Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Három évvel később már lehet aratni, hogy olyan épületeket építsünk belőlük, mint ez.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.O tri roky neskôr sa môže žať, aby mohli byť postavené budovy ako je táto.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Tiga tahun kemudian bambu itu dapat dipanen untuk membuat bangunan seperti ini.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Trois ans plus tard, il peut être récolté pour faire des constructions comme celle-ci.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Und drei Jahre später kann ihn ernten, um Gebäude wie dieses zu bauen.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Và sau 3 năm thì có thể thu hoạch để xây nhà.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Y en tres años puede cortarse para hacer construcciones como esta.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Ενώ τρία χρόνια αργότερα μπορεί να κοπεί για να φτιαχτούν κτίρια όπως αυτό.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.А через три года он может быть использован для строительства зданий вроде этого.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.Три години по-късно може да се отсече и да се направят подобни сгради.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.ושלוש שנים מאוחר יותר ניתן לקצור אותו בכדי לבנות מבנים כמו זה.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.ويمكن حصدها بعد ثلاث سنوات لتشييد مباني مثل هذا.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.建築に使えるほどになります チークのように強く高密度で
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Chúng ta thu hoạch các hạt đó và đó chính là các nhân lúa mỳ.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Die zaden oogsten we; dat zijn de tarwekorrels.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.E noi raccogliamo quei semi, e quelli sono la parte centrale del grano.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Kita memanen biji-biji itu, itulah bulir-bulir gandum.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.우리는 이 씨들을 추수 하는데 이것이 바로 밀낱알들이죠.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Mi pedig ezeket a magokat aratjuk, a búzaszemeket.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.My zbieramy te nasiona i to są właśnie ziarna pszenicy.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Nous récoltons ces graines, les grains de blés.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Şi noi recoltăm acele seminţe şi ele sunt boabele de grâu.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Wir ernten diese Samen, das sind die Weizenkörner.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Мы режем стебли и собираем урожай зерна.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.Ние жънем тези семена - това са житните зърна.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.ואנחנו קוצרים זרעים אלו, ואלו גרגרי החיטה.
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.ولكننا نحصد هذه البذور .. والتي هي القمح
Ve biz de hasat ederiz, bunlar buğday çekirdeğidir.収穫とはどういうことでしょうか
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.A kiedy zbierają plony, sprzedają nadwyżkę na targowiskach.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.És amikor betakarítják a terményeiket, a felesleget eladják a piacokon.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.Et quand elles produisent leurs récoltes, elles vendent le surplus sur des marchés.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.그리고 그들이 곡물을 생산하면, 그들이 시장에서 잉여 생산물을 가져다 팝니다.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.Și când au recolte, vând surplusul pe piață.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.Und wenn sie die Ernte einfahren, verkaufen sie den Überschuss auf Märkten.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.Wanneer zij hun gewassen produceren, verkopen ze het overschot op markten.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.Y cuando cosechan su siembra, venden el excedente en los mercados.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.Και το πλεόνασμα της παραγωγής τους πωλείται στις αγορές.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.И когато произвеждат техните култури, продават излишъка на пазарите.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.И, собрав урожай зерновых, они продают излишек на рынке.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.וכשהן מייצרות את התוצרת החקלאית, הן מוכרות את העודפים בשוק.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.وعند إنتاج محاصيلهم ، يبيعون الفائض في الأسواق.
Ve hasatlarını ürettiklerinde, üretim fazlasını... ...pazarlarda satarlar.市場で販売します 上がった利益は自分たちのものです
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Ale podczas żniw, złóżcie część plonów do magazynu.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.A v období sklizně, dejte jídlo zpátky i s úroky, potravinovými úroky.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi."Durante a estação das colheitas, repõem-no de novo, com juros, "juros em alimentos.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.E quando c'è la raccolta, viene restituito con gli interessi, interessi alimentari.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.És aratás alatt visszateszitek tartalékkal együtt, úgynevezett ételkamattal.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Et pendant les récoltes, remboursez-la avec intérêts, des intérêts en nourriture.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.수확기 동안에는 이익분은 창고에 넣어둡니다. 식량 이익 말이죠.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Och under skörden, lägg tillbaka det med ränta, mat ränta.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Selama musim panen, kembalikan pinjaman tadi dengan bunganya, bunga makanan.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Şi în timpul recoltării, puneţi înapoi cu dobândă, dobândă în alimente.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Tijdens de oogst stop je het terug met rente, voedselrente.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Và trong mùa thu hoạch, hãy gửi vào kho cùng với một lợi tức, lợi tức lương thực.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Während der Ernte haltet es zurück. ?Interesse
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Y durante la cosecha, los devuelven con intereses, intereses en alimentos.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.Και όταν υπάρχει συγκομιδή, το βάζετε πίσω με τόκο, τόκο σε τρόφιμα.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.А в урожай верните еду в банк, уже с процентом, добавив еще еды.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.И когато има реколта, връщайте храната с лихва, хранителна лихва.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.ובמשך הקציר, תחזירו את מה שלקחתם עם ריבית ריבית של אוכל