Ana içeriğe geç
Sözlük

hatalı ile cümle

hatalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonunda James'in hatalı olduğu ortaya çıkar.Выясняется, что Джеймс бесследно исчез.
Rahamatou Drame hatalı çıkış nedeniyle diskalifiye edildi.Рахмату Драме была дисквалифицирована за фальстарт.
Her ne kadar bu hatalı bir durum olsa da patlamanın sebebi tam olarak bilinmemektedir.До сегодняшнего дня точная причина взрыва доподлинно не известна.
(I. tür hata veya α hata) "H0 hatalı veya yanlıştır": Biz onu doğru zannedip kabul ettik.Благодаря ему, мы (ре)конструируем или (вос)создаём (не)существующее».
Modellemenin nerede hatalı olduğunu keşfetmek için daha derin araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.Для определения того, в каких случаях модель перестаёт быть корректной, требуются дополнительные исследования.
Ne var ki kısa süre sonra teorisinin hatalı olduğu anlaşıldı.Но впоследствии данная теория была признана ошибочной.
Kuşkusuz bu hatalı bir gecikmeydi.Но ошибка оказалась не напрасной.
Bazı jeneriklerde adı hatalı biçimde Ferdi Altuner olarak geçer.В некоторых источниках его имя ошибочно транскрибируется как Фрэнк де Винн.
Böylece hatalı seçim yapar.И он не ошибся в своем выборе.
Aksi halde bu durum danışanı hatalı yönlendirmesine neden olur.Данное действие может вызвать ошибку менеджера памяти.
Dikkatsiz ve hatalı davranışlarda bulundum ve şimdi özür diliyorum. şeklinde bir açıklamada bulunmuştur.Сегодня настал момент, когда я набрался смелости и готов извиниться.
Bazı kaynaklar hatalı olarak bitiş tarihi olarak 1952'yı belirtir.Как дату выхода фильма иногда ошибочно указывают 1992 год.
Bazı yayınlarda yerleşmeden hatalı olarak Kale Doruğu yerine Kavak olarak söz edilmektedir.В некоторых справочниках вместо картины ошибочно упоминается статуя.
Bu durum, Kervwe Okoro'nun hatalı olduğunu kanıtlar.Это означает, что утверждение Сорокина неверно.
Günümüzün bilgisayar destekli saniyelik analizlerinde iki tarafın da hatalı hamleleri kolayca fark edilebilir.Оба раза защиты были провалены, по мнению современных исследователей, несправедливо.
Ne var ki kısa süre sonra teorisinin hatalı olduğu anlaşıldı.على أي حال ظهر لاحقاً أن نظريته كانت خاطئة.
Dikkatsiz ve hatalı davranışlarda bulundum ve şimdi özür diliyorum. şeklinde bir açıklamada bulunmuştur.كنت أجد تصرفات خاطئةوالآن أنا أعتذر. .
Camm, cinayetlerden üç gün sonra hatalı kanıtlar nedeniyle tutuklanmıştı.أُلقي القبض على كام بعد ثلاثة أيّام مِن وقوع الجرائم بناءً على أدِلَّة مغلوطة.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.وكان حليمًا، إلا إنه عند الشدة كانت قسوته شديدة ولا ترحم أحد.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.يمكن للأبناء أن يولدوا مؤدبين لو كان آباءهم كذلك.
Bana kalırsa hepiniz hatalısınız.أظن أنكم كلكم مخطئون.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Se errar a resposta, ela morrerá.
Hatalı kullanıldıklarında çok tehlikeli olabilirler.Podem ser muito seguras se forem usadas apropriadamente.
Eski kavuşum tablolarına göre bu olayın önemli bir miktar hatalı verildiğini saptadı.Agora o Conselho Privado percebeu que havia cometido um grande erro.
Tom hatalı olduğunu kabul etmek istemez.O Tom não quer admitir que ele estava errado.
Böylece hatalı seçim yapar.Ze kiest verkeerd.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Ondanks zijn goede zorgen, aldus Purmerent, was de Swaen ondankbaar en ongehoorzaam.
Sonunda James'in hatalı olduğu ortaya çıkar.Uiteindelijk ziet Jenny in dat ze fout is.
Boeing, daha sonra yapılan hatalı onarım sonucunda uçağın 10,000 kalkışa kadar dayanabileceğini hesapladı.Bij Boeing werd berekend dat de verbinding het 10.000 vluchten zou houden.
