hayal gücü ile cümle
hayal gücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.En la guardería aprendí muchas historias, cuentos, cosas relacionadas con la imaginación, ¿Por qué?
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.Im Kindergarten erfuhr ich von vielen Geschichten und Märchen, Dingen die meine Phantasie anregten. Warum?
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.La gradinita am invatat multe povesti, basme,lucruri legate de imaginatie.
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.No Jardim de infância aprendi muitas histórias, contos, coisas relacionadas com a imaginação. Porquê?
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.W przedszkolu nauczyłem się wielu opowieści, rzeczy odnoszących się do wyobraźni. Dlaczego?
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.Στο νηπιαγωγείο έμαθα πολλά ιστορίες, παραμύθια, πράγματα που σχετίζονται με τη φαντασία,
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.Там научих много истории, приказки - въображаеми неща. Защо?
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.なぜ?知らない。誰も教えてくれなかった。 未だになぜか全然分からない。
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Ce mă uimește e incredibila imaginație geografică a lui Simon.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.De számomra a leglenyűgözőbb Simon hihetetlen földrajzi képzelőereje.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Điều làm tôi ngạc nhiên là hình dung về địa lý khó tin của Simon.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.그러나 놀라운 것은 사이먼 씨는 지리적 상상력이 뛰어난데,
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Maar Simons ongelooflijke geografische verbeelding is verbazingwekkend.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Mais ce qui m'étonne, c'est l'incroyable imagination géographique de Simon.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Ma quello che mi stupisce è l'incredibile immaginazione geografica di Simon.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Mas o que me espanta é a incrível imaginação geográfica do Simon.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Mňa udivuje Simonova neuveriteľná geografická predstavivosť.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Najbolj pa me je presenetila Simonova geografska domišljija.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Pero lo que me asombra es la magnífica imaginación geográfica de Simon.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.To co mnie najbardziej zdziwiło, to niesamowita geograficzna wyobraźnia Simona.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Was mir an Simon besonders auffällt, ist seine erstaunliche geographische Vorstellungskraft.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Αλλά αυτό που με εκπλήσσει είναι η μοναδική γεωγραφική φαντασία του Σάιμον.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Але, що мене вражає, це Саймонова уява про географічне розміщення.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Но това, което ме удивява е невероятното географско въобръжение на Саймън.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.Что меня поражает так это невероятное географическое видение Саймона.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.אבל מה שמדהים אותי הדמיון הגאוגרפי המדהים של סיימון.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.لكن ما أدهشني في مخيلة سيمون الجغرافية المدهشة.
Ancak beni şaşırtan Simon'ın inanılmaz coğrafik hayal gücüydü.彼は世界をすごい規模で考えているのです
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Aber wir haben nicht viel Vorstellungsvermögen gezeigt, wie wir das gut oder interessant tun könnten.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Dar ne-a cam lipsit imaginatia in cum a face asta bine sau interesant.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.De arra nem volt megfelelő elképzelés, hogy hogyan tudnánk mindezt jól vagy érdekesen tenni.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Jednak my mamy za płytką wyobraźnię, aby wykorzystać ten fakt w ciekawy sposób.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.그런데, 어떻게 하면 우리가 그 일을 성공적으로, 재미있게 해낼 수 있을까 하는데 있어서는 우리 상상력이 좀 부족하지요.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Maar we ontbeerden de verbeeldingskracht om dit op goede of interessante wijze te doen.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Ma in qualche modo ci manca l'immaginazione per come poterlo fare bene e in modo interessante.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Mais nous avons manqué d'imagination quant à comment le faire bien ou de façon intéressante.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Mas parece que tivemos pouca imaginação para fazê-lo bem ou de modo interessante.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Nhưng chúng ta lại thiếu mất trí tưởng tượng để làm việc đó một cách tốt đẹp hay thật thú vị.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Pero como que no hemos tenido la imaginación sobre cómo poder hacer esto bien o de forma interesante.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Ωστόσο, δεν έχουμε και πολύ φαντασία στο πώς μπορούμε να το κάνουμε σωστά και με ενδιαφέροντα τρόπο.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Но нам как будто не хватает воображения для использования этого факта интересным образом.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.Но на нас, като че ли ни липсва въображение, за това как да го правим по-добре или по-интересно.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.אבל הדמיון שלנו פגום לגבי הדרך בה אנו יכולים לעשות זאת טוב או בצורה מעניינת
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.ولكن لدينا نوع من إفتقار التخيل في الطريقة التي يمكن ان تفعل ذلك جيدا أو بشكل مثير للاهتمام.
Ancak biz bunu daha iyi ya da nasıl daha ilginç yapabileceğimiz konusunda hayal gücünden yoksunduk.うまく造れるか 面白くできるかという 想像力に欠けていました ここで技術的なインターフェイスを
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Cerco di usare la stessa immaginazione, la stessa fantasia, lo stesso amore per le parole.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Ich versuche, diesellbe Art der Vorstellungskraft, dieselbe Laune zu gebrauchen, dieselbe Liebe zur Sprache.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Ik probeer dezelfde verbeelding te gebruiken, dezelfde soort grillen, dezelfde liefde voor de taal.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Încerc să folosesc același fel de imaginație, aceeași fantezie, aceeași dragoste pentru limbaj.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.J'essaie d'utilier la même imagination, la même fantaisie, le même amour du langage.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.전 같은 종류의 상상, 같은 종류의 기발함, 같은 종류의 언어에 관한 애정을 사용합니다.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Próbuję używać tego samego rodzaju wyobraźni, tej samej fantazji, tej samej miłości do języka.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Tôi cố gắng dùng trí tưởng tượng tương tự, sự hài hước tương tự, và tình yêu đối với ngôn ngữ tương tự.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Trato de usar el mismo tipo de imaginación, el mismo tipo de humor, el mismo tipo de amor por el lenguaje.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Ugyanazt a fajta képzeletet és furcsaságot próbálom használni, és ugyanazt a nyelvszeretetet.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Опитвам се да използвам същото въображение, същите хрумвания, същата любов към езика.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.Я стараюсь использовать такое же воображение, такую же фантазию, такую же любовь к языку.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.אני מנסה להשתמש באותו סוג של דמיון, אותו סוג של גחמנות, אותו סוג של אהבת השפה.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.أحاول استخدام نفس الخيال، ونفس النزوه، وكذلك نفس لغة الحب.
Aynı tür hayal gücü, aynı tür mizah,... ...ve sevgi içeren bir dil kullanmaya çalışırım.言葉に対する愛情も同じように使っています 私の友人はかっこいい人が多く