Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hayalinden vazgeçme.Don't give up on your dream.
Tom kazadan hayatta kalan tek kişiydi.Tom was the only one to survive the crash.
Tom'un hayatını kurtaran kişi sensin.You're the one who saved Tom's life.
Tom hayatta kalan tek kişi.Tom is the only one who survived.
Bu hâlâ hayatta.This one's still alive.
Yaşlı ve saçların ağarmış olsan bile, hayattan hoşlanman gerekir.Even when you're old and gray, you should be able to enjoy life.
Tom bir pilot olma hayalinden vazgeçti.Tom gave up on his dream of becoming a pilot.
Tom ülkesi için hayatını verdi.Tom gave his life for his country.
Tom sokak müzisyeni olarak hayatını kazanıyor.Tom earns his living as a street musician.
Tom kahraman olmayı hayal etti.Tom dreamed of being a hero.
Biz hayal kırıklığına uğradık.We're disappointed.
Tom basit ve mutlu bir hayat yaşamak istediğini söylüyor.Tom says that he wants to live a simple and happy life.
Film gerçek bir hayal kırıklığıydı.The movie was a real disappointment.
Sen hayal kuruyor olmalısın.You must've been dreaming.
Uzun süredir bu yolculuğu hayal ediyorum.I've been dreaming of this trip for a long time.
Tom hiç kişisel hayatı hakkında konuşur mu?Does Tom ever talk about his personal life?
Tom bu şekilde konuştuğunuzu duyarsa hayal kırıklığına uğrar.If Tom heard you talk that way, he'd be disappointed.
Tom onu hayal kırıklığına uğratacağımı düşündü.Tom thought I'd let him down.
Hayatta iyi şanslar.Good luck in life.
Yalnızca hayatımdan uzak dur.Just stay out of my life.
Tom bütün hayatı boyunca bekar kaldı.Tom stayed single his whole life.
Kurtarma ekibi bizi bulana kadar hayatta kalabilmeyi umalım.Let's hope we can stay alive until the rescue team finds us.
Tom Avustralya'ya gitti ve hayatının geriye kalan kısmında orada kaldı.Tom went to Australia and stayed there the rest of his life.
Tom hayatında bir gün bile hasta olmadığını söylüyor.Tom says he's never been sick a day in his life.
Ben öğretmenlerimi hayal kırıklığına uğrattım.I disappointed my teachers.
Video oyunları hayatımı mahvetti, en azından benim hala iki canım var.Video games ruined my life, at least I still have two lives left.
Bütün hayatım boyunca ne yapıyorum?What have I been doing all my life?
Bize bir hayalet hikayesi anlat.Tell us a ghost story.
Bana hayallerinden bahset.Tell me about your dreams.
Lütfen bana bir hayalet hikayesi anlat.Please tell me a ghost story.
Henüz sana hayallerimi söylemedim.I haven't told you my dreams yet.
Tom sana hiç hayalet hikayesi anlattı mı?Has Tom ever told you any ghost stories?
Tom bana hayatımı kurtaran kişinin sen olduğunu söyledi.They told me you were the one who saved my life.
Tom'un yüzüne bakarak onun hayal kırıklığına uğradığını söyleyebilirsin.You could tell by the look on Tom's face that he was disappointed.
Tom'un direksiyondaki dikkatsizliği onun hayatına mal oldu.Tom's inattention at the wheel cost him his life.
Bir hayalet görmüş gibi görünüyorsun!You look like you've seen a ghost!
Onun hâlâ hayatta olması bir mucize.It's a wonder that she's still alive.
Hayatımda bazı aptalca şeyler yaptım.I've done some stupid things in my life.
Hayatımda bir sürü aptalca şeyler yaptım.I've done many stupid things in my life.
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.The children sat around the campfire and listened to Tom tell ghost stories.
Hayatlarınız tehlikede olabilir.Your lives may be in danger.
Hayatınız tehlikede olabilir.Your life may be in danger.
"O ölü mü yoksa diri mi?" "O, hayatta.""Is he alive or dead?" "He's alive."
Hayatım mahvoldu.My life is ruined.
Tom hayatımı mahvetti.Tom ruined my life.
Neden hayatımı mahvediyorsun?Why are you ruining my life?
Hayatımı mahvetmeye mi çalışıyorsun?Are you trying to ruin my life?
O gerçekten hayatımı mahvedebilir.That could literally ruin my life.
Hayatını mahvetmene izin vermeyeceğim.I won't allow you to ruin your life.
Her kız bir midilli sahibi olmanın hayalini kurar.Every girl dreams of owning a pony.
Biz senin hayatını kurtardık.We saved your life.
Hayatlarımızı kurtardın.You saved our lives.
Hava yastığı hayatımı kurtardı.The airbag saved my life.
Tom hayatını kurtarmak için öldü.Tom died to save your life.
Hayatımı kurtardığın için teşekkür ederim.Thank you for saving my life.
Hiç birinin hayatını kurtardın mı?Have you ever saved someone's life?
Hayatımı kurtaran yardımcı doktorun adını hatırlıyor musun?Do you remember the name of the paramedic that saved my life?
Hayat güneş olmadan mümkün değildir.Life is impossible without the sun.
Birleşik Krallık'ta hayat nasıldır?How is life in the United Kingdom?
Yaşlı filozof "Hayat günah olmadan var olabilir mi?" diye sordu."Can life exist without sin?" asked the old philosopher.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod