Havalar ısındı.
The weather has become warmer.
Havalara girme.
Don't get ahead of yourself.
Çok havalara girme.
Don't let it go to your head.
Shinshu'de havalar nasýl?
How's Shinshu?
- Havalar düzelince, evlat.
-One fine day, son.
Yağışlı havaları hiç sevmez.
Nunca llueve a gusto de todos.
Sevinçten havalara uçuyorum.
I am in cloud number nine.
Tom sevinçten havalara uçtu.
Tom leapt for joy.
Bu sıcak havalar uzun sürmez.
These hot spells don't last long.
Bade sevinçten havalara uçar.
Keep Fit Be Happy Vol.
Şüphesiz havalar düzelecektir.
Surely the weather will become fine.
Et sıcak havalarda hızla çürür.
Meat decays quickly in warm weather.
havalar ile daha fazla örnek cümle →