Hayatı tozpembe görüyor.She looks at the world through rose-colored glasses.
Hayatını kendi tarzına göre yaşa, diğerlerinin talimatlarına göre değil.Live your life your way, not according to the instructions of others.
İhtiyacın olan şey hayatına bir adam sokmak.What you need is a man in your life.
Hayatımı nasıl yaşayacağımı bana söylemeyi bırak.Stop telling me how to live my life.
Herkesin bir hayatı var.Everyone has a life.
Hayatımı kurtardı.It saved my life.
Sana hayatını değiştirecek bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret that will change your life.
Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.The death of her husband changed her life completely.
Aşksız hayatın benim için imkansız olduğunu anlıyorum.I understand that life without love is impossible for me.
Hayatım boyunca hiç bu kadar gergin olmamıştım.I've never been that nervous in my entire life.
Hayatımın en iyi yıllarını senin hatrın için harcamak istemiyorum.I don't want to waste the best years of my life for your sake.
Bu, hayatın bir gerçeği.It's a fact of life.
Bütün hayatım boyunca seni arıyordum ama sen olduğunu bilmiyordum.I was looking for you all my entire life but I didn't know that was you.
Artık hayatımın bir parçası değilsin.You're no longer part of my life.
Hayatımda bir aptalca hatadan daha fazlasını yaptım.I've made more than one stupid mistake in my life.
Hayatımda aptalca bir hatadan daha fazlasını yaptım.I've made more than one stupid mistake in my life.
Tom yoldaki hayatın olacağını düşündüğü kadar kolay olmadığını öğrendi.Tom found out that life on the road wasn't as easy as he thought it would be.
Tom yoldaki hayatın olacağını düşündüğü kadar kolay olmadığını keşfetti.Tom discovered that life on the road wasn't as easy as he thought it would be.
Bu hayatımın en iyi zamanıydı.It was the best time of my life.
O yıllar, hayatımın en güzel yıllarıydı.These were the best years of my life.
Bu, hayatını kurtarabilir.It could save your life.
Tom soruna bir çözüm bulmak için hayatını adadı.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Tom probleme bir çözüm bulmak için hayatını adamış.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Paran ya da hayatın!Your money or your life!
O uyuşturucu kullanmaya başladıktan sonra Tom'un hayatı kontrolden çıktı.Tom's life spiraled out of control after he started using drugs.
Onlar hayatımın en iyi yıllarıydı.Those were the best years of my life.
Tom'un hayatı üç yüz bin dolara sigortalı.Tom's life is insured for three hundred thousand dollars.
Bir insanın hayatı kolay değildir.The life of a human isn't easy.
Benim hayatım bitti!My life is over!
Hayatım sıkıcı.My life is boring.
Hayatım eğlenceli ve heyecan verici.My life is fun and exciting.
Onunla tanıştığımdan beri hayatım değişti.My life has changed since I met him.
Neden benim hayatım bu kadar sıkıcı?Why is my life so boring?
O, hayatını kurtarabilir.He can save your life.
Dalış arzusunu onun hayatına mal oldu.His desire to dive has cost him his life.
Onun hayatında bir erkek daha var.She has another man in her life.
Onun hayatında başka bir kadın var.He has another woman in his life.
Hayatımda başka bir adam var.I have another man in my life.
Bütün hayatım boyunca böyle kasvetli bir mezarlık görmedim.Never in all my life have I seen such a dreary graveyard.
Onun hayatı herkes için ahlaki bir örnektir.His life is a moral example to everyone.
Aşk hayatına özellikle dikkat etmen önemlidir.It is important to pay special attention to your love life.
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.You are entirely correct; habits play a very large role in people's lives.
Tom, anti-nükleer enerji hareketine hayatını adadı.Tom has devoted his life to the anti-nuclear-energy movement.
Tom nükleer enerjiye karşı hareket için hayatını adadı.Tom has devoted his life to the movement against nuclear energy.
Geçmiş hayatımda bir ormandım.In my past life, I was a forest.
Baba bütün hayatı boyunca hiç hasta olmadı.In his whole life my father has never been ill.
İyi bir hayatımız var.We've got a good life.
Genellikle hayatın kısa olduğu söylenir.It is often said that life is short.
Tom hayatının sıkıcı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that his life is boring.
Hayatım bir enkazdı.My life was a wreck.
Hayatı tehlikedeydi.His life was in danger.
Hayatım tehlikede.My life is in danger.
Tom'un hayatı tehlikede.Tom's life is in danger.
Hayatınız tehlikede.Your life is in danger.
Tom dünün hayatının en mutlu günü olduğunu söyledi.Tom said yesterday was the happiest day of his life.
Tom hayatı için yalvardı.Tom begged for his life.
Tom hayatından nefret ediyor.Tom hates his life.
Ondan sonra hayatım asla aynı değildi.My life was never the same after that.
Bütün hayatımı senin gibi birini arayarak geçirdim.I've spent my whole life looking for someone like you.
Hayatım boyunca asla senden başka bir şey istemeyeceğim.I'll never ask you for anything else my whole life.