Başka bir deyişle, fetal iyi beslenememe, hayat boyu süren bağışıklık sistemi zayıflığına neden olabilir.同じように胎児の低栄養状態は免疫系に生涯続く損傷を与えうる。
2016 yılında Çin Arkeoloji Derneği'nden Hayat Boyu Başarı Ödülü'nü kazandı..2016年,宿白获首届中国考古学会终身成就奖。
Çocukluktan kalan takma adı olan "Cubby", hayat boyunca ona eşlik etti.어린 시절 그의 별명은 커비(Cubby)였고, 평생 이 별명을 사용했다.
Bu durumda genellikle hayat boyunca süren devamlı tedavi yapılması gerekir.טיפול זה נדרש בדרך כלל לכל החיים.
1989 senesinde Amerikan Film Enstitüsü tarafından hayat boyu ödülü de verilmiştir.בשנת 1989 קיבל פק את הפרס עבור מפעל חיים מאת מכון הסרטים האמריקאי.
George Cukor ve Hepburn hayat boyu arkadaş oldular -birlikte on film çektiler.Джордж Кюкор става неин приятел и колега за цял живот – той и Хепбърн правят десет филма заедно.
Hayat boyu diktatör (dictator perpetuus) ilan edildi ve Cumhuriyet bürokrasisini ağır biçimde merkezîleştirdi.Провъзгласен е за пожизнен диктатор (Dictator perpetuo) и обсебва цялата власт в Републиката.
29 Eylül 2011'de Hayat boyu Fransa büyükelçiliğine yükseltilmiştir.На 27 януари е прекъсната цялата Интернет мрежа на Египет.
Kasım 2011'de Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından hayat boyu senatör ilan edildi.През 2013 г. президентът на Италия Джорджо Наполитано го провъзгласява за пожизнен сенатор.
Reaktivasyon tüm hayat boyunca ara sıra bazen de sık olarak görülür.Tento postoj sa musí vždy a znova osvedčovať v každej životnej situácií.
Başka bir deyişle, fetal iyi beslenememe, hayat boyu süren bağışıklık sistemi zayıflığına neden olabilir.Podhranjenost fetusa lahko vodi v doživljenjsko oslabelost imunskega sistema.
Bu durumda genellikle hayat boyunca süren devamlı tedavi yapılması gerekir.Juba väljakujunenud infektsioon vajab peaaegu alati ravi.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Jika Anda merokok 3 atau 4 batang rokok, Anda mungkin akan kecanduan seumur hidup.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Nach nur 3 oder 4 Zigarretten, kann man bereits lebenslang süchtig werden.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Se fumi 3 o 4 sigarette al giorno, sarai probabilmente dipendente a vita.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Se você fuma 3 ou 4 cigarros é bastante provável que seja viciado.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Si fumas 3 o 4 cigarrillos es bastante probable que seas adicto de por vida.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Si vous fumez 3 ou 4 cigarettes, il est probable que vous développiez une addiction pour la vie.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.Ако пушите 3 или 4 цигари, е вероятно да се пристрастите за цял живот.
Aile fikri, bir kadın ve bir erkeğin hayat boyu birlikte yaşaması anlamına geliyor.Esto naturalmente lleva a robar lo cual requiere de oficiales para prevenirlo.
Aile fikri, bir kadın ve bir erkeğin hayat boyu birlikte yaşaması anlamına geliyor.L'idea di famiglia,è una dove,un maschio e una femmina vivono insieme per tutta la vita.
Amacımız onlara sadece ürün ve hizmet satmak değil, onları hayat boyu tüketiciler haline getirmek.Целта е не просто продажба на стоки и услуги, a да ги направим доживотни потребители.
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.Gevolg was dat hij medicijnen nodig had
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.Însă a trebuit să ia continuu un medicament,
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.하지만, 그는 매일매일을 디플루칸이라는 약물치료에
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.Но ему было необходимо принимать лекарство -
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.אבל מה שקרה זה שהוא היה חייב לקבל טיפול תרופתי
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.إلا أن ما حدث هو أنه كان عليه أن يستمر على العلاج
Ancak bu süreçten sonra hayat boyu ilaç kullanmak zorunda kalmıştı.米国の企業が開発した薬は
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Cineva mi-a spus cândva că înseamănă a merge prin viaţă aşa.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Có một người nói với tôi rằng nó giống như là đi qua cuộc đời như thế này.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Iemand vertelde me ooit dat je dan zo door het leven loopt.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Jemand hat mir mal erzählt, dass es ist, wie so durch das Leben zu laufen.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Kiedyś ktoś mi powiedział, że trzeba tak iść przez życie.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.누군가가 제게 그건 이런 식으로 삶을 사는 것과 같다고 했어요.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Någon sa till mig en gång det är som att gå igenom livet så här.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Nekdo mi je nekoč rekel, da potem hodiš skozi življenje takole.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Někdo mi kdysi řekl: je to jako procházet životem takhle.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Niekto mi raz povedal, že je to ako chodiť životom takto.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Nogen fortalte mig engang at det er ligesom at gå gennem livet på denne måde.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Qualcuno una volta mi disse: è come passare attraverso la vita in questo modo.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Quelqu'un m'a dit un jour que c'est de traverser la vie comme ceci.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Seseorang pernah mengatakan kepada saya seperti menjalani hidup seperti ini.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Uma vez disseram-me que é como atravessar a vida assim.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Una vez alguien me dijo es como caminar por la vida así.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Valaki egyszer azt mondta nekem olyan, mint igy élni végig az életet.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Κάποιος μου είπε κάποτε πως είναι σαν να περπατάς στη ζωή έτσι.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Кто-то мне когда-то сказал, это когда идешь по жизни вот так.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Някой веднъж ми каза, че е като да ходиш през живота ето така.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.Хтось якось сказав мені: це наче ось так так прогулюватись життям.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.לעולם לא להודות שמשהו מפחיד אתכם מרשים אתכם או מלהיב אתכם.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.شخص ما قال لي ذات مرة ان هذا يبدو كما المشي في الحياة هكذا ..
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.それでは 人生を こんな風にして 歩んでいるようだと 言った人がいます 予期しない 悲嘆や傷心から
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Az élethosszig tartó kezelés egyszerűen nem reális dolog a szegény országok minden fertőzöttje számára.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Celoživotní péče není v chudých zemích pro všechny realistická.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Ce n'est pas réaliste pour des traitements à vie pour tout le monde dans les pays les plus pauvres.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Det är inte realistiskt med livslång behandling för alla i de fattigaste länderna.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Điều trị dài hạn cho tất cả mọi người là điều phi thực tế tại các nước nghèo nhất.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Doživljenjsko zdravljenje ni realistično za vse v najrevnejših državah.
Bu fakir ülkelerdeki tüm hastalarda hayat boyu devam eden bir tedavi için gerçekci değil.Dożywotnie leczenie jest nierealistyczne w najbiedniejszych krajach.