Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O çevresindeki herkes için hayatı perişan yapar.He makes life miserable for everyone around him.
Onun gelişi hayatımızı tamamen değiştirdi.His coming changed our lives completely.
O adam hayata çok küsmüş.That guy's very embittered.
Kadınlar bir erkeğin hayatının en güzel parçasıdır.Women are the most beautiful part of a man's life.
Hayat bir kutu çikolata gibidir.Life is like a box of chocolates.
Hayatımda bir kadına ihtiyacım var.I need a woman in my life.
Hayalim, İpek Yolu'nu bir deve üzerinde geçmektir.My dream is to cross the Silk Road on a camel.
Tom'un hayal kurduğuna eminim.I'm sure Tom dreams.
Elimden geldiğince hayatımı kazanıyorum.I earn my living as best I can.
Hiç hayatta kalan yoktu.There were no survivors.
Bizi hayal kırıklığına uğratma.Don't let us down.
Çok hayal kırıklığına uğramış görünme.Don't look so disappointed.
Bu kadar hayal kırıklığına uğramış görünme.Don't sound so disappointed.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğradı.Tom is clearly disappointed.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış.Tom is very disappointed.
Sen hayal kırıklığına uğramayacaksın.You won't be disappointed.
Tom'u şimdi hayal kırıklığına uğratma.Don't let Tom down now.
Bir hayalet görmedim.I didn't see a ghost.
Hayaletlere inanmam.I don't believe in ghosts.
Hayat hiç iyiye gitmiyor.Life doesn't get any better.
Tom'un bir hayat arkadaşı yok.Tom doesn't have a partner.
Bir hayatın yok.You have no life.
İşlerin bizi hayal kırıklığına uğratmasına izin vermeyelim.Let's not let things get us down.
Sadece sanatçılar ve çocuklar hayatı olduğu gibi görür.Only artists and children see life as it is.
Ölüyordun ama doktor senin hayatını kurtardı.You were dying, but the doctor saved your life.
Bana hayatın nasıl gittiğini sormayın.Don't ask me how it's going.
Onların seni hayal kırıklığına uğratmalarına izin verme.Don't let them get you down.
Benim için hayatını riske atma.Don't risk your life for me.
Japonya'da olmayı hayal ediyorum.I dream of being in Japan.
Tom'un hayatta büyük bir hırsı vardı. O bir yarış arabası sürücüsü olmaktı.Tom had one big ambition in life. That was to become a race car driver.
Tom'un hayatta büyük bir tutkusu bir yarış arabası sürücüsü olmaktı.Tom's one big ambition in life was to become a race car driver.
Tom her zaman bir yarış arabası sürücüsü olmayı hayal etti.Tom always dreamed of becoming a race car driver.
Birini bu kadar çok sevmeyi hayal bile edemiyorum.I can't imagine loving anybody that much.
Ben böyle bir şey olduğunu hayal edemem.I can't imagine such a thing happening.
Bunun doğru olduğunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine that it's true.
Neler atlattığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what you've been through.
Neler yaşadığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what you've been through.
Ne araştırdığını hayal edemiyorum.I can't imagine what you've gone through.
Başıma ne geldiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what's come over me.
Acını hayal edemiyorum.I can't imagine your pain.
O bir balerin olmayı hayal etti.She dreamed of becoming a ballerina.
Tom'un hayatını kurtarabilirdim.I could have saved Tom's life.
Böyle bir şeyin var olduğunu hayal bile edemezdim.I could never have imagined that something like this existed.
Çocuklar hayatın gerçek öğretmenleridir.Children are the true teachers of life.
Hayaletlere inandığını bilmiyordum.I didn't know you believed in ghosts.
Senin hâlâ hayatta olduğunu düşünmedim.I didn't think you were still alive.
Tom'un hâlâ hayatta olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if Tom is still alive.
İkiniz hayatımı mahvettiniz.The two of you have ruined my life.
Bütün hayatım boyunca garson olmayı planlamam.I don't plan on being a waiter all my life.
Hayatımın kolay olduğunu sanmıyorum.I don't think my life is easy.
Hayatımın çok ilginç olduğunu sanmıyorum.I don't think my life is very interesting.
Hayallerimi sana anlatmak istemiyorum.I don't want to tell you my dreams.
Hayatım sona erdi gibi düşündüm.I felt like my life was over.
Hayat çok boktan.Life sucks.
Tom'un hayatındaki en büyük hatayı yapmasını durdurmak zorunda kaldım.I had to stop Tom from making the biggest mistake in his life.
Ciddi felaketler onun bütün hayatını vurdu.Serious calamities struck him his whole life.
O bunun için hayatını riske attı.She risked her life for it.
Bunun için hayatını riske attı.He risked his life for it.
Bunun için hayatlarını tehlikeye attılar.They risked their lives for it.
Tek bir kişi bile hayatta değil.Not even a single person survived.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod