Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şu anda hayatımı seviyorum.I like my life right now.
Basit bir hayat yaşıyorum.I live a simple life.
Biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.I must say I'm a bit disappointed.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu bilmem gerekiyor.I need to know that Tom is still alive.
Hayatıma devam etmem lâzım.I need to move on.
Buraya böyle çabuk varacağını asla hayal etmedim.I never dreamed you'd get here so quickly.
Fransızcada bu kadar çabuk çok iyi olacağını hayal bile etmedim.I never dreamed you'd get so good at French so quickly.
Böyle güzel bir yerde yaşayacağımı hiç hayal etmedim.I never imagined I would live in such a nice place.
Sen bir milyoner olmayı hayal ediyorsun.You dream of becoming a millionaire.
Herkesin hayatı muğlak.Everybody's life is complicated.
Sanırım hayat onu yaptığın şeydir.I think life is what you make it.
Bu her zaman hayal ettiğimiz şey.It's what we've always dreamed of.
Atletizm okul hayatının önemli bir parçasıdır.Athletics are an important part of school life.
O film biraz hayal kırıklığına uğratıcı.That movie was a bit disappointing.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Hayal kırıklığına uğradın, değil mi?You're disappointed, aren't you?
Gerçek hayat, kahveden sonra başlar.Real life begins after coffee.
Tom'un hayatını kurtardım.I saved Tom's life.
Tom'un hayatını nasıl kurtardığını gördüm.I saw how you saved Tom's life.
Tom'a nasıl hayatta kalacağımı öğrettim.I taught Tom how to survive.
Tom hayatı boyunca dışlandı.All his life Tom was an outsider.
Tom hayatı boyunca bekar kalmayı planladı.Tom planned to remain single all his life.
Bereket versin ki, denizden kurtarılan herkes hayatta ve iyi.Happily, everyone rescued from the sea are alive and well.
Sefil bir hayat yaşıyor.He lives a miserable life.
Ay, güneşin hayalidir.The moon is the dream of the sun.
Hayalimdeki evin iki yatak odası var.My dream house has two bedrooms.
Hayatımda bir damla bile içmedim.I never drank a drop in my life.
Negatif bir zihin size asla olumlu bir hayat vermeyecek.A negative mind will never give you a positive life.
Makaleniz tarafından hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed by your article.
Senin yazın hayal kırıklığıydı.Your article was disappointing.
Makalen beni hayal kırıklığına uğrattı.Your article disappointed me.
Tom'un ebeveynleri o, Harvard'a giremediği için hayal kırıklığına uğradılar.Tom's parents were disappointed that he couldn't get into Harvard.
Tom Harvard'a giremediği için hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed that he couldn't get into Harvard.
Hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.She had to give up her dream.
Hayalinden vazgeçmek zorundaydı.She had to give up her dream.
Hayalinden umudunu kesmek zorundaydı.She had to give up her dream.
Kazasından sonra hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.He had to give up his dream after his accident.
Sensiz hayatımı hayal edemiyorum.I can't imagine my life without you.
Ben onsuz bir hayat düşünemiyorum.I can't imagine my life without him.
Onsuz bir hayat düşünemiyorum.I can't imagine my life without her.
Marika, Japonya'ya gitmeyi hayal etti mi?Did Marika dream about going to Japan?
Fransızca hayal kurar mısın?Do you dream in French?
Fransızca hayal kurarım.I dream in French.
Birlikte hayat yaşayalım!Let's live life together!
Bence hayal görüyorsun.I think you're imagining things.
O hayatımı değiştirdi.It changed my life.
Biz onu hayal kırıklığına uğratamayız!We can't disappoint him!
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi geliyordu.She sounded a little disappointed.
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.He sounded a little disappointed.
Tom hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom sounded disappointed.
O, hayatımın hikayesi.It's the story of my life.
Çok hayal kırıklığına uğramıştım.I was so disappointed.
Hayat bazen o kadar haksızdır ki.Life is so unfair sometimes.
Senin bir hayatın yok.You don't have a life.
Bir şüphe gölgesi olmadan, rüya önceki hayattan bir anıydı.Without the shadow of a doubt, the dream was a memory from a previous life.
En ufak bir şüphe olmadan, rüya daha önceki hayattan bir hatıraydı.Without the slightest doubt, the dream was a memory from a previous life.
Hiç şüphe yok ki rüya bir önceki hayattan bir anıydı.There is no doubt that the dream was a memory from a previous life.
Tom şehir hayatına alışkın değil.Tom isn't accustomed to city life.
Geleceği için büyük hayalleri var.She has big dreams for her future.
Stalin tüm insanların babasıydı. -onun sağlıksız hayal dünyasında.Stalin was the father of all peoples - in his own unhealthy imagination.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod