Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hayatta kalanlardan biriydi.Tom was one of the survivors.
Tom kendi hayatını almadı.Tom didn't take his own life.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Tom looks very disappointed.
Tom belli ki hayal kırıklığına uğramış.Tom is obviously frustrated.
Hiç bir hayalet gördün mü?Have you ever seen a ghost?
Hiç bir hayalet gördünüz mü?Have you ever seen a ghost?
Tom çok hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was very disappointed.
Tom hayatta kalan tek kişiydi.Tom was the only survivor.
Üç tane hayatta kalan var.There are three survivors.
Hayal kırıklığına uğramış olmalısın.You must be disappointed.
Tom hâlâ hayal kırıklığına uğramış.Tom is still frustrated.
Tom artık hayatta değil.Tom is no longer alive.
Hayatın tehlikede.Your life's in danger.
Tom burada hayatta kalabilir.Tom can survive this.
Hayatta olduğum için mutluyum.I'm glad to be alive.
Hayat nasıl gidiyor, Tom?How's it coming, Tom?
Tom hayatımı değiştirdi.Tom changed my life.
Nasıl hayatta kaldın?How did you survive?
Tom nasıl hayatta kaldı?How did Tom survive?
Tom hayalet gibi görünüyordu.Tom looked spooked.
Tom hâlâ hayatta mı?Is Tom still alive?
O, hayatta olabilir mi?Could it be alive?
Bu benim hayalimdi.It was my dream.
O bir dansçı olarak hayatı hakkında bir kitap yazdı.She wrote a book about her life as a dancer.
Hayata pembe gözlüklerle bakıyor.She looks at the world through rose-colored glasses.
Hayatı tozpembe görüyor.She looks at the world through rose-colored glasses.
Hayatını kendi tarzına göre yaşa, diğerlerinin talimatlarına göre değil.Live your life your way, not according to the instructions of others.
İhtiyacın olan şey hayatına bir adam sokmak.What you need is a man in your life.
Tüm hayat bir deneydir.All life is an experiment.
Hayat bir nesil içindir; iyi bir isimse sonsuza kadar.Life is for one generation; a good name is forever.
Hayatımı nasıl yaşayacağımı bana söylemeyi bırak.Stop telling me how to live my life.
Bu korku filminde, ölü için hayata geri gelmek mümkündür.In this horror movie, it is possible for the dead to come back to life.
Hayat sorunlarla doludur.Life is full of problems.
Herkesin bir hayatı var.Everyone has a life.
Hayatımı kurtardı.It saved my life.
Sana hayatını değiştirecek bir sır söyleyeceğim.I'll tell you a secret that will change your life.
Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.Living the kind of life that I live is senseless and depressing.
Hayat zalim; fakat anlamsız değil.Life is cruel but not pointless.
Hayat büyük bir sirk.Life is one big circus.
Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.The death of her husband changed her life completely.
Hayal dünyasında yaşıyor.She lives in a dream world.
Aşksız hayatın benim için imkansız olduğunu anlıyorum.I understand that life without love is impossible for me.
Hayatım boyunca hiç bu kadar gergin olmamıştım.I've never been that nervous in my entire life.
Ebeveynlerimi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint my parents.
Hayatımın en iyi yıllarını senin hatrın için harcamak istemiyorum.I don't want to waste the best years of my life for your sake.
Bu, hayatın bir gerçeği.It's a fact of life.
Bütün hayatım boyunca seni arıyordum ama sen olduğunu bilmiyordum.I was looking for you all my entire life but I didn't know that was you.
Çocuklar hayatlarımızın çiçekleridir.Children are the flowers of our lives.
Paris'teki hayattan hiç memnun değildim.I was not satisfied with life in Paris.
Ben mesleki hayatta, kişisel duyguların bir kenara konulması gerektiğini biliyorum.I know that in professional life,personal feelings should be put aside.
Artık hayatımın bir parçası değilsin.You're no longer part of my life.
Hayat kolay değildi.Life hasn't been easy.
Hayatımda bir aptalca hatadan daha fazlasını yaptım.I've made more than one stupid mistake in my life.
Hayatımda aptalca bir hatadan daha fazlasını yaptım.I've made more than one stupid mistake in my life.
Tom'a hayatta kalmayı öğretmek zorunda kalacağız.We'll have to teach Tom how to survive.
Tom'a nasıl hayatta kalacağını öğretmeliyiz.We need to teach Tom how to survive.
Onlar oğullarında hayal kırıklığına uğradı.They're disappointed in their son.
Ben gerçekten sende hayal kırıklığına uğradım.I'm really disappointed in you.
Haber tarafından hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed by the news.
Çok garip bir hayalim vardı.I had a very strange dream.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod