Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.상상할 수 있듯이, 여름의 날씨에도, 200피트의 얼음위에 서있게 되는것이죠.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Az idő itt, nyár van, és 200 láb magasan jégen állunk.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Cuacanya, seperti yang bisa Anda bayangkan, Anda berdiri di atas es setebal 200 kaki di musim panas.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Das Wetter, wie Sie sich vorstellen können, dies ist Sommer und man steht auf 200 Fuß Eis.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.El clima, como pueden imaginar... eso es en verano y hay 60 metros de hielo.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Het weer, zoals jullie zich kunnen voorstellen, is dit in de zomer, en je staat op 60 m ijs.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Il clima appunto, come potete immaginare, qui siamo in estate e ci si trova su quasi 70 m di ghiaccio.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Khí hậu, như bạn có thể tưởng tượng, đây là mùa hè và bạn đang đứng trên 200 feet ( ~ 67 m) băng.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.La météo comme vous pouvez l'imaginer... Là, c'est l'été et on marche sur 60m de glace.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.O clima, como podem imaginar, isto é no verão, e estamos sobre 60 metros de gelo.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Pogoda, jak możecie sobie wyobrazić, to jest lato i stoicie na 60 m lodu.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Vremea, cum vă puteți imagina, aici e vară și stai pe un strat de gheață de 60 m.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Ο καιρός, όπως μπορείτε να φανταστείτε, είναι καλοκαιρινός και στεκόμαστε πάνω σε πάγο πάχους 60 μέτρων.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Времето, както можете да си представите, това е през лятото, и вие стоите върху 200 фута (70 метра) от лед.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.Погоду вы можете себе представить.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.מזג-האויר, כפי שניתן לדמיין, זהו קיץ, עומדים על 70 מטר קרח.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.الطقس، كما قد تتخيلون، هذا الصيف ، وكنت واقفا على 200 قدم من الجليد.
Havalar, hayâl edebileceğiniz gibi, bu yaz olmasına rağmen, 61 metre olan bir buz parçasında duruyorsunuz.季節は夏 高さ60メートルの氷の上です 後方には火山があり
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.날씨가 풀리면서 화요일 아침에
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.Oteplovalo se a v úterý ráno, 2 palce sněhu roztály.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.Todos os direito, então teremos que 10 à esquerda.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.Yderligere 2 cm var smeltet væk onsdag morgen.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.Времето се затопли и до вторник сутринта 2 инча се стопиха.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.وقد ارتفعت الحرارة، وحتى صباح يوم الثلاثاء
Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.8월에는 더 추워질 거야.
Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.Kylmät säät ovat saapuneet. Elokuussa tulee vielä kylmempi.
Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.Und der August wird noch schlimmer.
Henüz havalar ısınmadı bile.-som skickar ut sina barn och tälta innan det är varmt nog. Då sticker väl jag.
Henüz havalar ısınmadı bile.Δεν είναι δική μου δουλειά.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Apoi iarna temperaturile scad.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.A potom sa v zime všetko ochladí.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.En dan in de winter koelt het af.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Et puis en hiver, les choses se rafraîchissent.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi. Hindistan'da yüksek basınç oluşmaya başlıyor.W zimie spada temperatura, nad Indiami rośnie ciśnienie.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.이제 겨울이 되면 대륙은 시원해집니다.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Og om vinteren bliver alt koldere.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Talven tullessa ilma viilenee.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Télen aztán minden lehűl.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Und im Winter dann kühlen die Dinge ab.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Và vào mùa đông, mọi thứ trở nên lạnh.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Y luego en el invierno las cosas se enfrían.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Και μετά το χειμώνα τα πράγματα ηρεμούν.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.А после, през зимата, нещата се охлаждат.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.Зимой же происходит охлаждение.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.ואז בחורף הדברים מתקררים.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.ثم في فصل الشتاء تزداد البرودة.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.高気圧がインドを覆います
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Att flyga söderut på vintern och norrut när det blir varmt?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Ca să zboare în sud iarna și în nord când se face cald?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Hogy télen délre repüljenek, majd északra ha meleg lesz?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"따듯해지면 다시 북쪽으로 오는 것이 거위들의 본능이지 않나요?" 라구요.
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Lecieć na południe zimą i na północ, gdy się ociepli?
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Lentääkseen etelään talveksi ja pohjoiseen ilman lämmetessä?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Letět v zimě na jih, a na sever, když se oteplí?
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Om zuidwaarts te vliegen in de winter en noordwaarts als het warmer wordt?
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?""Para voarem para sul no inverno e para norte quando faz mais calor?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Per volare a sud in inverno e a nord quando torna il caldo?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Um im Winter gen Süden zu fliegen und wenn es wärmer wird nach Norden?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Untuk terbang ke selatan waktu musim dingin dan pergi ke utara waktu hangat?"
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"Volar al sur en invierno y al norte cuando hace calor?"