Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin aşkın olmadan hayatım çok kederli olurdu.Without your love, my life would be very sad.
Yeni bir hayata başladım.I've turned over a new leaf.
Tom yeni bir hayata başlamak istiyordu.Tom wanted to start a new life.
Tom hayatı boyunca bekar kaldı.Tom remained a bachelor his whole life.
Tom'un hayatı kararmaya başladı.Tom's life began falling apart.
Hayatımdaki en iyi anı bozmak mı istiyorsun?Do you want to spoil the best moment in my life?
Spor onun hayatında önemli bir rol oynar.Sport plays an important role in his life.
Senin tutumun beni çok hayal kırıklığına uğrattı.I'm so disappointed by your attitude.
Hizmet kalitesinden son derece hayal kırıklığına uğradım.I'm extremely disappointed by the quality of the service.
Tüm bunlarla hayatımı zorlaştırmak istemiyorum!I don't want to complicate my life with all that!
Birinin hayatını çalışarak geçirmesinin normal olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's normal to spend one's life working?
Hayaletler onlara inananlar için gerçektir.Ghosts are real for those who believe in them.
Peki Mısır'da hayat nasıl gidiyor?So how's it going in Egypt?
Tom'un anne ve babası ona asla hayatın gerçeklerinden söz etmediler.Tom's parents never told him about the facts of life.
Bu tüm hayatım boyunca beklediğim an.This is the moment I've been waiting for all my life.
Kim hayatta mutlu olmak istemez?Who doesn't want to be happy in life?
"Ne oldu?" "Ben hayat hakkında üzgünüm.""What happened?" "I'm sad about life."
Her nasılsa Tom'un bir barmen olarak çalışmasını hayal bile edemiyorum.Somehow I can't picture Tom working as a bartender.
Her nasılsa Tom'un Boston'da yaşadığını hayal bile edemiyorum.Somehow I can't picture Tom living in Boston.
Sahnede şarkı söylediğimi hayal etmeni istiyorum.I want you to picture me singing on stage.
Tom'u bir elbise içinde hayal edemiyorum.I can't picture Tom in a dress.
Tom ve Mary'yi birlikte hayal edemiyorum.I can't picture Tom and Mary together.
Gözlerini kapat ve tomruk bir ev hayal et.Close your eyes and picture a log house.
Onu hayal edebiliyor musun?Can you picture it?
Tom hayatı boyunca şişmandı.Tom has been fat his whole life.
Bir hayat arkadaşın var mı?Do you have a significant other?
Hayatımız boyunca arkadaştık.We've been friends all our lives.
Hayatta kalanları arıyoruz.We're looking for survivors.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu umuyoruz.We're hoping Tom's still alive.
Hâlâ hayatta olduğumuz için şanslıyız.We're lucky to still be alive.
Bir anadil konuşurunun şimdiye kadar onu o şekilde söylediğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine a native speaker ever saying it that way.
Büyük hayal kurmalısın.You should dream big.
Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.Dreams always come out differently.
Ben neden hayattayım?Why am I alive?
Onu hayal edebilir misin?Can you imagine that?
Burada çalışmayı hayal edebiliyor musun?Can you imagine working here?
Yaşamımı Tom olmadan hayal edemiyorum.I can't imagine my life without Tom.
Tom'un çok hayal kırıklığına uğramayacağını umuyorum.I hope Tom won't be too disappointed.
Tom'un hayal kırıklığına uğramayacağını umuyorum.I hope Tom won't be disappointed.
Sanıyorum hayatta olduğum için şanslıyım.I guess I'm lucky to be alive.
Tom'u hayal kırıklığına uğrattın.You let Tom down.
Peki, büyük kentte hayat nasıldır?So, how is life in the big city?
Beni hayal kırıklığına uğrattın, Tom.You let me down, Tom.
Bu hayal gücünün ürünüdür.This is the fruit of your imagination.
O, vebaya kapılmadan önce güçlü bir çocuktu, hayat doluydu.He was a strong boy, full of life, before he was stricken with the plague.
Tom seyrek şekilde döşenmiş bir dairede çok basit bir hayat yaşıyor.Tom lives a very simple life in a sparsely furnished apartment.
Hayat satranç oyunu gibi.Life is like a game of chess.
Hayat satranç oyunu gibidir.Life is like a game of chess.
Güneş sönse bütün hayat ölür.If the sun went out, all life would die.
O utangaç ve hayalperesttir.He's shy and dreamy.
Hayat birinden nefret ederek boşa zaman harcamak için çok kısa.Life is too short to waste time hating anyone.
Hayat bir yayla bağlı değildir ama o hâlâ bir hediyedir.Life isn't tied with a bow, but it's still a gift.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is still alive?
Ben hayatım üzerine yemin ederim.I swear on my own life.
Sanırım Tom hâlâ hayatta.I suppose Tom is still alive.
Hayat harika değil mi?Isn't life wonderful?
Bunun hakkında hayal kurdum.I've dreamed about this.
Ben bununla ilgili hayal kurdum.I've dreamed of this.
Tom'un Mary ile hayatı hakkındaki kitabı peynir ekmek gibi sattı.Tom's book about his life with Mary sold like hot cakes.
Hayatımda Naz gibi önemli birisi yok.There is no one in my life as important as Naz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod