Ana içeriğe geç
Sözlük

havuz ile cümle

havuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hatta o havuzda bir taş bulmuştur.В ней посередине находился каменный стол.
İçinde bulunan su saati ve su havuzu pek çok kişi için bir ilgi odağıdır.ان الساعة المائية وحمام السباحة الموجدين بالداخل تكون محط اهتمام معظم الاشخاص .
Aynı yıl Havada Bulut, Kumpanya ve Havuz Başı isimli kitapları yayınlandı.وفي نفس السنة نشرت كتبه المسماة غيمة في الهواء والشركة ورأس الحوض.
Ufak bir havuz mevcut.يوجد حمام سباحة.
14 Temmuz'da gemi kuru havuza alını ve savaşın sonuna dek orada kaldı.وفي 14 يوليو، تم أخذها إلى حوض إصلاح السفن في سيفاستبول، وظلت هناك حتى نهاية الحرب.
Bir havuz da onun bir parçasıdır.بئر الجير هي أحد ضواحيها.
Havuz balığı çok yavaş büyür.شجر السرو بطيء النمو.
Dublin ismi, İrlandaca'da "siyah havuz" anlamına gelen Dubh Linn kelimesinden gelmektedir.اشتق اسم المدينة الإنجليزي من الاسم الأيرلندي Dubhlinn والذي يعني "البحيرة السوداء".
Yine her tuvalet binasının ortasında bir havuz bulunmaktaydı.كان هناك أيضا غرفة مرحاض على جانب الحمامخانة.
Kompleks de 50 metrelik bir yüzme havuzu da bulunmaktadır.يحتوي البرج على مجموع 57 حوض سباحة.
Hepçil balıklar olup, havuz dibinde yuva yaparlar.السمكة مسالمة وتعيش في المناطق السفلية من الحوض.
Havuzların ağzı açık bırakılır ve dalyanın içine balık girdiğinde ağız kısmı başka bir ağla kapatılır.انتعشت السمكتان داخل الحوض وبقيت الثالثة في يدي ساكنة بفم مفتوح.
Barton bir sahnede Lipnick ile kocaman kıpırtısız bir yüzme havuzunun yanında buluşur.Barton conhece Lipnick em uma cena ao lado de uma enorme, impecável piscina.
Yedi yaşındayken annesi yüzme takımına katılması için onu yüzme havuzuna götürdü.Quando tinha sete anos, sua mãe levou-o a uma piscina para participar de uma equipe natação.
17 Haziran günü evinin havuzunda ölü olarak bulunmuştur.Em 17 de junho de 2012, foi encontrado morto na sua piscina por sua noiva.
Hindistan, nitelikli yönetim ve teknik uzmanlığa sahip büyük bir havuza sahiptir.A Índia tem um grande conjunto de conhecimentos gerenciais e técnicos qualificados.
Su kaydırağı genellikle bir havuzda sonlanmaktadır.Os toboáguas geralmente terminam em piscinas.
Rekorlar; uzun kulvar (50 metre) ya da kısa kulvar (25 metre) yüzme havuzlarında kırılmıştır.Os recordes podem ser em piscinas longas (50 metros) ou curtas (25 metros).
Yüzme havuzunun üzerinde kurulan bir banyoda bu küvet kullanıldı.A banheira foi colocada em um banheiro construído sobre uma piscina.
Bir havuz da onun bir parçasıdır.Uma lagoa também faz parte dela.
Kanal içinde 9 ayrı havuzlu sistem bulunmaktadır.A rede dispõe de nove canais de distribuição de sinal via satélite.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Fica localizada junto à albufeira dos Pisões.
Yazlık evleri ve yüzme havuzları vardır.É verão!É piscina!
Gen havuzu, tek bir popülasyondaki bir genin tüm alel dizileridir.Um pool genético é o conjunto completo de alelos de uma população.
Katlarda havuzlar vardı ve koridorlarda çeşmeler şırıldayarak akıyordu.Existiam tanques nos pavimentos e fontes que jorravam nos corredores.
Peter yüzme havuzuna bomba atlayışı yaparken Brian, havuza girmeyi reddeden Stewie'yi havuza iter.Peter pula como uma bola de canhão na piscina e Brian critica Stewie quando o bebê recusa a entrar na água.
Havuzun çeşmesinden balıklar yalağa düşerlermiş.Os peixes Penhascos da Mancha.
Ts'o'nun uygulamasında, oluşturucu entropi havuzundaki gürültü bitlerinin sayısını tahmin eder.Nesta implementação o gerador mantém um número estimado de bits de ruído no pool de entropia.
Ortasında havuz olan umumi tuvalet yapısı, aynı zamanda toplanma yeri olarak da kullanılmıştır.Os banhos públicos tornaram-se também incorporada no sistema social como pontos de encontro.
Beylikdüzü Olimpik Yüzme Havuzunun inşası devam etmektedir.Viabilizou a construção da Piscina Olímpica.
Daha sonra şarkı 2007'de Triple J Hottest 100 müzik havuzundan dokuzuncu sırada yer aldı.A música também ficou em 9ª na Triple J Hottest 100 em 2006.
Bu entropy havuzundan rastgele sayılar yaratılır.A partir deste pool de entropia os números aleatórios são criados.
Aynı havuzdaki su akışı ise bir vektör alanıdır: Her noktaya bir hız vektörü verilir.De waterstroom in ditzelfde zwembad is een vectorveld: met elk punt associëren we een snelheidsvector.
Bodhi ağacı ve havuz Gautama Buddha'nın doğum yeri Asoka Sütunu Ebedi Barış Ateşi ^ LumbiniBodhiboom en vijver De geboorteplek van Gautama Boeddha Ashokan Pillar De eeuwige vlam
Gönüllüler ve açıkta olan erkekler kasaba için bir yüzme havuzu inşa ettiler ve kasaba parkını düzenlediler.Vrijwilligers en werklozen bouwden een zwembad en legden een openbaar park aan.
Ayrıca bir de havuz bulunmaktadır.Er was ook een zwembad.
Pennsylvania saldırı sırasında kuru havuzdaydı, torpidolamak her gayet zordu.De Pennsylvania lag in het droogdok en was daardoor relatief moeilijk aan te vallen.
2007 yılında sulama havuzu yapılmıştır.Het zwembad werd in 2007 afgebroken.
Kontamine olmuş göl veya havuzlarda yüzmek ve yeterince klorlanmamış su içmek yoluyla da iletim olabilir.Het kan ook gaan om chloorwater in een zwembad, of drinkwater met een hoog chloorgehalte.
Havuzun 500 kişilik seyirci tribünü mevcuttur.In het stadion is plaats voor 500 toeschouwers.
Kampüse bitişik yeni bir yüzme havuzu vardır.In de oostmuur bevindt zich nog een piscina.
Wikimedia OAI-PMH veri havuzunu, Wikipedia ve arama motorları için ilgili site güncellemeleri için kullanıyor.MTV Duitsland zendt de programma's Pimp My Fahrrad en Pimp My Whatever.
1974 yılında Arena'ya halka açık yüzme havuzu inşa edilmiştir.In 1974 werd de Wiener Stadthalle uitgebreid met een openbaar zwembad.
Yine her tuvalet binasının ortasında bir havuz bulunmaktaydı.Bij het station was een toiletgebouwtje aanwezig.
Bir havuza devredilen primler, genellikle üyelerine katılma oranlarında devredilir.Zoals eerder vermeld pesten pesters meestal alleen als ze in een groep zijn.
Bu entropy havuzundan rastgele sayılar yaratılır.Deze onderdoorgang komt uit in het Beatrixpark.
Gemi tekrar yüzdürülmek istendiğinde kapaklar açılarak havuza su dolması sağlanır.Om de brug terug dicht te kantelen, laat men de waterbak opnieuw leeglopen.
'Kapalı yanı' tribünleri ise Havuz Tarafı A ve Gar Tarafı B olarak adlandırılır.De oudste lussen worden de A en de B baan genoemd, en zijn een parkbaan.
Yine her tuvalet binasının ortasında bir havuz bulunmaktaydı.Na środku skweru funkcjonowała toaleta publiczna.
Yazlık evleri ve yüzme havuzları vardır.Istniały tu także łazienki letnie i szkoła pływania.
Narlıdere ilçesinin sınırları içinde ayrıca olimpik yüzme havuzu vardır.Dodatkowo na otwartej przestrzeni jest boisko oraz olimpijski basen pływacki.
Havuzlar 14 yaşından küçük çocuklara ücretsizdir.Dzieciom do lat 4 oferuje się pobyt bezpłatny.
Dünya'daki tüm organizmalar, ortak bir atadan ya da ortak bir gen havuzundan gelirler.Wszystkie organizmy na Ziemi pochodzą od wspólnego przodka (albo z pradawnej puli genowej).
Dublin ismi, İrlandaca'da "siyah havuz" anlamına gelen Dubh Linn kelimesinden gelmektedir.Angielska nazwa Dublin pochodzi z irlandzkiej nazwy Dúbh Linn oznaczającej „czarny staw”.
Bu salona "Havuzlu salon" denilmesinin sebebi, salonun ortasında küçük bir havuzun olmasıdır.Wieża Łazienna nazwana tak została dlatego, że znajdowała się w pobliżu łaźni.
Bu havuz gelecekte planlanan çoklu oyuncu için bir ön hazırlıktır.Jest to dobra pozycja dla psa który w przyszłości ma zostać liderem.
Yüzme havuzunun karşısındadır.Po stawie pływa.
3 Haziran 1942'de, yol/demiryolu asma köprüsü Miraflores yükseltme havuzunda törenle açılmıştır.Den 3 juni 1942 invigdes en kombinerad väg- och järnvägsbro vid Miraflores slussar.
Yıl Havuzu 100.Strandpromenaden 100 år
Şampiyona 50 m'lik Olimpik havuzda yapılmıştır.Olympiska spelen hålls i en 50-metersbassäng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
havuz ile cümle - Sayfa 11 - havuz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App