Yani 11. biti hatalıdır ve değiştirilmesi gerekir 11. biti değiştirmek 10001100100'ı tekrar 10001100101 yapar.Inverteren van het elfde bit verandert 10001100100 terug naar 10001100101.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Als de koning geen antwoord geeft, zal zijn hoofd splijten.
Bu durum Haredilerce hatalı bulunur.Is dit niet het geval is er dus iets mis.
Demek ki, bu makine hatalı dolum yapmakta, ortalaması 20 kg olan dolumlar gerçekleştirememektedir.Vanwege dit gebouw kunnen met de mast geen ongestoorde metingen worden gedaan beneden 20 m hoogte.
Eser, hatalı iddialar da içermektedir.Of valt ze op de verkeerde jongens.
Hatalı kullanıldıklarında çok tehlikeli olabilirler.Bij overmatig gebruik kan het gevaarlijk worden.
Hatalı genler ebeveynlerden olduğu gibi alınmış da olabilir.Ze zijn bang dat ze even conformistisch zullen worden als hun ouders.
Diğer bir bozulma sebebi de hatalı onarımlardır.De korte schedels zijn het gevolg van foute reconstructies.
Sıklıkla, hatalı bir şekilde, harfin işaret ettiği ses ka denilerek isimlendirilir.Het nummer wordt ten onrechte vaak Haat genoemd.
O hatalıdır.Ze heeft ongelijk.
Carlos, İspanyolcayı hatalı konuşuyor.Carlos spreekt Spaans op een onjuiste manier.
Carlos, hatalı bir şekilde İspanyolca konuşuyor.Carlos spreekt Spaans op een onjuiste manier.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Bóg jest bezcielesny i zabronione jest wykonywanie jego podobizn.
(Rusça) ^ Bazı kaynaklar hatalı doğum tarihini gösteriyor - 28 Eylül 1899 veya 28 Eylül 1900.435об—436.). (ros) Wiele źródeł wskazuje na złą datę urodzenia. — 28 września 1900.
Böylece hatalı seçim yapar.Problem polega jednak na tym, że dokonuje złego wyboru.
Bu durum Haredilerce hatalı bulunur.Gdy tak nie jest, powstają nieporozumienia.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Zgłoszony został m.in. problem "nadmiernego apetytu" chłopca.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Jeśli odpowiedzi będą błędne, zapłaci za to życiem.
Bu raporda ise başta dönemin başbakanı Tony Blair olmak üzere çoğu kişi doğrudan hatalı bulunmuştur.Niewiele brakło jej do pierwszej pozycji, którą zajął Tony Blair.
Kuşkusuz bu hatalı bir gecikmeydi.Było już jednak za późno na naprawienie błędu.
İngilizce medical doctor açılımı gibi tercüme edilmeye çalışan terim de hatalıdır.Zasłynął też jako tłumacz angielskich dzieł lekarskich.
Eski kavuşum tablolarına göre bu olayın önemli bir miktar hatalı verildiğini saptadı.Rozpoznaje po jego zachowaniu, że wydarzyło się coś ważnego.
Bazı örneklerde hatalı muhakeme yapıldığı halde doğru sonuca ulaşıldığı durumlar olabilir.W niektórych przypadkach wynik badania może być fałszywie ujemny.
19:35 Kullanılmasa dahi hatalı tartı ve ağırlık bulundurma Deut.Łzy 3:15 Bez sensu, nieważne sł. i muz.
Hatalı genler yumurtalık kanseri riskini arttırırlar.Gwiaździsta blizna być może zwiększa ryzyko raka.
Patrick Moore yıldızın adını Wei olarak sunmuştur fakat bu hatalı bir okuma gibi görünmektedir.Patrick Moore presenterade namnet Wei för ε Scorpii, men det verkar vara en feltolkning.
Ancak bazı hekimler eski sınıflandırmayı hatalı olarak kullanmaya devam etmektedirler.Vissa forskare håller dock fast vid den tidigare klassificeringen.
Hatalı kullanıldıklarında çok tehlikeli olabilirler.Risknippet blir mycket stort om de har varit olydiga.
Sonunda James'in hatalı olduğu ortaya çıkar.Det visar sig så småningom att Bond har rätt.
Fazla sakar ve hatalıdır.Fel sort och för mycket?
Bu durum Haredilerce hatalı bulunur.Те ж саме відбувається, якщо вони хибні.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod