Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O hayatta!She is alive!
Tom hayatta!Tom is alive!
Her gece onun hayalini kuruyorum.I dream about him every night.
Her gece onu hayal ediyorum.I dream about her every night.
Hayal etmek zor.It's hard to imagine.
Nasıl yorgun olduğumu hayal edemezsin.You can't imagine how tired I am.
Onun nasıl olacağını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what that would be like.
Bunun ne kadar küçük düşürücü olduğunu hayal bile edemezsin.You can't imagine how humiliating this is.
Hayatımı Mary'siz düşünemiyorum.I can't imagine my life without Mary.
Kendimi bunu yaparken hayal edemiyorum.I can't imagine myself doing that.
Başka bir gezegende hayatın nasıl olacağını hayal edemiyorum.I can't imagine what life on another planet would be like.
Müziksiz bir dünya hayal edemiyorum.I can't imagine a world without music.
Ben Tom onu neden yapardı hayal edemem.I can't imagine why Tom would do that.
Müzik olmadan hayatımın nasıl olacağını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what my life would be like without music.
Ailem olmadan hayatımın nasıl olacağını hayal edemiyorum.I can't imagine what my life would be like without my family.
Başka bir şey yapmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine doing anything else.
Tom'un şimdi ne hissettiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom is feeling now.
O filmi iki kez görmek isteyen birini hayal bile edemiyorum.I can't imagine anyone wanting to see that movie twice.
Almanya'da hayaletler vergi ödemez.In Germany ghosts don't pay taxes.
Köpeğim olmadan bir yere gitmeyi hayal bile edemiyorum.I can't imagine going anywhere without my dog.
Sen olmasaydın Tom hayatta olmazdı.Tom wouldn't be alive if it wasn't for you.
Tom ve Mary hâlâ hayatta olan tek kişiler.Tom and Mary are the only ones still alive.
Elektriksiz yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living without electricity.
Tom, Mary'nin onun hayatından çıkmasını diliyor.Tom wishes Mary would get out of his life.
Onu yapmanı istemeyi hayal bile etmezdim.I wouldn't dream of asking you to do that.
Tom hayal kırıklığını gizlemeye çalıştı.Tom tried to conceal his disappointment.
Benim kadar hayal kırıklığına uğradığına eminim.I'm sure you're as disappointed as I am.
Biz evimizi satmayı hayal etmedik.We wouldn't dream of selling our house.
Ben boşanmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine ever getting a divorce.
Onu yaparsan hayal kırıklığına uğrarım.I'd be disappointed if you did that.
Ben sana Tom'un bizi hayal kırıklığına uğratmayacağını söyledim.I told you Tom wouldn't let us down.
Hayatıma devam etmeye çalışıyorum.I'm trying to move on with my life.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom sounded a little disappointed.
Tom, Mary'nin hayal kırıklığını fark etti.Tom noticed Mary's disappointment.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemedim.I wouldn't want to disappoint Tom.
Hâlâ hayatta olduğun konusunda hiç bir fikrim yoktu.I'd no idea you were still alive.
Hayatta kaçırmam bunu.I wouldn't miss it for the world.
Sana hayal kırıklığına uğrayacağını söyledim.I told you you'd be disappointed.
Tom'a söylemeyi hayal bile etmezdim.I wouldn't dream of telling Tom.
Hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum.I'm having the time of my life.
Hayatımın en güzel zamanlarını yaşıyorum.I'm having the time of my life.
Hayatımı yaşıyorum.I'm having the time of my life.
Ben senin kadar hayal kırıklığına uğradım.I'm as disappointed as you are.
Seni hayal kırıklığına uğratmamaya çalışacağım.I'll try not to disappoint you.
Kitabın hayatımı değiştirdi.Your book has changed my life.
Tom'un hayatını iki kez kurtardın.You've saved Tom's life twice.
Tom'un hayatını kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save Tom's life.
Herkesi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm.I'm sorry I let everyone down.
Asla seni hayal kırıklığına uğratmayacağım.I'm never going to let you go.
Tom'un hâlâ hayatta olmasına şaşırdım.I'm amazed Tom is still alive.
Hayatını kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to save your life.
Ben seni hayatta tutmayı deniyorum.I'm trying to keep you alive.
Tom'u hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep Tom alive.
Tom öfkeli ve hayal kırıklığına uğramış.Tom is angry and frustrated.
Keşke Tom hâlâ hayatta olsa.I wish Tom were still alive.
Bütün hayatlarımızı kurtardın.You've saved all our lives.
Tom, hayatın tehlikede.Tom, your life's in danger.
Bunu hayatım pahasına koruyacağım.I'll guard it with my life.
Senin bir hayalet olduğunu sandım.I thought you were a ghost.
O bir hayal kırıklığıydı.That was a disappointment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod