Tom'un endişelenecek kendi hayatı var.Tom has his own life to worry about.
Hayatımda bir sigara bile içmedim.I have never smoked a cigarette in my life.
Herkes hayatında yanlış şeyler yapar.Everyone does wrong things in their lives.
Hayatımla ne yaptığım konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea what I'm doing with my life.
Hayatının rüyası sonunda gerçek oldu.Her dream of a lifetime finally came true.
Hayatının en mutlu anı neydi?What was the happiest moment of your life?
O, suni solunumla hayatımı kurtardı.She saved my life with mouth-to-mouth resuscitation.
O, Tom'la evlenseydi hayatının nasıl olacağını merak ediyordu.She wondered what her life would have been like if she had married Tom.
Mary Tom'la evlenseydi hayatının nasıl olacağını merak ediyordu.Mary wondered what her life would have been like if she had married Tom.
Tom Mary ile evlenseydi hayatının nasıl olacağını merak ediyordu.Tom wondered what his life would have been like if he had married Mary.
Hayatımın daha romantik olması gerektiğini düşünüyorum.I think that my life should be more romantic.
Tren kazasında hayatını kaybeden çocuklardan birinin adı Tom'du.One of the boys who died in the train accident was named Tom.
Hayatımda hiçbir şey çalmadım!I have never stolen anything in my life!
Bir insan hayatı üzerine fiyat koymak zordur.It's difficult to put a price on a human life.
Tom bütün hayatı boyunca Boston'da yaşadığını söylüyor.Tom says he's lived in Boston his whole life.
Tom'un hayatını kurtaran kişi sensin.You're the one who saved Tom's life.
Tom ülkesi için hayatını verdi.Tom gave his life for his country.
Tom sokak müzisyeni olarak hayatını kazanıyor.Tom earns his living as a street musician.
Tom hiç kişisel hayatı hakkında konuşur mu?Does Tom ever talk about his personal life?
Yalnızca hayatımdan uzak dur.Just stay out of my life.
Tom bütün hayatı boyunca bekar kaldı.Tom stayed single his whole life.
Tom Avustralya'ya gitti ve hayatının geriye kalan kısmında orada kaldı.Tom went to Australia and stayed there the rest of his life.
Tom hayatında bir gün bile hasta olmadığını söylüyor.Tom says he's never been sick a day in his life.
Video oyunları hayatımı mahvetti, en azından benim hala iki canım var.Video games ruined my life, at least I still have two lives left.
Bütün hayatım boyunca ne yapıyorum?What have I been doing all my life?
Tom bana hayatımı kurtaran kişinin sen olduğunu söyledi.They told me you were the one who saved my life.
Tom'un direksiyondaki dikkatsizliği onun hayatına mal oldu.Tom's inattention at the wheel cost him his life.
Hayatımda bazı aptalca şeyler yaptım.I've done some stupid things in my life.
Hayatımda bir sürü aptalca şeyler yaptım.I've done many stupid things in my life.
Hayatınız tehlikede olabilir.Your life may be in danger.
Hayatım mahvoldu.My life is ruined.
Tom hayatımı mahvetti.Tom ruined my life.
Neden hayatımı mahvediyorsun?Why are you ruining my life?
Hayatımı mahvetmeye mi çalışıyorsun?Are you trying to ruin my life?
O gerçekten hayatımı mahvedebilir.That could literally ruin my life.
Hayatını mahvetmene izin vermeyeceğim.I won't allow you to ruin your life.
Biz senin hayatını kurtardık.We saved your life.
Hava yastığı hayatımı kurtardı.The airbag saved my life.
Tom hayatını kurtarmak için öldü.Tom died to save your life.
Hayatımı kurtardığın için teşekkür ederim.Thank you for saving my life.
Hiç birinin hayatını kurtardın mı?Have you ever saved someone's life?
Hayatımı kurtaran yardımcı doktorun adını hatırlıyor musun?Do you remember the name of the paramedic that saved my life?
Senin aşkın olmadan hayatım çok kederli olurdu.Without your love, my life would be very sad.
Tom hayatı boyunca bekar kaldı.Tom remained a bachelor his whole life.
Tom'un hayatı kararmaya başladı.Tom's life began falling apart.
Hayatımdaki en iyi anı bozmak mı istiyorsun?Do you want to spoil the best moment in my life?
Spor onun hayatında önemli bir rol oynar.Sport plays an important role in his life.
Tüm bunlarla hayatımı zorlaştırmak istemiyorum!I don't want to complicate my life with all that!
Birinin hayatını çalışarak geçirmesinin normal olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's normal to spend one's life working?
Tom'un anne ve babası ona asla hayatın gerçeklerinden söz etmediler.Tom's parents never told him about the facts of life.
Bu tüm hayatım boyunca beklediğim an.This is the moment I've been waiting for all my life.
Tom hayatı boyunca şişmandı.Tom has been fat his whole life.
Hayatımız boyunca arkadaştık.We've been friends all our lives.
Ben hayatım üzerine yemin ederim.I swear on my own life.
Tom'un Mary ile hayatı hakkındaki kitabı peynir ekmek gibi sattı.Tom's book about his life with Mary sold like hot cakes.
Hayatımda Naz gibi önemli birisi yok.There is no one in my life as important as Naz.
Tom hayatı dolu dolu yaşar.Tom lives life to the fullest.
Hayatımda hiç bu kadar çok sincap görmemiştim.I had never seen so many squirrels in my life.
Hayatımda şimdiye kadar yaptığım en zor şey buydu.That was the hardest thing I ever did in my life.
Hiç kimsenin sana hayatını nasıl yaşayacağını söyleme hakkı yok.No one has the right to tell you how to live your life.