O, onun hayatının aşkıydı.She was the love of his life.
O onun hayatının aşkıydı.He was the love of her life.
O sık sık onun hayatının aşkı olduğunu söyledi.She often said that he was the love of her life.
O benim hayatımın aşkı.He is the love of my life.
O, kendi hayatı hakkında güçsüz hissediyor.He feels powerless about his own life.
Tom hayatı ile ne yapmak istediğinden emin değil.Tom isn't sure what he wants to do with his life.
O, hayatını bilime adadı.She dedicated her life to science.
Hayatım iyiydi.My life's been good.
Hayatımda hiç daha aç olmadım.I've never been hungrier in my life!
Onun hayatı çoğu gibi belirsizliklerle doluydu.His life, like most, was full of ambiguities.
Bana hayatından, işinden ve hobilerinden bahset.Tell me about your life, work and hobbies.
Ah, hayatımda Mary'nin yüzünü bir kez daha görebilsem.Oh, if I could see Mary's face once more in my life.
Tom hayatının baharında öldü.Tom died in his prime.
Tom muhtemelen hayatımı kurtardı.Tom probably saved my life.
Bir çalışma günü hayatı 8 saat kısaltır.A working day shortens life by 8 hours.
Tom'un iyi bir hayatı var.Tom has had a good life.
Hayatın adil olduğunu kim söyledi?Who said life is fair?
Tom tüm hayatı boyunca çalıştı.Tom worked all his life.
İş hayatında az değer gördüğümü hissediyorum.I feel underappreciated at work.
Ben hayatım boyunca çok çalıştım.I've worked hard all my life.
Tom hayatı boyunca çok çalıştı.Tom has worked hard all his life.
Okumak iyi bir hayatın yaşamasında temel bir araçtır.Reading is a basic tool in the living of a good life.
Tom geçen hafta hayatını kaybetti.Tom passed away last week.
Tom pazartesi günü hayatını kaybetti.Tom passed away on Monday.
Dört aile yangında hayatını kaybetti.Four families lost their lives in the fire.
Hiç kimsenin hayatı tehlikede değildi.Nobody's life was in danger.
Binlerce insan yollarda hayatını kaybediyor.Thousands of people are killed on the roads.
Hayatımda bir sürü şey oldu.A lot of shit has happened in my life.
Hepimiz hayatı sonuna kadar yaşamalıyız.We all need to live life to the fullest.
Ben bu sözleri bütün hayatım boyunca saklayacağım.I will keep these words my whole life.
Hayatına çeki düzen verme zamanı.It's time to get your life together.
O onun hayatının aşkıdır.He is the love of her life.
Bunu ortaya çıkararak hayatımı riske attım.I risked my life revealing this.
Tom hayatının çoğunda çalıştı.Tom worked most of his life.
Yurt hayatına oldukça hızlı bir şekilde alışacaksın.You'll get used to the dorm life pretty quickly.
Bilim hayatın sorunlarının hepsini çözemez.Science can't solve all of life's problems.
Hayatım onsuz daha iyi.My life is better without her.
Bazen hayatta hayatı olduğu gibi kabul etmek zorundasın.Sometimes in life you have to take the rough with the smooth.
Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.Misfortune dogged him all his life.
Cehalet hayatında sizi hiçbir yere götürmez.Ignorance gets you nowhere in life.
Büyükannem kendisinin bütün hayatını bana anlattı.My grandmother told me about her whole life.
Tom'un harika bir hayatı vardı.Tom has had a great life.
Bütün hayatım boyunca yalnızdım.I've been alone all my life.
Buradaki gelecek hayatınızda size şans diliyorum.I wish you all well in your future life here.
Sana kişisel hayatında mutluluk ve işinde başarı diliyorum.I wish you happiness in your personal life and success in your work.
İnsan hayatı bir yolculuktur.The human life is a journey.
Hayatımı tekrar düzene sokmak istiyorum.I want to get my life back together.
Bunu hayatım boyunca yaptım.I've done this all my life.
Ben sadece hayatımda biraz daha çeşitlilik istiyorum.I just want a little more variety in my life.
Ben sadece hayatımda biraz daha heyecan istiyorum.I just want a little more excitement in my life.
Hayatın basitleştirilmesi iç barış adımlarından biridir.The simplification of life is one of the steps to inner peace.
Sen neden hayatından hoşnutsuzsun?Why are you dissatisfied with your life?
Tom bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.Tom was killed in a drive-by shooting.
Bu benim hayatımın en büyük bir deneyimiydi.It was the greatest experience of my life.
Bu hata sizin hayatınıza mal olabilirdi.This error could cost you your life.
Tom'un böylesine zor bir hayatı vardı.Tom has had such a hard life.
Onu bütün hayatım boyunca yaptım.I've done that all my life.
Ben hayatım boyunca pek çok evde yaşadım ve pek çok yatakta uyudum.I have lived in many houses and slept in many beds throughout my life.
İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.Two trains collided head-on in Italy, killing 22 passengers.
Hastanın yaraları hayatı tehdit etmiyor.The patient's injuries aren't life-threatening.