Havadaki tüm zararlı organizmaları yok eden cihazlar.Vandenyje rasta nesprogusių aviacinių bombų.
Bu sırada uçağın havadaki son anlarına ait bir geriye dönüş gösterilir.Sealt saadetakse lahkunuid viimsele teekonnale ka käesoleval ajal.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 atmósfera, las condiciones meteorológicas tienen una influencia decisiva
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 förhållanden en avgörande inverkan på luftburna koncentrationer.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 meteorologiczne miały decydujący wpływ na ich stężenia w powietrzu.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 razmere, ki delno pojasnjujejo letno nihanje in visoke koncentracije O v
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 rozhodující vliv na koncentrace ve vzduchu meteorologické podmínky.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 rozhodujúci vplyv na vzduchom nesené koncentrácie. To aspoň čiastočne
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 worden gevormd, hebben meteorologische omstandigheden een
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.συγκεντρώσεις αερομεταφερόμενων ρύπων.
Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Astma, wielu chorych - można wykryć takie rzeczy jak ilość pyłków, jakość powietrza, częstość oddechów.
Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Астма - голям брой, може да се откриват неща като количество полени, качество на въздуха, скорост на дишане.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Creste de asemenea fixarea de dioxid de carbon, izolând câțiva dintre agențiii poluanți din aer.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Está también incrementanto el equilibrio de CO2, captando algunos de los contaminantes volátiles.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Het doet het vastzetten van CO2 toenemen, filtert wat van de luchtvervuiling.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.또 이 식물들은 이산화탄소를 고정, 흡수하고 대기중에서 발생한 오염물질을 격리시키기도 합니다.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Oazy to także kontrolowanie CO2, odizolowanie niektórych zanieczyszczeń w powietrzu.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.On augmente aussi le traitement du CO2 en emprisonnant quelques polluants aériens.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Sie binden auch CO2, indem sie einige der Schadstoffe in der Luft aufnehmen.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Sta anche aumentando il fissaggio di CO2, intercettando alcuni degli inquinanti trasmessi per via aerea.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Também aumenta a fixação do CO2, que aprisiona os poluentes que há no ar.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Ugyancsak növeli a szén-dioxid-lekötést, elkülönítve ezzel a levegőben lévő szennyeződések egy részét.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Επίσης αυξάνει το ποσοστό περιορισμό των CO2 ρυπαντών απομονώνοντας μερικούς από τους αέριους ρυπαντές.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.Така се повишава контрола над емисиите на СО2, изолирайки някои от пренасяните по въздуха замърсители.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.זה גם מגדיל את הקשירה של גזי CO2 ובכך מרחיק חלק מהמזהמים שנישאים באוויר.
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.انها أيضا تزيد من إمتصاص غاز ثاني أكسيد الكربون ، عزل بعض الملوثات المحمولة جواً .
Ayrıca CO2 bağlanmasını arttırmakta, havadaki bazı kirleticileri tutmaktadır.空気中に舞い上がる汚染物質も 隔離することができます この小さな遮蔽地を
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Atterrando così in una postura che ricorda superman mentre vola.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Ils atterrissent donc toujours dans la position de Superman.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.그리고 언제나 슈퍼맨이 하늘에서 떨어지는 것 같은 자세로 착지합니다.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Og så lander de altid i en slags superman flyve position.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Şi apoi, ei întotdeauna aterizează într-o postură de tipul Superman sau skydiving.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar. Sonra dedik ki:これが正しいなら物理的モデルの
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Und dann landen sie immer in dieser Superman-Fallschirmsprung-Pose.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Và rồi, chúng luôn hạ cánh trong tư thế siêu nhân nhảy dù tự do.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Y entonces tocan el suelo en una postura como la de superman aterrizando.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Zawsze lądują jak Superman-spadochroniarz.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Ze landen altijd in het soort houding van superman die skydivet.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.И потом всегда приземляются в позе прилетевшего супермена.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.След което винаги кацат в позата на супермен - скайдайвър.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.הן תמיד נוחתות בתנוחה הזאת של סופרמן בצניחה חופשית.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.ويهبطون دوما بوضع مثل سوبرمان
Biyoloji ve İnşa edilmiş Çevre Merkezinde bir hastanedeki havayı inceleyip havadaki mikropların생물학과 건조 환경 센터에서, 저희는 병원에서 공기를 샘플로 가져와, 공기 중의 미생물의
Biyoloji ve İnşa edilmiş Çevre Merkezinde bir hastanedeki havayı inceleyip havadaki mikroplarınב-"מרכז הביולוגיה ובניית הסביבה", ניהלנו מחקר בבית-חולים בו דגמנו אוויר
Biyoloji ve İnşa edilmiş Çevre Merkezinde bir hastanedeki havayı inceleyip havadaki mikroplarınفي مركز علم الأحياء و بيئة المباني، أجرينا دراسة في مستشفى حيث أخذنا عينات من الهواء
Biyoloji ve İnşa edilmiş Çevre Merkezinde bir hastanedeki havayı inceleyip havadaki mikroplarınある病院を研究対象として 空気を見本採取し 空中の微生物から
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Aceste LED-uri sunt cablate la senzori care detectează prezența moleculelor parfumate din aer.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Ces LED sont raccordées à des capteurs qui détectent la présence de molécules odorantes dans l'air.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Dessa LED-lampor är kopplade till sensorer som upptäcker närvaron av luktmolekyler i luften.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Deze LED's zijn verbonden aan sensoren die de aanwezigheid van geurende moleculen in de lucht detecteren.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Diese LEDs sind mit Sensoren verdrahtet, welche das Vorhandensein von Geruchsmolekülen in der Luft wahrnehmen.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Estos LEDs están conectados a sensores que detectan la presencia de moléculas de olor en el aire.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.I fotoemettitori sono collegati a sensori che rilevano la presenza di molecole odorifere nell'aria.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.LED ini terhubung ke sensor yang mendeteksi adanya molekul bebauan di udara.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.이 LED들은 대기 중에 있는 냄새 분자의 존재를 감지할 수 있는 센서에 연결되어 있죠.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Te diody połączone są z czujnikami, które wykrywają obecność cząsteczek zapachowych w powietrzu.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Tieto LED diódy sú zapojené k senzorom, ktoré zisťujú prítomnosť pachových molekúl vo vzduchu.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Tyto diody jsou připojené k senzorům, které ve vzduchu odhalí přítomnost aromatických molekul.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Светодиодите са свързани към сензори, които отчитат присъствието на молекули на аромата във въздуха.
Bu LED'ler havadaki koku moleküllerinin varlığını algılayan sensörlere bağlı.Эти светодиоды подключены к датчикам, которые обнаруживают присутствие пахучих молекул в воздухе.