Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onların hayatımdan çıkmasını istiyorum.I want them out of my life.
Onun hayatımdan çıkmasını istiyorum.I want him out of my life.
Hayatımı sana borçluyum.I owe my life to you.
Hayatımı onlara borçluyum.I owe my life to them.
Hayatımı ona borçluyum.I owe my life to him.
Hayatımda onlara ihtiyacım var.I need them in my life.
Hayatımda ona ihtiyacım var.I need him in my life.
Bizi hayal kırıklığına uğrattın.You let us down.
Onları hayal kırıklığına uğrattın.You let them down.
Seni hayal kırıklığına uğrattım.I've let you down.
Onu hayal kırıklığına uğrattım.I've let him down.
Onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let them down.
Onu hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let him down.
Onları hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let them down.
Onu hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let him down.
Şimdi onları hayal kırıklığına uğratma.Don't let them down now.
Şimdi onu hayal kırıklığına uğratma.Don't let him down now.
Onları hayal kırıklığına uğrattım.I let them down.
Ben onu hayal kırıklığına uğrattım.I let her down.
Bütün hayatım boyunca onları tanırım.I've known them my whole life.
Onu bütün hayatım boyunca tanıyorum.I've known him my whole life.
Onları bütün hayatım boyunca tanıyorum.I've known them all my life.
Ben onları hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep them alive.
Ben onu hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep him alive.
Onu hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep her alive.
Bu bizi hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed us.
Bu onları hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed them.
Bu beni hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed me.
Bu onu hayal kırıklığına uğrattı.It disappointed him.
Ben onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint them.
Onları hayata geri getirebilir misin?Can you bring them back to life?
Onu hayata geri getirebilir misin?Can you bring him back to life?
Senin hakkında hayal kuruyordum.I was dreaming about you.
Onlar hakkında hayal kuruyordum.I was dreaming about them.
Onun hakkında hayal kuruyordum.I was dreaming about him.
Senin hakkında hayal kurmaya devam ediyorum.I keep dreaming about you.
Onlar hakkında hayal kurmaya devam ediyorum.I keep dreaming about them.
Onun hakkında hayal kurmaya devam ediyorum.I keep dreaming about him.
Tom hayatının çoğunu Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston most of his life.
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemedim.I wouldn't want to disappoint you.
Bu trajik olay Tom'un bütün hayatına takıldı.The tragic event haunted Tom all his life.
Ben onlarla tanışmadan önceki hayatım hakkında çok az şey biliyorlar.They know very little about my life before I met them.
Hayat nadiren adildir.Life is rarely fair.
Tom hayatında çeşitli dönemlerde depresyonla mücadele etti.Tom has battled depression at various periods in his life.
Mary uzun ve mutlu bir hayat yaşadı.Mary lived a long and happy life.
Tom kısa ama mutlu bir hayat yaşadı.Tom lived a short, but happy life.
Dan'in hayatı risk altında.Dan's life is at risk.
Tom ve Mary Boston'daki hayatları hakkındaki hikayeleri paylaştı.Tom and Mary shared stories about their life in Boston.
Şimdi Tom'un hayatta olduğunu biliyoruz, ya sonra?Now that we know that Tom is alive, what's next?
Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.Dan struggled to adapt to life outside jail.
Yoksul bir adamın oğlu olan Dan, bir üniversite eğitiminin hayalini kuruyordu.Dan, the son of a poor man, dreamed of a university education.
Hayat bir seçimler dizisidir.Life is a series of choices.
Dan iki ayrı hayat yaşıyordu.Dan was living two separate lives.
Dan'ın hayat sigortası poliçesi vardı.Dan had a life insurance policy.
Sana Dan'ın ne kadar hayal kırıklığına uğradığını söyleyemem.I can't tell you how disappointed Dan was.
Dan'ın altı yüz bin dolar değerinde hayat sigortası poliçesi vardı.Dan had a life insurance policy worth six hundred thousand dollars.
Dan araba kazasında hayatta kaldı.Dan survived the car crash.
Dan bana hayatımda duyduğum en büyük yalanı söyledi.Dan told me the biggest lie I've ever heard.
Benim hayalim, akıcı bir şekilde Çince konuşmak.My dream is to speak Chinese fluently.
Tom okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.Tom said that school did little to prepare him for life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod