Onun yeni filmi hayal kırıklığına uğratıcıdır.His new movie is disappointing.
Hayattan bu kadar çok keyif olmak çok mu yanlış?Is it so wrong to enjoy life this much?
Sen benim hayatımı kurtardın.You saved my life.
Her şey düşünüldüğünde, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things considered, my father's life was a happy one.
Birisi benim hayatımı kurtardı.Someone saved my life.
O hâlâ hayatta mıdır?Is he still alive?
O benim hayatımı kurtardı.He saved my life.
O, çocukluğumdan beri benim hayalim.It's been my dream since I was a little boy.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Hayat ya cesur bir macera ya da hiçbir şeydir.Life is either a daring adventure or nothing.
Bu benim en büyük hayalim.It's my biggest dream.
Ben aynı hatayı bütün hayatım boyunca yapmaktayım.I had been making the same mistake all my life.
Onun özel hayatına ilişkin belgeler soygunda çalındı.Documents relating to his private life were stolen in the burglary.
Hayatıma hoş geldin.Welcome to my life.
Hayatıma hoş geldiniz.Welcome to my life.
Harika bir hayatım var.I have a great life.
Köpek hala hayatta.The dog is still alive.
Hayatımda en önemli kişi sizsiniz.You are the most important person in my life.
Benim hayalim ben emekli olduğumda işimi devralacak bir erkek evlada sahip olmaktır.It's my dream to have a son who'll take over my business when I retire.
Hayatta kalabilmen bir mucize.It's a miracle that you were able to survive.
Seni hayal kırıklığına uğratmamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my very best not to disappoint you.
Tom seni hayal kırıklığına uğratmayacaktır.Tom won't let you down.
Tom hayal kırıklığına uğradı.Tom was disillusioned.
Tom hayal görüyordu.Tom was daydreaming.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was a little disappointed.
Büyü ve canavarlar hayal ürünüdürler.Magic and monsters are products of the imagination.
Babel'in ihtişamını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Babel's splendor?
Elektriksiz bir dünya hayal edemiyorum.I can't imagine a world without electricity.
Ben hayatta olduğum için iyiyim.I'm okay because I'm alive.
Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.The growth of online shopping and booking has greatly improved life for the consumers.
Sen bir şeyler hayal ediyorsun.You are imagining things.
Hayat deli olmak için çok kısadır.Life is too short to be mad.
Geri gidebilsen ve hayatına tekrar başlayabilsen, hangi yaştan başlamak istersin?If you could go back and start your life again, from what age would you like to start?
Tom bütün hayatı boyunca yalnız kaldı.Tom remained single his whole life.
Tom zaten hayatının en güzel yıllarını gördü.Tom has already seen the best years of his life.
Tom Mary'nin hayatını kurtardı.Tom saved Mary's life.
Tom hayatını kurtarmak için koştu.Tom ran for his life.
Tom hayallerimin adamı.Tom is the man of my dreams.
Tom hayaletlerden korkuyor.Tom is scared of ghosts.
Mary hayallerimin kadını.Mary is the woman of my dreams.
Umarım bütün hayallerin gerçek olur.I hope all your dreams come true.
Bir uçak kazasında hayatta kaldı.He survived a flight accident.
Hepimiz oyunla hayal kırıklığına uğradık..We were all disappointed with the game.
Oyun yüzünden hepimiz hayal kırıklığına uğradık.We were all disappointed by the game.
Tom tüm hayatı boyunca şanslıydı.Tom has been lucky all his life.
Tom'un yaşayacak kendi hayatı var.Tom has his own life to live.
Tom gerçekten bir hayalet gördüğünü söylüyor.Tom says he has actually seen a ghost.
Hayatın doğası açıklanamaz.Life's nature is inexplicable.
Astronot olmak her zaman ilk hayalimdi.Being an astronaut was always my first dream.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.I deeply admire Frida Kahlo's life and work.
Hayatı hakkında bana bir sürü hikaye anlattı.She told me many stories about her life.
O hala hayatta görünüyor.It seems he's still alive.
Hacının hayat amacı nedir?What's the purpose of a life of pilgrimage?
Birçok insan hemen zengin olmak hayaliyle piyango bileti alır.Many people buy lottery tickets with the dream of immediately becoming wealthy.
Babam, hayatta olmamın en önemli şey olduğunu söylüyor.Dad says the most important thing is that I'm alive.
Seyahat hayatın en acı zevklerinden biridir.Travelling is one of the saddest pleasures of life.
Bu köpek şu küçük kızın hayatını kurtardı.This dog saved that little girl's life.
Buraya yeni cümleler eklemeye çalışmak için birçok hayal gücü gereklidir.A lot of imagination is needed to try to add new sentences here.
Daha anlamlı bir hayat yaşamayı öğrendim.I learnt to live a more meaningful life.
Biz Tanrı'nın yardımıyla hayatta kalacağız!We will survive with God's help!