Televizyon aile hayatını mahvediyor.Television is ruining family life.
TV'nin icadı günlük hayatımızda köklü bir değişime neden oldu.The invention of TV caused a drastic change in our daily life.
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.
Bir hata bir insanın hayatına mâl olabilir.One mistake will cost a person his life.
Çoğu insanın hayatı çevreleri tarafından belirlenir.The lives of most people are determined by their environment.
Ben öyle bir hayatı hayal edemiyorum.I can't imagine such a life.
Asla hayatımda böyle berbat bir kaza görmedim.Never in my life have I seen such a terrible accident.
Hayatımda asla böyle bir şey duymadım ya da görmedim.Never in my life have I heard or seen such a thing.
Onlar hayatımın en hüzünlü saatleriydi.Those were the saddest hours of my life.
İlaç onun hayatını kurtardı.The medicine saved her life.
Hasta adamın hayatı tehlikede.The sick man's life is in danger.
Köle, hayatı için kaçtı.The slave ran for his life.
Bölge, manzarası ve yaban hayatı ile ünlüdür.The area is notable for its scenery and wildlife.
Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.The organization plays a principal role in wildlife conservation.
Çocuğun hayatından umut kesildi.The boy was given up for dead.
Kız, ebeveynlerine Tokyo'daki üniversite hayatından bahsetti.The girl talked to her parents about her college life in Tokyo.
General emekli olduktan sonra hayatının geri kalanını barış içinde yaşadı.The general lived the rest of his life peacefully after his retirement.
Ertesi gün hayatını kaybetti.He died the next day.
Kaza neredeyse hayatına mal oluyordu.The accident almost cost him his life.
Köpek kızın hayatını kurtardı.The dog saved the girl's life.
Doktor hayatımı kurtardı.The doctor has saved my life.
Komite üyesi, özel hayatında bir dişçidir.The committee man is a dentist in private life.
Tom kısa sürede kendini okul hayatına alıştırdı.Tom soon adapted himself to school life.
Hayatımda şehirden ayrılmayı hiç düşünmedim.Never in my life have I thought of leaving the town.
Hayatı boyunca hiç yurt dışında bulunmadı.He's never been abroad in his life.
Asla hayatımda böyle bir şey duymadım.Never in my life have I heard such a thing.
Hayatım boyunca onu bir kez yenebildim.For once in my life I succeeded in getting the better of him.
Bu benim hayatım mı?Is this my life?
Hayatım bu kitapla değişti.My life has been changed by this book.
Bu hayatı yaşamaktan bıktım.I'm tired of living this life.
Onun yardımı, bu planın başarısı için hayati önem taşıyor.Her help is vital to the success of this plan.
Bu ona hayatını kaybettirdi.This lost him his life.
Bu onun hayatına mal oldu.This lost him his life.
Kuniko hayatında daha önce hiç bu kadar çok içmedi.Kuniko has never drunk so much before in her life.
Para onun hayatını değiştirdi.Money has changed his life.
Büyükbabam hayatında asla bir doktora danışmadı.My grandfather has never consulted a doctor in his life.
Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.I wish you a long and happy married life.
Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things taken into consideration, my father's life was a happy one.
Hayatında yeni bir başlangıç yapmalısın.You should make a fresh start in life.
Hayatından memnunsun, değil mi?You are satisfied with your life, aren't you?
Hayatın boyunca çalışmak zorundasın.You must study your whole life.
Hayatınızdaki nihai hedefiniz nedir?What is your ultimate goal in your life?
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your school life.
Hayatı yaşamaya değer hale getir.You make life worth living.
Hayatında en çok kime saygı duyuyorsun?Whom do you respect most in your life?
Bir bira için hayatımı feda ederim.I'm dying for a beer!
Önceki hayatınızda kim olabileceğinizi öğrenmek için aşağıdaki formu doldurunuz.Complete the following form to know who you could have been in a previous life.
Onlar şehir hayatına can atıyorlar.They are longing for city life.
Sanat hayatın monotonluğu kırar.Art breaks the monotony of our life.
Modern teknoloji hayatımızı daha konforlu hale getirdi.Modern technology has made our lives more comfortable.
Daha sonraki hayatınızda yararlı olacakları için böyle kitapları okuyun.Read such books as will be useful in later life.
Gelecek hayatında faydalı olacak kitaplar oku.Read such books as will be useful in later life.
Ben bütün hayatım boyunca böyle bir hikaye duymadım.I've never heard such a story all my life.
Hayatımda hiç böyle küçük düşürülmedim.I was never so humiliated in my life.
Hayatı meşakkatlerle geçti.Her life has been full of trials.
İşini aile hayatınla birleştirsen iyi olur.You had better combine your work with your family life.
Bugün ne olduğumu doktor Brown'a borçluyum, benim hayatımı kurtardı.I owe what I am today to Dr. Brown, who saved my life.
Hayatımızı kaybetme tehlikesi içerisindeydik.We were in danger of losing our lives.
Bu benim on bir yıllık hayatımdaki en korkunç günüm.This has been the most awful day in my eleven-year-old life.