Ana içeriğe geç
Sözlük

havuz ile cümle

havuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mağarada ayrıca foklar için kuşlar ve havuzlar da bulunuyordu.The grotto also featured birds and pools for seals.
Sodyum Soğutmalı Hızlı Reaktör havuz tasarımı (SFR)Pool design Sodium-Cooled Fast Reactor (SFR)
Ayrıca bir havuz da ortaya çıkarılmış ve belgelenmiştir.[1] [2]A pool has been also been unearthed and documented.[1] [12]
Yazları her gün havuza giderim.Im Sommer gehe ich jeden Tag ins Schwimmbad.
Hey sen ! Havuz başında koşmak yok !Hey du! Renn nicht um den Pool herum!
O havuz gerçekten davetkar görünüyor.Dieses Schwimmbecken sieht wirklich einladend aus.
Havuza giderken yanıma ne almalıyım?Was muss ich mitnehmen, wenn ich ins Schwimmbad gehe?
Bunun dışında albüm kapağı, Jackson ailesinin bahçesindeki havuzda çekildi.Immerhin wurde das Coverfoto im Swimming Pool der Familie Jackson aufgenommen.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Sie wurden neben dem Schwimmbecken aufgestellt.
Ufak bir havuz mevcut.Eine Schwimmblase ist vorhanden.
Bir havuz da onun bir parçasıdır.Und seine Lyrik ist ein Teil davon.
En alttaki filtreden geçtikten sonra havuzda toplanır.Dort angekommen vergnügen sie sich im Pool.
Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.Der im Wappen abgebildete Wasserturm von Remmels ist heute noch erhalten.
Çardakta bulunan havuzlu fıskiye.Im Pool mit Promis.
Hatta o havuzda bir taş bulmuştur.Zudem war auch ein Steintisch in der Grotte gewesen.
1830 yılında Salzgitter tuz su havuzu kurulmuştur.1830 wurde in Salzgitter-Bad ein Solbad eingerichtet.
Yüzme havuzunun üzerinde kurulan bir banyoda bu küvet kullanıldı.Diese kauert dort nackt in der Badewanne.
Sayid bir havuza götürülür.Merlin wird auf einer Bahre getragen.
(Genellikle kıç tarafta havuzluğun altındaki kruzlu yerde).(Man sitzt meistens rechts auf dem Bock.)
30 Eylül 1941'de Luftwaffe'nin düzenlediği bombardıman saldırısı sonucu havuzada battı.In der Nacht des 30. Mai 1941 bombardierte die Luftwaffe irrtümlich Dublin.
Musalara ait iki önemli havuz Aganippe ve Hippocrene'e bu dağda bulunurdu.Die zwei Quellen Aganippe und Hippokrene befinden sich in dem Gebirge.
Havuz balığı çok yavaş büyür.Die Jungfische wachsen sehr langsam.
Tüm bu gelirler tek bir havuzda toplanıyor, gerekli ön harcamalar buradan karşılanıyordu.Sämtliche Einnahmen kamen in einen gemeinsamen Topf, aus dem zunächst alle Aufwendungen bestritten wurden.
Havuzlar 14 yaşından küçük çocuklara ücretsizdir.Kinder unter 14 Jahren haben freien Eintritt.
Golaud'yu kaynak havuzundaki tacı çıkarıp almaktan da men eder.Doman erwacht am Strand und findet die Krone.
Ayrıca Alfheim'de bir yüzme havuzu inşa edildi.Außerdem wurde in Ebersdorf eine Badeanstalt eröffnet.
Kompleks de 50 metrelik bir yüzme havuzu da bulunmaktadır.Auch soll ein 50-m-Schwimmbecken entstehen.
Havuz derinliği en az 5 metre olmalıdır.Die Höhe der Befestigung dürfte mindestens fünf Meter betragen haben.
Köyün batısında 700 tonluk bir sulama havuzu vardır.Eine Stunde Fußmarsch westlich befindet sich eine Seidenraupenfarm.
Düzensiz ölü yapraklar havuzun üstünde yüzüyordu.Des feuilles mortes éparses flottaient sur l'étang.
Havuzun etrafında bir güneş gözlüğü buldum.J'ai trouvé une paire de lunettes de soleil autour de la piscine.
Gerçek fiyat indeksi bazen piyasaya göre nokta ya da havuz fiyat olarak adlandırılır.L'indice des prix réels est parfois appelé le prix « spot » ou prix « pool » selon les marchés.
Kompleks de 50 metrelik bir yüzme havuzu da bulunmaktadır.Le complexe accueille aussi une piscine de 50 mètres.
Ama havuzda canlandırma işe yaramaz ve Sayid'in öldüğü söylenir.Il est plongé dans un bassin mais cette tentative échoue et Sayid meurt.
Ayrıca bir de havuz bulunmaktadır.On y trouve aussi une piscine.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Au fond de la piscine.
Yıl Havuzu 100.En l'an 100 ap.
Ufak bir havuz mevcut.Il possède une petite piscine.
Numaralandırma açısından 1 numaralı havuzdur ve Kennet Avon kanalının ilk kanal havuzudur.Elle porte le numéro 1 et est officiellement la première sur le canal Kennet et Avon.
Ne var ki, bazı havuzlar yapılarak küçük çapta gelişim sağlanmıştır.À défaut, pour certains bâtiments on se contentait du pisé.
Bu havuzlardaki tuzluluk oranı kendilerini çevreleyen okyanus suyundan üç ila beş kat arası daha fazladır.Ce sont des étendues d'eau possédant une salinité de trois à cinq fois plus élevée que l'eau environnante.
Gen havuzu, tek bir popülasyondaki bir genin tüm alel dizileridir.Un pool de gènes est l'ensemble des allèles d'une population.
Havuzun 500 kişilik seyirci tribünü mevcuttur.Un public de 500 personnes les écoute.
Salonun ortasında mermer bir havuz vardı.Une piscine se trouve au milieu du salon.
Bahçedeki büyük havuzun arka kısmında yer alır.Le grand bassin du jardin bas.
Havuz balığı çok yavaş büyür.Les poussins grandissent lentement.
Süslü Bath Havuzları birkaç havuzla Limpley Stoke vadisine doğru akışı uzatabilmesine sebep olur.Les écluses de Bath conduisent à un tronçon passant par la vallée de Limpley Stoke avec quelques écluses.
Ayrıca havuzlu su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır.Le principe de l'alimentation par accumulateurs est donc développé.
Havuza dalar.La piscine Aqualia.
Bilinen 3 havuz disiplini vardır.L'Arborée contient trois strates connues.
Bekar liman, 150 metre çapında bir havuz gibidir.La chapelle elle-même doit devenir une piscine de 150 m de long.
Gruptan ayrıldıktan bir ay kadar sonra, kendi evinin havuzunda ölü bir şekilde bulundu.À peine un mois après, il est retrouvé mort dans la piscine de sa résidence au sud de Londres.
Olimpik Yüzme Havuzu, Uluslararası Yüzme Federasyonu (FINA) standartlarına uygun yüzme havuzu.Piscine olympique répondant aux normes de la Fédération internationale de natation.
Okulumuzun spor salonu var, ama yüzme havuzu yok.Nuestra escuela tiene gimnasio pero no piscina.
Barton bir sahnede Lipnick ile kocaman kıpırtısız bir yüzme havuzunun yanında buluşur.Barton conoce a Lipnick al lado de una enorme e impecable piscina.
Aynı havuzdaki su akışı ise bir vektör alanıdır: Her noktaya bir hız vektörü verilir.El flujo del agua en la misma piscina es un campo vectorial: a cada punto asociamos un vector de velocidad.
Yüzme havuzunun üzerinde kurulan bir banyoda bu küvet kullanıldı.Ésta bañera fue colocada en un baño construido sobre una piscina.
O gece eğlenmek için havuza gittiklerinde Leeteuk ve Eunhyuk, Donghae’yi suda boğulurken görür.Esa tarde, mientras que se relaja en la piscina Leeteuk y Eunhyuk ven a Donghae ahogarse en el agua.
Ayrıca bir de havuz bulunmaktadır.Además también hay una piscina privada.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Está junto a la piscina cubierta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod