Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kötü bir hayal gücüm var.I have a bad imagination.
Şimdi iyi bir hayatım var.I have a good life now.
Zayıf bir hayal gücüm var.I have a poor imagination.
Zaten hayatını iki kez kurtardım.I've already saved your life twice.
Hayatım boyunca doktorların etrafındayım.I've been around doctors all my life.
Ben bu konuda hayal ediyorum.I've been dreaming about this.
Hayatımın çoğunda buradaydım.I've been here for most of my life.
Hayatım boyunca burada çalıştım.I've been living here my whole life.
Hayatım boyunca sabırlı olageldim.I've been patient my whole life.
Hayatımda bazı korkunç şeyler yaptım.I've done some terrible things in my life.
Yıllarca bunu hayal ettim.I've dreamed about this for years.
Yıllardır bunun hayalini kuruyorum.I've dreamed about this for years.
Bu günün hayalini kurdum.I've dreamed of this day.
İyi bir hayat geçirdim.I've had a good life.
Hayatı boyunca Tom'u tanıyorum.I've known Tom all his life.
Hayatım boyunca Tom'u tanıyorum.I've known Tom all my life.
Herkesi hayal kırıklığına uğrattım.I've let everybody down.
Ben tam bir hayat yaşadım.I've lived a full life.
Bütün hayatım boyunca burada yaşadım.I've lived here all my life.
Bütün hayatım boyunca Boston'da yaşadım.I've lived in Boston all my life.
Şimdiye kadar olacağını hayal ettiğimden daha fazlasına sahibim.I have more than I dreamed I ever would.
Hayatımda hiç geç kalmadım.I've never been late in my life.
Hayatımda hiç daha ciddi olmadım.I've never been more serious in my life.
Hayatımda hiç bu kadar mahcup olmadım.I've never been so embarrassed in my life.
Hayatımda hiç daha iyi hissetmedim.I've never felt better in my life.
Hayatımda daha iyi hissetmedim.I've never felt better in my life.
Hayatımda daha önce onu hiç görmedim.I've never seen that before in my life.
Hayatımda seni daha önce hiç görmedim.I've never seen you before in my life.
Asla hayatımda bir şey çalmadım.I've never stolen anything in my life.
Hayatımda asla bir şey kazanmadım.I've never won anything in my life.
Hayatım boyunca spor yaptım.I've played sports all my life.
Hayatımın çoğunu Boston'da geçirdim.I've spent most of my life in Boston.
Bütün hayatımı başkalarına yardım etmeye çalışarak geçirdim.I've spent my whole life trying to help others.
Hayatımı kazanmalıyım.I have to earn a living.
Hayatım boyunca bu gün için bekledim.I've waited all my life for this day.
Hayal kırıklığına uğramadığını umuyorum.I hope you're not disappointed.
Umarım beni hayal kırıklığına uğratmazsın.I hope you're not going to disappoint me.
Ben her şeyi hayal ettim.I imagined the whole thing.
Kimseyi hayal kırıklığına uğratmaktan hoşlanmam.I don't like to disappoint anyone.
Hayal kırıklığına uğrayacağını sanmıyorum.I don't think you'll be disappointed.
Beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyorum.I know you won't disappoint me.
Seni hayal kırıklığına uğratmadığıma sevindim.I'm glad I didn't disappoint you.
Benim oldukça canlı bir hayal gücüm var.I've got a pretty vivid imagination.
Ben az önce bir hayalet gördüm.I just saw a ghost.
Ben sadece normal bir hayat istiyorum.I just want a normal life.
Ben sadece hayatımdan çıkmanı istiyorum.I just want you out of my life.
Yalnızca, eski hayatımı geri istedim.I just wanted my old life back.
Hayatta olduğunu biliyordum.I knew you were alive.
Beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't disappoint me.
Ben nasıl hayatta kalacağımı biliyorum.I know how to survive.
Nasıl hayatta kalınacağını biliyorum.I know how to survive.
Seni bazen hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum.I know I disappoint you sometimes.
Seni hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum.I know I've let you down.
Biliyorum hâlâ hayattalar.I know they're still alive.
Tom'un hayatta olduğunu biliyorum.I know Tom is alive.
Tom'un hâlâ hayatta olduğunu biliyorum.I know Tom is still alive.
Tom'un Mary'nin hayatını kurtardığını biliyorum.I know Tom saved Mary's life.
Tom'un hayal kırıklığına uğradığını biliyorum.I know Tom was disappointed.
Takımı hayal kırıklığına uğrattım.I let the team down.
Tom'u hayal kırıklığına uğrattım.I let Tom down.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod