Hayatın kökeniyle ilgili birçok teori var.There are numerous theories about the origin of life.
Tom hayatını dolu dolu yaşıyor.Tom is living his life to the fullest.
Tom'un hayatı hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about Tom's life.
Bu onun hayatının dönüm noktasıydı.This was the turning point of his life.
Hayatını yaşa!Live your life!
Şans, hayatımızda önemli bir rol oynar.Luck plays an important role in our life.
Şans hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır.Luck plays an important part in our life.
Tom, Mary'ye hayatını değiştirdiği için teşekkür etti.Tom thanked Mary for changing his life.
O, hayatımda gördüğüm en aptal film sahnelerinden biri.That is one of the stupidest movie scenes I have ever seen in my life.
Sami kendi hayatı için korku duyduğunu iddia etti.Sami claimed he feared for his life.
Sami tüm yetişkin hayatını parmaklıklar arkasına geçirdi.Sami spent his entire adult life behind bars.
O gün hayatım değişti.My life changed that day.
O gün hayatımı değiştirdi.That day changed my life.
O gün, hayatım değişti.That day, my life changed.
O, hayatımı değiştirdi.He changed my life.
Tom hayatının geri kalanını hapiste geçirdi.Tom spent the rest of his life in prison.
Kitapsız bir hayatı yaşadığımızı hayal edemiyorum.I can't imagine living a life without books.
Hayatım kitaplar olmadan çok sıkıcı olurdu.My life would be very dull without books.
Leyla'nın hayatı doğru yönde gidiyor.Layla's life is heading in the right direction.
Onun tüm hayatı ve dünya görüşü nefrete dayanıyor.His entire life and worldview is based on hatred.
Sami'nin gizli bir hayatı vardı.Sami had a secret life.
Sami'nin hayatına yeni bir kadın geldi.A new woman came into Sami's life.
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.Layla had to act to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için bir baltayla Sami'ye vurdu.Layla struck Sami with an ax to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için Sami'yi vurdu.Layla shot Sami to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için Sami'yi öldürdü.Layla killed Sami to save her life.
Leyla'nın hayatı parçalandı.Layla's life fell apart.
Leyla'nın hayatı dağıldı.Layla's life fell apart.
Sami hayatını milyon dolarlık anlaşmaları kontrol ederek geçirdi.Sami spent her life controlling million-dollar deals.
Leyla kır hayatını seviyordu.Layla loved the country life.
Leyla kır hayatını sevdi.Layla loved the country life.
Leyla, Kahire'de hayatının tadını çıkarıyordu.Layla was enjoying her life in Cairo.
Leyla hayatını kaybetti.Layla lost her life.
Leyla evini ve hayatını kaybetti.Layla lost her house and her life.
Sami hayatımda gördüğüm en sert adam.Sami is the toughest guy I've ever met in my life.
Burası hayatımın geri kalanında yaşamak istediğim yer.This is where I want to live for the rest of my life.
Hayatımız boyunca olacak mı?Will it happen in our lifetime?
Leyla, Sami'nin hayati organlarını kontrol etti.Layla checked Sami's vitals.
Tom hayatını Mary'ye borçludur.Tom owes his life to Mary.
Kitapsız hayatı hayal edemem.I can't imagine life without books.
İnternetsiz bir hayatı hayal edemiyorum.I can't imagine life without the internet.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemezsin, değil mi?You don't want to spend the rest of your life in prison, do you?
Hayatının geri kalanını gerçekten Tom ile geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with Tom?
Hayatının geri kalanını gerçekten Boston'da geçirmek mi istiyorsun?Do you really want to spend the rest of your life in Boston?
Leyla hayatımı kurtardı.Layla saved my life.
Hayatımın geri kalanını yalnız geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life alone.
Umutsuzluk, hayatını tehlikeye atmasına neden oldu.Desperation has led him to risk his life.
Bugün Leyla'nın hayatı çok daha iyidir.Today, Layla's life is much better.
Leyla hayatının en önemli kararını verdi.Layla made the most important decision of her life.
Leyla, Sami'nin hayatını kurtardı.Layla saved Sami's life.
Leyla hayatında bazı korkunç hatalar yaptı.Layla made some terrible mistakes in her life.
Leyla hayatında bazı korkunç kararlar aldı.Layla made some terrible decisions in her life.
Leyla hayatını Samisiz hayal edemez.Layla can't imagine her life without Sami.
Leyla sadece hayatını yaşıyordu.Layla was just living her life.
Hayatını değiştirmek istiyor musun?Do you want to change your life?
Hayatının zor olduğunu düşünüyor musun?Do you think your life is tough?
Hayatım çok sıkıcı.My life is so boring.
Kahire'ye taşınırsa onun hayatının daha iyi olacağını düşünmüştüm.I thought her life would be better off if she moved to Cairo.
Hayatının tadını çıkar.Enjoy your life.
Tom hiç hayatında bir gün çalışmadı.Tom has never worked a day in his life.