Hayatım berbattı.My life was a mess.
Hayatım karanlık ve şekilsiz bir cehenneme döndü.My life turned into a dark and shapeless living hell.
Fadıl, Leyla'nın hayatını tehlikeye attı.Fadil endangered Layla's life.
Fadıl hala Leyla'nın hayatının bir parçası olmak istiyordu.Fadil still wanted to be part of Layla's life.
Fadıl, Leyla'nın hayatına tekrar girdi.Fadil reentered Layla's life.
Bu, Fadıl'ın hayatına mal oldu.This cost Fadil his life.
Fadıl hayatında bir boşluk hissetti.Fadil felt a void in his life.
Fadıl'ın ikiz kız kardeşi Dania, onsuz bir hayatı hiç bilmiyordu.Fadil's twin sister, Dania, has never known a life without him.
Fadıl kendi hayatı için korkuyordu.Fadil was in fear for his life.
Fadıl'ın hayatı bir sonbahar günü tersine döndü.Fadil's life turned upside down one fall day.
Evlendiğinizden beri hayatınız nasıl değişti?How has your life changed since you got married?
Hayatın ne kadar değer?How much is your life worth?
Evlilik senin hayatını gerçekten nasıl değiştirdi?How has marriage actually changed your life?
İnsan hayatının değeri ne kadardır?How much is a human life worth?
Tom hiç hayatında bir mektup yazmadı.Tom has never written a letter in his life.
Tom hayatında hiç bir hikaye anlatmadı.Tom has never told a story in his life.
Annelik, hayatınızı nasıl değiştirdi?How has motherhood changed your life?
Hayatım boyunca çalışıyorum.I've been working all my life.
Seni hayatıma geri getirmek neye mal olursa olsun yapacağım.I'll do whatever it takes to get you back into my life.
Leyla'nın gizli bir flört hayatı vardı.Layla had a secret dating life.
Fadıl, Leyla'nın gizli buluşma hayatı hakkında bilgi edindi.Fadil found out about Layla's secret dating life.
Fadıl'ın hayatını kurtarmak için zamana karşı bir yarıştı.It was a race against the clock to save Fadil's life.
Bir koca bir kadının hayatını tamamlayabilir.A husband can complete a woman's life.
Leyla'nın hayatı kırılgandı.Layla's life was fragile.
Fadıl, İslam'ı hayatının bir parçası olarak kabul etti.Fadil accepted Islam as part of his life.
Fazıl İslam'ı hayatının bir parçası olarak benimsedi.Fadil accepted Islam as part of his life.
Fadıl hayatını kurtardı.Fadil saved his life.
Anneler hayatı dünyaya getiriyor.Mothers bring life into the world.
Fadıl hayatı hala dolu dolu yaşıyor.Fadil still lives life to the fullest.
Bir aileye sahip olmak hayatın en büyük gerilimlerinden biridir.Having a family is one of life's greatest thrills.
Leyla'nın hayatında bir adam vardı.Layla had a man in her life.
Katolik kilisesi, Fadıl'ın hayatındaki en önemli şeydi.The Catholic Church was the most important thing in Fadil's life.
Meydan okumalar Fadıl'ın gündelik hayatının bir parçasıdır.Confrontations are part of Fadil's everyday life.
Fadıl'ın karmaşık bir aşk hayatı vardı.Fadil had a complicated love life.
Hayatımdaki berbat bir dönemdi.It was a crappy time in my life.
İslam hayatıma çok fazla huzur getirdi.Islam has just brought so much peace into my life.
Senin hayatın çok sıkıcı ve yavan.Your life is boring and uninteresting.
Fadıl'ın hayatında eksik bir şey vardı: bir eş.Fadil had something missing in his life: a wife.
Fadıl yedi yıl boyunca hayalindeki hayatı yaşadı.For seven years, Fadil lived his dream life.
Bu kadar çok şey yapmak için yalnızca bir hayatımızın olması yazık.It's a shame we only have one life to do so many things.
Acı çekme hayatın sefaletinden kaynaklanıyor.My suffering is due to life’s miseries.
Tom'un hayatıyla ilgili endişeliyim.I'm worried about Tom's life.
Bu ilaç hayatımı mahvediyor.This medication is ruining my life.
Hayatım çok zor.My life is so hard.
Milyonlarca insan savaş sırasında hayatını kaybetti.Millions of people lost their lives during the war.
Sami'nin ailesi onun hayatını karmaşık hale getirdi.Sami's family made his life complicated.
Kaç hayatı mahvettin?How many lives have you ruined?
Borç hayatını mahvedebilir.Debt can ruin your life.
Sami kendi hayatına anlam vermek istedi.Sami wanted to give meaning to his own life.
Tom bir dağ tırmanma kazasında hayatını kaybetti.Tom lost his life in a mountain climbing accident.
Tom bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Tom lost his life in a car accident.
Tom yeni hayatından çok mutlu.Tom is very happy with his new life.
Hayatının geri kalanında bekar kalmayı mı planlıyorsun?Do you plan on staying single for the rest of your life?
Sen bir yalancı ve bir hırsızsın Tom. Hayatımdan çık!You're a liar and a thief, Tom. Get out of my life!
Rahat bir hayatım var.I have a comfortable life.
Onu söylediğimi birine söylersen, hayatımın geri kalanında senden nefret edeceğim.If you tell anyone I said that, I'll hate you for the rest of my life.
Tom Mary'ye kalp masajı yaptı ve onun hayatını kurtardı.Tom gave Mary CPR and saved her life.
Sen benim hayatımın erkeğisin ve seni her zaman mutlu etmek istiyorum.You're the man of my life and I want to make you happy always.
Tom, Mary'ye yardım etmek için kendi hayatını riske attı.Tom risked his own life to help Mary.
Tom, Mary'yi kurtarmak için kendi hayatını riske attı.Tom risked his own life to help Mary.