Hayat bazen gariptir.Life is strange sometimes.
Umarım bu bir hayal değil.I hope this isn't a dream.
Seni hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm.I'm sorry I let you down.
Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm.I'm sorry I let you down.
Hayaletlerden korkmam.I'm not afraid of ghosts.
Hayat iyi, değil mi?Life is good, isn't it?
Onu hayal ettiğimi sandım.I thought I dreamed it.
Gerçekten hayal kırıklığına uğradım.I'm really bummed out.
Hayatta olduğum için şanslıyım.I'm lucky to be alive.
Ben bunu asla hayal etmedim.I'd never dream of it.
Tom hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was disappointed.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmayacağım.I won't let Tom down.
Hayat katıdır.Life is tough.
Sen hayatta kaldın.You survived.
Siz hayatta kaldınız.You survived.
Tom hayatta.Tom is alive.
Benim birçok hayallerim var.I have many dreams.
Mucize eseri olarak hayatta kaldı.He miraculously survived.
Senin hiç hayal gücün yok.You have no imagination.
Ben hayatımda ne yapıyorum?What am I doing with my life?
Hayatınla ne yapıyorsun?What are you doing with your life?
Yiyecek hayat verir, hayat güç verir ve güç büyük başarılar verir.Food gives life, life gives strength and strength gives great feats.
O, senin hayal gücün hariç, yoktur.That doesn't exist except in your imagination.
Hayat yol boyunca başınıza gelen şeydir.Life is what happens to you along the way.
Hayatımdan sıkıldım.I'm bored with my life.
Üzgünüm, hayal kuruyordum.Sorry, I was woolgathering.
Ben üzgün değilim ama gerçekten hayal kırıklığına uğradım.I'm not upset, but I'm really disappointed.
Bu kitap, Sovyetler Birliği'ndeki hayat hakkındadır.This book is about life in the Soviet Union.
Hayatta, risk almazsanız her şeyi riske atarsınız.In life, if you don’t risk anything, you risk everything.
Hayatta olduğu için şanslı.She's lucky to be alive.
Sevilen kişi olmadan hayatın hiç anlamı yoktur.Life without beloved person has no sense.
Hayat zor olabilir.Life can be hard.
Hayat çetindir.Life is difficult.
Hayatını yeniden yapacak olsan hangi yaşa geri gitmek istersin?If you were to remake your life , to what age would you like to go back?
Hayat büyük bir karayolu gibidir.Life is like a big highway.
Ben tüm hayatım boyunca, batıl inanca karşı savaştım.My whole life long, I fought against superstition.
Bektaşi üzümü hayatı uzatmada etkili meyvelerdir.Gooseberries are fruits that are effective at extending life.
Polis aracının zırh kaplaması apartman sakinlerinin hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Polis aracının zırhı yolcularının hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Ben bir ay sonra doğmuş olsaydım hayatım muhtemelen oldukça farklı olurdu.My life would probably have been quite different if I had been born a month later.
Hayatım bir çelişkidir.My life's a contradiction.
Hayatında biri var mı?Do you have someone in your life?
Hayal kırıklığına uğramıştın.You were disappointed.
Tom boşuna hayatını feda ederdi.Tom would have sacrificed his life in vain.
Sen gerçekleşecek bir hayalsin.You're a dream come true.
Tom hayali bir dünyada yaşıyor.Tom lives in an imaginary world.
Tom hayal dünyasında yaşıyor.Tom lives in an imaginary world.
Annen için böyle bir hayal kırıklığısın.You have been such a disappointment to your mother.
Her annenin hayali oğlunun bir doktor ya da bir avukat olmasıdır.Every mother's dream is for her son to be a doctor or a lawyer.
Bilim, hayatlarımız için önemlidir.Science is important for our lives.
Uzaylılar tarafından kaçırıldığımı hayal ettim.I dreamed I had been abducted by aliens.
Tom ve Mary her ikisi de hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom and Mary both sounded disappointed.
Tom Mary'nin hayal kırıklığı görebiliyordu.Tom could see Mary's disappointment.
Ne kadar aç olduğumu hayal bile edemezsin.You can't imagine how hungry I was.
Bazen çok hayal gücü olmayansın.Sometimes you're so unimaginative.
Ne kadar meşgul olduğumu hayal bile edemezsin.You can't imagine how busy I was.
Tom tamamen hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom looked utterly disappointed.
Hayatta kalmak için birbirimize ihtiyacımız var.We need each other to survive.
Tom çok hayal kırıklığına uğrardı.Tom would be so disappointed.
Tom gözle görülebilir bir şekilde hayal kırıklığına uğramış.Tom was visibly disappointed.