Ana içeriğe geç
Sözlük

havalar ile cümle

havalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
[Adam kendi dilinde konuşur]: Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.Le froid est là et août sera encore pire.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.الرجل: بدأ الطقس البارد وسيكون شهر أغسطس أسوأ،
[Adam kendi dilinde konuşur]: Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.暖かくしとけよ アベル
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Bạn phải đưa tôi thứ cuối cùng, bạn biết đấy --Bùm!-- bước đẩy cuối cùng để đưa tôi vào vũ trụ.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Devi darmi il botto finale.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Je geeft me de definitieve... boem! De laatste pitch die me de sterren laat zien.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.마지막 펀치를 날립니다. 최종적으로 저를 우주로 날려 보낼 한방이요.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Sie müssen den letzten Kick geben, der mich in den Weltraum katapultiert.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Tienen que darme el final, ya saben, ¡bum! La propuesta que me pondrá en órbita.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Trebuie să-mi oferiți finalul, știți -- bum! Ultimele remarci care mă vor lansa în spațiu.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Vous devez me donner le final, boum! Le pitch final qui va m'envoyer dans les étoiles.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Вие трябва да ми дадете финала, нали се сещате - бум! Финалното убеждаване, което ще ме изстреля в космоса.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.אתה צריך לתת לי את הבום הסופי המשפט האחרון שהולך לשלוח אותי לחלל
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.عليك أن تأتي بالخاتمة , كما تعلمون -- (بووم) الخطوة الأخيرة التي سترسلني إلى الفضاء.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.私を宇宙に飛ばす最後の一押しです
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Het is lekker weer de laatste tijd, dus het is niet echt druk... maar met het veranderen van seizoen...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...În ultima vreme a fost timp frumos, aşa că nu am fost prea ocupaţi... Însă schimbarea de anotimp...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Le temps est agréable dernièrement, alors on n'est pas très occupés... mais quand on changera de saison...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...O tempo está bom ultimamente, então não estamos muito ocupados. Mas uma mudança de tempo...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Tenemos buen tiempo, así que no hay mucho trabajo,... pero con el cambio de estación...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Ultimamente fa bel tempo, e non abbiamo tanto lavoro... ma al cambio di stagione...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Zaradi lepega vremena nimamo veliko dela, a ob koncu letnega časa ... -Pomagal vam bom.
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Zaradi lepega vremena nimamo veliko dela, a ob koncu letnega časa ...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...Ο καιρός είναι καλός τώρα τελευταία, οπότε δεν είμαστε πολύ απασχολημένοι... αλλά με την αλλαγή της σεζόν...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...В последнее время стоит хорошая погода, поэтому мы не особенно заняты... но смена сезонов...
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...الطقس جميل اليوم لذا لن نكون مشغولين ..ولكن عندما يتغير الطقس
Bu havada çocuklarını kampa gönderen anne baba delirmiş olmalı. Henüz havalar ısınmadı bile.I genitori sono pazzi se lasciano andare in campeggio i figli quando non fa ancora caldo.
Bu havada çocuklarını kampa gönderen anne baba delirmiş olmalı. Henüz havalar ısınmadı bile.Komische Eltern, die ihre Kinder zu dieser Jahreszeit zelten lassen.
Bu havada çocuklarını kampa gönderen anne baba delirmiş olmalı. Henüz havalar ısınmadı bile.Los padres están locos si dejan ir de acampada a sus hijos... cuando aún no hace calor.
Bu havada çocuklarını kampa gönderen anne baba delirmiş olmalı. Henüz havalar ısınmadı bile.Rodiče by neměli dovolit svým dětem stanovat dokud není teplo.
Bu havada çocuklarını kampa gönderen anne baba delirmiş olmalı. Henüz havalar ısınmadı bile.Rodzice nie powinni pozwalać dzieciom biwakować póki jest tak chłodno.
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buDaher sehen Sie, meine Doppel-Abzug, den Sie hatte in vile Wetter gewesen, und dass
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buEzért, látod, én kétszeres levonásának, hogy már ki aljas időjárás, és hogy
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve bu따라서 여러분도 알다시피, 내 두 당신은 나쁜 날씨 들락날락했다는 공제, 그리고
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buOleh karena itu, Anda lihat, saya ganda deduksi bahwa Anda telah keluar dalam cuaca buruk, dan bahwa
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buSiten näet, minun kaksinkertaisen vähennyksen, että sinulla oli vuonna inhottava sää, ja että
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buלכן, אתה רואה, ניכוי כפול שלי כי אתה כבר בחוץ במזג אוויר נתעב, וכי
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buوبالتالي ، كما ترون ، بلدي الخصم المزدوج الذي كان في الطقس البشعة ، وأنه
Dolayısıyla, gördüğünüz, benim çift kirli havalarda dışarı edildiğini kesinti ve buあなたは、ロンドン召使い特に悪性ブートスリット試験片を持っていた。
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buAnda telah keluar dalam cuaca keji, dan bahwa
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buDe havde været ude i modbydelige vejr, og at
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve bu당신은 나쁜 날씨에 가셨고 그
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buSie hatte in vile Wetter gewesen, und dass
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buВи були в брудної погоди, і що
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buВы были в гнусной погоды, и что
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buאתה כבר בחוץ במזג אוויר שפל, וכי
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buكنت قد تم في الطقس البشعة ، والتي
Eğer aşağılık havalarda dışarı olmuştu ve buあなたが特に悪性のブートを持っていた-
Eski oyunları oynamıyorum ancak nostaljik havalarını seviyorum.Ich spiele keine alten Spiele, doch ich bin diesbezüglich Nostalgiker.
Eski oyunları oynamıyorum ancak nostaljik havalarını seviyorum.Je ne joue pas aux jeux très vieux, mais ils me rendent nostalgique.
Eski oyunları oynamıyorum ancak nostaljik havalarını seviyorum.전 옛날에 제가 만든 게임을 하지는 않지만, 이따금 향수를 느끼곤 합니다
Eski oyunları oynamıyorum ancak nostaljik havalarını seviyorum.Nehraji staré hry, ale rád na ně vzpomínám.
Eski oyunları oynamıyorum ancak nostaljik havalarını seviyorum.Nie gram w stare gry, ale zajmują specjalne miejsce w moim sercu.
Havalar soğumaya başladı ve Ağustos daha da kötü olacak.Už je zima a v srpnu to bude ještě horší.
- Havalar düzelince, evlat.- Jedného teplého dňa.
- Havalar düzelince, evlat.- Jednoho teplého dne.
- Havalar düzelince, evlat.- Op een mooie dag, jongen.
- Havalar düzelince, evlat.Przy telefonie. Co się stało, szefie? To, tak, wyluzować się.
- Havalar düzelince, evlat.-Quando sarā bello, figliolo.
- Havalar düzelince, evlat.Някой хубав ден, сине.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod