Ana içeriğe geç
Sözlük

hasat ile cümle

hasat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.우리는 밀을 추수합니다. 추수하면서 죽이는 겁니다.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Learatjuk a búzát és az aratással megüljük.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Noi raccogliamo il grano, e nel raccoglierlo, lo uccidiamo.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Nous moissonnons le blé, et en le moissonnant, nous le tuons.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Recoltăm grâul, şi recoltându-l, îl omorâm.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.We oogsten de tarwe en door het te oogsten, doden we het.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Wir ernten den Weizen, und beim Ernten töten wir ihn.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Zbieramy pszenicę i robiąc to zabijamy ją.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Жнём пшеницу, и в жатве убиваем её.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.Жънем пшеницата и при жътвата я убиваме.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.אנו קוצרים את החיטה, ובקציר הזה אנו הורגים אותה.
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.نحن اذا نحصد القمح وعندما نحصده .. فنحن نقتله
Buğdayı hasat ederiz ve hasat ederken, onu öldürürüz.そして収穫によって植物の命を頂きます 生きていた小麦が
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Deze mieren heten maaimieren omdat ze zaden eten.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Ces fourmis sont appelées moissonneuses parce qu'elles mangent les graines.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Diese Ameisen werden Ernteameisen genannt, weil sie Pflanzensamen essen.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.이 개미들은 씨앗을 먹는 습성 덕분에 추수개미라고 불립니다.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Mrówki te żywią się nasionami więc nazywamy je żniwiarzami.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Og disse myrer er kaldet høstemyrer, fordi de æder frø.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Queste formiche sono chiamate raccoglitrici perché mangiano i semi.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Şi toate aceste furnici sunt numite furnici care recoltează deoarece mănâncă seminţe.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Y estas hormigas se llaman "cosechadoras" por que se alimentan de semillas.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Тези мравки се наричат мравки-жътварки, защото ядат семена.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.Эти муравьи называются муравьи-жнецы, так как они питаются семенами.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.הנמלים האלה נקראות נמלים קוצרות כי הן אוכלות זרעים.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.وهؤلاء النمل يسمون حصادة لأنها تأكل البذور.
Bunlara hasatçı karınca denir, çünkü tohum yerler.これは成長したコロニーの巣と巣の入口です
Bunlar sadece hasat bitkileri değil,노르웨이 스발바르 저장소와 같이
Bunlar sadece hasat bitkileri değil,אלה לא רק צמחי יבול,
Bunlar sadece hasat bitkileri değil,هذه ليست نباتات محاصيل فقط،
Bunlar sadece hasat bitkileri değil,ご覧になったかもしれないような穀物植物だけではありません
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Chúng ta có thể bắt đầu có được sự kết tụ, và bắt đầu xanh hóa sa mạc từ bên trong.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Kita dapat mulai mengambil embun, dan menghijaukan gurun pasir ini dari dalam.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.대기 중의 수증기를 응결시켜 물을 얻을 수 있고, 바로 그 내부에서 사막녹화에 착수할 수 있습니다.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Man kann Kondenswasser sammeln und die Wüste von Innen begrünen.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Możemy gromadzić skroploną wodę i zazieleniać pustynię od środka.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Nous pouvons commencer à recueillir la condensation, et commencer à verdir le désert de l'intérieur.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Podemos começar a colher a condensação, e começar a tornar o deserto verde, a partir do interior.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Podemos comenzar condensación para la cosecha, y empezar a reverdecer el desierto desde ahí.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Possiamo anche raccogliere l'acqua condensata, e cominciare a rinverdire il deserto dal suo interno.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Putem colecta condensul, şi putem începe să înverzim deşertul dinăuntru.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.We kunnen condensatie beginnen te oogsten, en de woestijn beginnen groener te maken van binnenuit.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.Можем да получим в резултат кондензация и да започнем да озеленяваме пустинята отвътре.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.ניתן להתחיל תנאי קציר, ולהתחיל להפוך את המדבר לירוק מבפנים.
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.من هنا نستطيع أن نبدأ في تكثيف الحصاد وبدء زراعة الصحراء من داخلها
Buralarda yoğunlaştırılmış hasatçılığa ve çölü içten yeşillendirmeye başlayabiliriz.砂漠を内部から緑化できます 砂丘はある意味では、出来合いの建物の様なものです
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.Robili to w czasie w okresie żniw
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.그들은 이 전투를 추수시기에 했습니다.
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.Stavano facendo ciò durante la stagione del raccolto.
Bu saldırıyı hasat zamanında gerçekleştiriyorlardı.Адже операція відбулася у жнива.
Eğer hasat zamanından faydalanmazsanız, o zaman yiyeceğinizi yanınızda taşımak zorunda kalırsınız.Ale máte jednotky, musíte je nakrmit.
Eğer hasat zamanından faydalanmazsanız, o zaman yiyeceğinizi yanınızda taşımak zorunda kalırsınız.만약 그들이 땅으로부터 음식을 구할 수 없다면 그럼 당신은
Eğer hasat zamanından faydalanmazsanız, o zaman yiyeceğinizi yanınızda taşımak zorunda kalırsınız.В нея се включват и други, но това са големите сили.
Ev farelerine kıyasla daha az kötü kokarlar, özellikle de hasat zamanı sevilirler.Apestan menos que las ratas de ciudad y son especialmente populares durante la temporada de cosecha.
Ev farelerine kıyasla daha az kötü kokarlar, özellikle de hasat zamanı sevilirler.Têm menos cheiro que os ratos caseiros e são especialmente populares durante a colheita.
‹‹Ey Yahuda, senin için de bir hasat günü saptandı. ‹‹Ne zaman halkımın durumunu düzeltmek,Aber auch Juda wird noch eine Ernte vor sich haben, wenn ich meines Volks Gefängnis wenden werde.
‹‹Ey Yahuda, senin için de bir hasat günü saptandı. ‹‹Ne zaman halkımın durumunu düzeltmek,Anche a te, Giuda, io riserbo una mietitura, quando ristabilirò il mio popolo
‹‹Ey Yahuda, senin için de bir hasat günü saptandı. ‹‹Ne zaman halkımın durumunu düzeltmek,Ano i u tebe, ó Judo, vsadil rouby, když jsem já zase vedl zajatý lid svůj.
‹‹Ey Yahuda, senin için de bir hasat günü saptandı. ‹‹Ne zaman halkımın durumunu düzeltmek,A toi aussi, Juda, une moisson est préparée, Quand je ramènerai les captifs de mon peuple.
‹‹Ey Yahuda, senin için de bir hasat günü saptandı. ‹‹Ne zaman halkımın durumunu düzeltmek,Hỡi Giu-đa, ngươi cũng vậy, có mùa gặt đã định cho ngươi, khi ta đem phu tù của dân ta trở về.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod