Ana içeriğe geç
Sözlük

havuz ile cümle

havuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Có vài con cá bị kẹt trong vũng nước đọng phía sau chỗ nước rút.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Erau pesti prinsi in ochiurile de apa formate in recif prin retragerea apelor.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Fische waren vom zurückgehenden Wasser in den Felsbassins gefangen.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Había peces atrapados en las piscinas de rocas que dejó el descenso del agua.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Il y avait des poissons pris au piège dans les flaques entre les rochers laissées par l'eau qui reculait.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.바닷물이 썰물로 빠질대면 바위 틈에 웅덩이가 생겨서 물고기가 잡히곤 했죠
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Maar nu zag je rotsen droog liggen met plasjes met vissen erin.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Ryby były uwięzione w oczkach wodnych, które się utworzyły po ustąpieniu wody.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Несколько рыб оказались в каменной заводи, образовавшейся из-за отлива.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.Някои риби бяха изостанали във водата между скалите, далеч от отдръпналата се вода.
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.היו דגים כלואים בבריכות מסולעות שנגלו לאחר נסיגת המים
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.كانت هناك أسماك عالقة في برك صخرية خلفها انحسار المياه
Su geri çekilirken kaya havuzlarında balıklar kalmıştı.子供たちはそこに飛び込んで
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Dans ce bassin d'eau, ces larves sont concentrées.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Egy tócsában a lárvák koncentráltan vannak.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Estas larvas se concentran en los charcos.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.In deze waterpoel zijn deze larven geconcentreerd.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.In diesem Wasserbecken sind die Larven konzentriert.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.In quell'acqua, si concentrano tutte le larve.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.유충들은 물 웅덩이 속에서 뭉쳐서 서식합니다.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Nessa poça de água, as larvas estão concentradas.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler. Orda hep birlikteler. Hareketsiz duruyorlar.Bo larwy w takiej sadzawce są skupione, wszystkie w jednym miejscu.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler. Orda hep birlikteler. Hareketsiz duruyorlar.În apă larvele sunt concentrate toate în același loc, imobile.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Trong nước, lăng quăng tập trung lại.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Στο νερό, οι προνύμφες είναι συγκεντρωμένες.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.Водоёмы кишат личинками.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.У цьому басейні зосереджені личинки.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.בשלולית, הזחלים מרוכזים.
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.فى بركة المياة هذه، تحتشد كيرقات
Su havuzu içindeyken, bu larvalar yoğunlaşmış haldeler.かたまって 動きません
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Abbiamo un campo da tennis, una piscina, una sala di proiezione
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Avem un teren de tenis, o piscină, o sală de cinema --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Chúng tôi có một sân quần vợt, một bể bơi, một phòng chiếu phim --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Kami memiliki lapangan tenis, kolam renang, ruang pemutaran film --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Máme tenisové hřiště, bazén, promítací místnost --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Máme tu tenisový kurt, bazén, premietaciu miestnosť...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Mamy kort tenisowy, basen, kino --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Nous avons tennis, piscine, cinéma...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --"Tenemos cancha de tenis, piscina, sala de cine...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Van egy teniszpályánk, egy úszómedencénk, egy vetítőtermünk --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Wir haben einen Tennisplatz, eine Schwimmanlage, einen Raum für Filmvorführungen -
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Έχουμε ένα γήπεδο αντισφαίρισης, μια πισίνα, ένα σινεμά --
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --Имаме тенис корт, плувен басейн, стая за скрийнинг...
Tenis kortumuz, yüzme havuzumuz, sinema salonumuz var --У нас есть теннисный корт, бассейн, кинозал...
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.(113:7) Пред лицем Господа трепещи, земля, пред лицем Бога Иаковлева,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Ante la presencia del Señor tiembla la tierra; ante la presencia del Dios de Jacob
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Da, cutremură-te, pămîntule, înaintea Domnului, înaintea Dumnezeului lui Iacov,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.För Herren må du väl bäva, du jord, för Jakobs Guds ansikte,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.For Herrens åsyn bev, du jord, for Jakobs Guds åsyn,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Hai bumi, gemetarlah di hadapan TUHAN, di hadapan Allah Yakub
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Hỡi đất , hãy run_rẩy trước mặt Chúa , Trước mặt Ðức_Chúa_Trời của Gia-cốp ,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Hỡi đất, hãy run rẩy trước mặt Chúa, Trước mặt Ðức Chúa Trời của Gia-cốp,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Indulj meg te föld az Úr orczája elõtt, a Jákób Istene elõtt,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.땅이여 너는 주 앞 곧 야곱의 하나님 앞에서 떨지어다
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Laat de hele aarde beven als de Here komt; beven wanneer de God van Jakob Zijn gezicht laat zien.
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Pro přítomnost Panovníka třásla jsem se já země, pro přítomnost Boha Jákobova,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Przed obliczem Pańskiem zadrżała ziemia, przed obliczem Boga Jakóbowego.
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Skælv, Jord, for HERRENs Åsyn, for Jakobs Guds Åsyn,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Tras sa, zem, pred tvárou Pánovou, pred tvárou Boha Jakobovho,
Titre, ey yeryüzü, Kayayı havuza, Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde, Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.Trema, o terra, davanti al Signore, davanti al Dio di Giacobbe
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod