hayal gücü ile cümle
hayal gücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Başka bir dünyadan gelen bir yer sadece bizim hayal gücümüzde var gibi görünüyor.Un lugar de otro mundo que sólo parece existir en nuestra imaginación.
Bence hayal gücümeCredo che più di
Bence hayal gücümeCreo que más que
Bence hayal gücüme Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokIch denke, dass statt Emily Dickinson oder Coleridge oder Wordsworth eher Warner Brothers,
Bence hayal gücüme Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokВъображението ми е било повлияно не толкова от Емили Дикинсън, Колридж или Удсуърт, колкото от Уорнър Брадърс,
Bence hayal gücüme Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokНаверное, большее влияние, чем Эмили Дикинсон, Кольридж или Вордсворт на моё воображение оказали
Bence hayal gücüme제 상상력에 더 많은 영향을 끼친 건
Bence hayal gücümeאני חושב שיותר מאשר
Bence hayal gücümeエミリー・ディキンソンや コールリッジや ワーズワースよりむしろ
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,Bueno, vayamos por un momento a la mayor esfera cultural jamas creada por la imaginación --
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,그럼, 상상력이 낳은 여러 문화권 중 가장 위대한 문화권에 대해 잠시 얘기해 봅시다.
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,Давайте окунёмся на мгновение в величайшую культурную сферу когда-либо рожденную воображением -
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,הבה נעבור לרגע לתחום התרבותי הרחב ביותר שהדמיון אי-פעם יצר,
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,حسناً، دعونا نلقي نظرة على أعظم ميدان ثقافي تم إيجاده بالخيال
Bir anlığına hayal gücü tarafından şu ana kadar meydana getirilmiş en muhteşem kültür sahasına,世界の偉大な 文化圏を訪れてみましょう まずはポリネシアです
Biraz dopamin biraz da hayal gücü ile bunun böyle olacağını iddia edebilirsiniz.어떤 사람들은 도파민이 - -글쎄 뭐라고 할까요?- - 환각을 일으키기 때문에 그렇다고 말할지 모르죠.
Biraz dopamin biraz da hayal gücü ile bunun böyle olacağını iddia edebilirsiniz.Ето частта за допамина, която е малко, да речем, измамна и може да предположите, че това беше всичко.
Biraz dopamin biraz da hayal gücü ile bunun böyle olacağını iddia edebilirsiniz.אז יש העניין הזה עם דופאמין שהוא קצת, איך אתם אומרים, מעורר הזיות אז אתם יכולים להגיד שזה בגללו.
Biraz dopamin biraz da hayal gücü ile bunun böyle olacağını iddia edebilirsiniz.إذاً فهناك ما يتعلق بالدوبامين وأن تكون، ما اسمه، وهميًا بعض الشيء وربما تظن أن هذا هو الأمر.
Biraz dopamin biraz da hayal gücü ile bunun böyle olacağını iddia edebilirsiniz.錯覚を少し起こす心配もありますが それくらいでしょう そこで低温下で
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Anche uno scienziato ha bisogno di lampi di genio.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Naukowiec też potrzebuje takiej wyobraźni.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Tiedemieskin tarvitsee mielikuvitusta.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Um cientista também precisa desses rasgos de imaginação.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Un científico también debe tener ideas geniales.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Vetenskapsmän måste använda fantasin ibland.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Videnskabsfolk må bruge samme form for fantasi.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Κι ένας επιστήμονας χρειάζεται τέτοια φαντασία.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Учёному тоже нужны такие полёты фантазии.
Bir cocugun hayal gucuyle,LEGO dünyadaki hersey olabilirdi.Tekrar ve tekrar...Dengan imajinasi seorang anak, LEGO bisa menjadi apapun di dunia ini, lagi dan lagi.
Bir cocugun hayal gucuyle,LEGO dünyadaki hersey olabilirdi.Tekrar ve tekrar...Dzięki dziecięcej wyobraźni, LEGO mogło być czymkolwiek, codziennie od nowa.
Bir cocugun hayal gucuyle,LEGO dünyadaki hersey olabilirdi.Tekrar ve tekrar...Met behulp van de fantasie van een kind kon Lego telkens opnieuw iets volledig anders worden.
Bir cocugun hayal gucuyle,LEGO dünyadaki hersey olabilirdi.Tekrar ve tekrar...Με την φαντασία των παιδιών...τα LEGO θα μπορούσαν να γίνουν οτιδήποτε στον κόσμο!
Bir cocugun hayal gucuyle,LEGO dünyadaki hersey olabilirdi.Tekrar ve tekrar...وبفضل خيال الأطفال الخصب، يمكن لليغو أن يصبح أي شيء يرغبون بناءه مرة تلو مرة
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Ale jest też tajemnica wyobraźni, wstrzymywanie informacji.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Así hay un tema de misterio en términos de imaginación. La retención de información, saben.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Aztán ott van ez a fajta... képzelettel kapcsolatos rejtély -- az információ visszatartása.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Dan is er nog het mysterie in de vorm van verbeelding, het achterhouden van informatie.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Dazu kommt dann noch die Sache, also Mysterien im Sinne von Fantasie -- das Zurückhalten von Informationen.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Depois há aquilo do mistério, em termos de imaginação, o reter das informações.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Ensuite il y a le mystère en tant qu'imagination -- la rétention d'informations. Vous voyez,
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.그리고 그 미스터리는 상상을 하면 정보 덩어리가 되어있죠
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.On myös mielikuvitukseen liittyviä arvoituksia -- tiedon pimittämistä.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Pak je tu určité tajemno v souvislosti s představivostí -- myslím zadržování informací.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Så er der det med mystik i forhold til fantasien -- tilbageholdensen af information.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Và có những thứ, gần như, bí ẩn dưới dạng trí tưởng tượng -- thứ níu giữ thông tin. Bạn biết đấy,
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Μετά είναι και το θέμα του μυστηρίου, που αφορά την φαντασία... η κατακράτηση πληροφοριών.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Има го и това, мистериите по отношение на въображението -- криенето на информация.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.Это понимание загадки в плоскости воображения - сдерживание информации.
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.ואז יש את העניין של, כאילו, מיסתורין במובן של דמיון -- הסתרת מידע, אתם מבינים,
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.ثم هناك أمرا آخر مثل الغموض عندما يكون متعلقا بالخيال -- حجب المعلومات. تعلمون ،
Bir de şu var ki, hayal gücü açısından gizem - bilgiyi kendinde saklı tutma.情報を出さずにおくということです それを意図的にやることで ずっと引き込まれるものになります
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Cela nous libère des contraintes de notre imagination.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Ci libera dai limiti della nostra immaginazione.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Det befriar oss från vår fantasis begränsningar.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Felszabadítja a képzeletünket.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Het bevrijdt ons van de beperkingen van onze verbeelding.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.우리의 상상력으로 부터 가진 제한을 풀어 놓게 합니다.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Liberta-nos dos limites da nossa imaginação.
Bizi hayal gücümüzün kısıtlamalarından kurtarıyor.Ne elibereaza de sub constrangerile imaginatiei noastre.