Ana içeriğe geç
Sözlük
/
havadaki

havadaki

C2 seviye
TR → EN
"havadaki" kelimesinin İngilizcesi: airborne. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelairborne

Görsel

Geleceğin Evleri: Havadaki Süspansiyonlu Minimalist Cam Villa TasarımıHavadaki Dans: Sanatsal Duman Halkaları ve Büyüleyici Duman FormlarıYıldızlı Gecede Parlayan Dolunay ve Sisli Havadaki Bitki SiluetleriBeyaz Kadife Chesterfield Kanepe ve Havadaki Dekoratif Cam Baloncuk

Diğer Dillerde

Almancaüber die Luft transportiert
Folgen haben. — Havadaki PM
Fransızcaaéroporté, en vol, transporté par l'air /a.e.ʁɔ.pɔʁ.te/
airlifted, transported by air
köken: From aéro- + porté.
Opérations à la volée (uniquement JPEG) — Havadaki İşlemler (sadece JPEG)
İspanyolcaaerotransportado, transportado por el aire, volando /aeɾotɾanspoɾˈtado/
airborne
Se ha calculado que las PM — Havadaki PM
İtalyancaaviotrasportato, in volo, trasportato dall'aria
past participle of aviotrasportare
È stato stimato che il — Havadaki PM
Arapçaفي الجو
تشغيل الذبابة عمليات JPEG — Havadaki İşlemler (sadece JPEG)
Portekizceem voo, transportado pelo ar, voante /voˈɐ̃.t͡ʃi/
airborne; flying (in flight) · flying (able to fly) · flying
köken: From Latin volantem. By surface analysis, voar + -ante. Doublet of volante. First attested in 1516.
Ele usou a humidade do ar... — Havadaki nemi kullandı.
O dos muy lindos buſcãtes, / rraſteyros, & tam voantes, / caçadores rraſtejantes, / que caçam çaça ^([sic]) rreal.
που μεταδίδεται ή διασπείρεται μέσω του αέρα
Τι; Χρησιμοποίησε την υγρασία του αέρα... — Ne? Havadaki nemi kullandı.
Lehçew trakcie lotu
Szacuje się, że PM — Havadaki PM
Ukraynacaщо знаходиться у повітрі
Яйце У польоті — Yumurta Koza Havadaki dişi
Finceilma-, ilmaan, ilmassa, ilmassa leijuva
illative singular of ilma
On arvioitu, että ilman PM — Havadaki PM
İbraniceמוּטָס
עיבוד תמונה תוך כדי העתקה (תמונות JPEG בלבד) — Havadaki İşlemler (sadece JPEG)
Endonezcelintas udara
Dan acuan untuk ide ini adalah burung-burung diatas sana. — Ve bu fikir için bariz örnekler havadaki kuşlar.
Bulgarcaвъздушнопреносим, летящ /lɛˈtʲa̟ʃt/
indefinite masculine singular present active participle of летя́ (letjá)
Бързи действия (само за JPEG) — Havadaki İşlemler (sadece JPEG)
Katalancatransportat per l'aire
İrlandacaaerbheirthe
airborne
köken: From aer- (“air”) + beirthe (“borne”).

Örnek Cümleler

Havadaki değişiklik aniydi.
The change in weather was sudden.
Havadaki İşlemler (sadece JPEG)
On the Fly Operations (JPEG only)
Havadaki gerginlik hissediliyordu.
You could feel the tension in the air.
Ve bu fikir için bariz örnekler havadaki kuşlar.
And sort of the posterbirds for this idea are the birds up there.
Havadaki küçük parçacıklar kansere neden olabilir.
Tiny particles in the air can cause cancer.
Gökkuşağı havadaki suyun birçok formuyla oluşabilir.
Rainbows can be caused by many forms of airborne water.
Yangından sonra, havadaki duman kokusu günlerce sürdü.
After the fire, the smell of smoke in the air lasted for days.
Gerçek şu ki, o sadece havadaki şu kuşu dişleriyle yakaladı.
As a matter of fact, he did just catch that bird in midair with his teeth.
Havadaki moleküller tarafından sadece güneş ışınları yayılmaz.
Not only sunlight is scattered by the molecules in the air.
Havadaki moleküller tarafından sadece güneş ışınları yayılmaz.
Not only sunlight is scattered by the molecules in the air.
Uçan bir varlığın havadaki veya uzaydaki yolculuğuna uçuş denir.
There is a feeling of flying through space.
Bulutlu günlerde, uzaktaki sesleri açık havadakilerden daha iyi duyarsın.
On cloudy days, you can hear distant sounds better than in clear weather.
havadaki ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod