Tom dinozorları hayata geri getirmek istiyor.Tom wants to bring dinosaurs back to life.
Senin için böylesine büyük bir hayal kırıklığı olduğum için üzgünüm.I'm sorry I'm such a big disappointment to you.
Neden hayata böyle olumsuz bir yaklaşımın var?Why do you have such a negative approach to life?
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.You are entirely correct; habits play a very large role in people's lives.
Tom, anti-nükleer enerji hareketine hayatını adadı.Tom has devoted his life to the anti-nuclear-energy movement.
Tom nükleer enerjiye karşı hareket için hayatını adadı.Tom has devoted his life to the movement against nuclear energy.
Soru hâlâ onun hayatta olup olmadığıdır.The question is whether he's still alive.
Bu güzel bir hayat.It's a beautiful life.
Hayalleriniz bugün gerçekleşebilir!May your dreams come true today!
Belki de hayallerin bugün gerçekleşmiş olacak!Maybe your dreams will be realized today!
Geçmiş hayatımda bir ormandım.In my past life, I was a forest.
Onun hayatta mı ya da ölü mü olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if he's dead or alive.
Onun hâlâ hayatta olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if he's still alive.
Hayaletlerin gölgeleri var mı?Do ghosts have shadows?
Baba bütün hayatı boyunca hiç hasta olmadı.In his whole life my father has never been ill.
Dürüst bir hayat Allah'ı memnun ediyor.An honest life is pleasing to God.
Birkaç yıl içinde Tunus'a gitmeyi hayal ediyorum.I dream about going to Tunisia in a few years.
Ördek, beşinci gününde hala hayatta idi.The duck was still alive on the fifth day.
Tom'un hâlâ hayatta olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom is still alive or not.
İyi bir hayatımız var.We've got a good life.
Genellikle hayatın kısa olduğu söylenir.It is often said that life is short.
Neden hâlâ hayattayım.Why am I still alive?
İtfaiyeciler her zaman hayatlarını tehlikeye atarlar.Firefighters always endanger their lives.
Onun hayali bir gün gerçekleşecek.His dream will one day come true.
Hayat kısa. Biraz eğlenin!Life is short. Have some fun!
Tom yarışmayı kazandığını hayal etti fakat onun ödülü çalındı.Tom dreamed that he had won the contest, but that his prize had been stolen.
Tom hayatının sıkıcı olduğunu düşünüyor.Tom thinks that his life is boring.
Hayaletler insanlara sahip olabilir.Ghosts can possess people.
Hayatım bir enkazdı.My life was a wreck.
Hayatı tehlikedeydi.His life was in danger.
Hayatım tehlikede.My life is in danger.
Tom'un hayatı tehlikede.Tom's life is in danger.
Hayatınız tehlikede.Your life is in danger.
Tom'u bir politikacı olarak hayal edemiyorum.I can't quite picture Tom as a politician.
Tom dünün hayatının en mutlu günü olduğunu söyledi.Tom said yesterday was the happiest day of his life.
Hayal görüyorsun Tom.You're imagining things, Tom.
Tom hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.Tom had to give up his dream.
Biz şeyleri hayal ediyor olmalıyız.We must be imagining things.
Tom korunaklı bir hayat yaşıyor.Tom lives a sheltered life.
Tom hayal kırıklığına uğramamıştı.Tom wasn't disappointed.
Tom hayatı için yalvardı.Tom begged for his life.
Tom hayatından nefret ediyor.Tom hates his life.
Meksikaya gitmeyi hayal ediyorum.I dream of going to Mexico.
Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal et. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa.Dream as if you'll live forever. Live as if you'll die today.
Ondan sonra hayatım asla aynı değildi.My life was never the same after that.
Yapacak çok az şeyim olduğu için hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed that I had so little to do.
Su hayat kaynağıdır.Water is a source of life.
Hayallerinden asla vazgeçme.Never give up on your dreams.
Bütün hayatımı senin gibi birini arayarak geçirdim.I've spent my whole life looking for someone like you.
Hayatım boyunca asla senden başka bir şey istemeyeceğim.I'll never ask you for anything else my whole life.
Tom bunu bütün hayatı boyunca hatırlayacak.Tom will remember this his whole life.
Hayal ettiğimden daha küçüktü.It was smaller than I had imagined.
Bu sadece benim hayalimdi.It was just my imagination.
Bu sadece senin hayalindi.It was just your imagination.
Çok hayal kurarım.I dream a lot.
Elektriksiz bir dünyada yaşamayı hayal edemiyorum.I can't imagine living in a world without electricity.
Hayatta olduğum için minnettarım.I'm thankful to be alive.
Bunun olduğunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine that happening.
Tom her zaman hayal kuruyor.Tom is always daydreaming.
O, Mars'ta hiç hayat olmadığını söyledi.He said there was no life on Mars.