Hayatından nefret ediyor.He hates his life.
Senin yaratıcı bir hayal gücün var.You have a fertile imagination.
Onun yaratıcı bir hayal gücü var.He has a fertile imagination.
Onun canlı bir hayal gücü var.She has a fertile imagination.
Hayat sana limonlar veriyorsa, limonata yap.If life gives you lemons, make lemonade.
Çok yorgunum. Bugün hayatta kalıp kalamayacağımdan ben bile emin değilim.I'm so tired. I'm not even sure whether I'll be able to survive this day.
Hayatımda dinlediğim en sıkıcı şarkı.That's the most annoying song I've ever heard.
Hayalet kadar beyazsın. Hasta mısın?You're white as a ghost. Are you sick?
Seninle hayatımın geri kalanını hayal etmeye çalışıyorum.I've been trying to picture the rest of my life with you.
Sensiz hayatımı düşünmeye çalışıyorum.I've been trying to imagine my life without you.
O annesini hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his mother.
O, babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.He didn't want to disappoint his father.
Neredeyse onun hayatına mal oldu.It nearly cost him his life.
Neredeyse hayatıma mal oldu.It nearly cost me my life.
Tom'un benim tarafımdan hayal kırıklığına uğratılacağını düşündüm.I thought Tom would be disappointed in me.
Tom, "hayatımda bir kitap okumadım" dedi."I haven't read a book in my life", said Tom.
Hayal kurduğun için seni suçlayamam.I can't blame you for dreaming.
Hayallerinden vazgeçemezsin.You can't give up on your dreams.
Sensiz bir gün hayal edemiyorum.I can't imagine a day without you.
Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine how Tom has put up with Mary all these years.
Tom'suz hayat düşünemiyorum.I can't imagine life without Tom.
Böyle yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living like that.
Nasıl olması gerektiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what it must've been like.
Sensiz hayat nasıl olurdu, hayal edemiyorum.I can't imagine what life would be like without you.
Tom'un ne hakkında düşünüyor olabileceğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom might be thinking about.
Birinin neden öyle bir şey çalmak istediğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine why anyone would want to steal something like that.
Nedenini hayal bile edemiyorum.I can't imagine why.
Hayatını bu şartlar altında sürdüremezsin.You can't live your life under these conditions.
Tom Mary'nin nasıl hayatta kalabildiğini çözemedi.Tom couldn't figure out how Mary managed to stay alive.
Bir hayalet gördüğümü düşündüm.I thought I saw a ghost.
Hiç kimsenin hayaletlere inanmadığını düşünüyorum.I thought nobody really believed in ghosts.
Hayaletlere inanmadığını sanıyordum.I thought you didn't believe in ghosts.
Tom Mary'ye hayali arkadaşından bahsetti.Tom told Mary about his imaginary friend.
Birleşirsek hayatta kalabiliriz.If we stick together, we'll be able to survive.
Ben hayatım boyunca burada yaşadım.I've lived here my entire life.
O hayatı boyunca burada yaşadı.He's lived here his entire life.
O tüm hayatı boyunca burada yaşadı.She's lived here her entire life.
Hayal kuruyor olmalıyım.I must be dreaming.
Ayakkabılar hayatını değiştirecek. Sinderella'ya sor.Shoes will change your life. Ask Cinderella.
Tüm yolcular öldü, ancak pilot ve yardımcı pilot hayatta kaldı.All the passengers died, but the pilot and copilot survived.
O, hayat tasarruflarını kumarda kaybetti.He gambled away his life savings.
Tom asla onun hayatında bir problem içinde olmadı.Tom has never been in trouble in his life.
Hayat pahalı.Life is expensive.
Hayat ucuzdur.Life is cheap.
Balıkçılık Tom'un hayatı.Fishing is Tom's life.
Tom hayatında hiç balık tutmaya gitmedi.Tom has never been fishing in his life.
Hayatta kalmak istiyorum.I want to stay alive.
Ben sadece hayatımı geri istiyorum.I just want my life back.
Tom'un hayatımdan çıkmasını istiyorum.I want Tom out of my life.
Hayatımdan çıkmanı istiyorum.I want you out of my life.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to let Tom down.
Hayatıma devam etmek istiyorum.I want to get on with my life.
Tom hayatını değiştirmeyi istedi.Tom wanted to change his life.
Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemem.I don't want to disappoint Tom.
Tekrar hayatında olmak istiyorum.I want to be in your life again.
Hayatımı Tom ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Tom.
Sadece Tom'u hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I just don't want to let Tom down.
Sadece seni hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I just don't want to let you down.
Sadece normal bir hayat yaşamak istiyorum.I just want to live a normal life.
Hayatımı Mary ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Mary.