for the first time in his life.
Sami, Leyla'nın hayatını tehdit etti.Sami threatened Layla's life.
Ölüm sadece hayatın sonudur.Death is simply the end of life.
Tom tüm hayatı boyunca köpeklerden ve kedilerden nefret etti.Tom has hated dogs and cats his whole life.
Tom'un kişisel hayatı hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I don't know anything about Tom's personal life.
Tom bütün hayatı boyunca köpeklerden ve kedilerden nefret etti.Tom hated dogs and cats for his entire life.
Bunu tüm hayatım boyunca yapıyorum.I've been doing this my whole life.
Tom hayatının yarısını Boston'da yaşadı.Tom lived half his life in Boston.
Tom hayatı boyunca beklenenin altında kaldı.Tom has been an underachiever all his life.
Tom hayatı boyunca itilip kakıldı.Tom has been mistreated all his life.
Tom hayatı boyunca ezildi.Tom has been mistreated all his life.
Tom'un hayatını kurtaran kişi sensin, değil mi?You're the one who saved Tom's life, aren't you?
Hayatımın geri kalanını burada geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life here.
Mutluluk bir amaç değil, iyi yaşanmış bir hayatın yan ürünüdür.Happiness is not a goal. It's a by-product of a life well lived.
Bu bir köpeğin hayatı.It's a dog's life.
Tom Boston'da bohem hayatı yaşıyor.Tom lives a bohemian lifestyle in Boston.
Etkinliğe Boston cemiyet hayatının tanınmış simalarından Tom da katıldı.Tom, one of the notable faces of Boston society, also attended the event.
Hayatımız boyunca bekledik, bekliyoruz.We've been waiting our whole life.
Aşk, hayatı daha çekilir kılıyor.Love makes life easier.
Hayatının bir amacı var mı?Do you have a life goal?
Sanat, hayatı yansıtır.Art imitates life.
Sanat, hayatı taklit eder.Art imitates life.
Tom önceki hayatında bir uzaylı olduğunu iddia ediyor.Tom claims he was an extraterrestrial in his past life.
Hayatımın çoğunu Avustralya’da yaşadım.I've lived in Australia most of my life.
Tom hayatının çoğunu Avustralya'da yaşadı.Tom lived most of his life in Australia.
Bunu bütün hayatım boyunca yaptım.I've done it all my life.
Sami hayatında hiç bu kadar korkmamıştı.Sami has never been so scared in his life.