Ana içeriğe geç
Sözlük

hasat ile cümle

hasat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.ووقت موسم الحصاد، تعيدونه مع الزيادة (الفائدة)، فائدة غذائية.
Ve hasat zamanı, faiziyle yerine koyun, gıda faizi.食物で返しなさい 5から10パーセント多く戻すのです」
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?C'est ça la moisson est. On dit aussi "faucher une vie", vous savez.
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Hiszen, ez az aratás -- mondjuk néha, hogy learatjuk a malacot, ugye?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Ich mein, das ist was es heisst - wir könnten sagen, wir ernten das Schwein, oder?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Ik bedoel, dat is wat oogst is.
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?제 말은 그게 바로 추수라는 겁니다. 돼지를 추수한다면 어떤 말인가요?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Maksud saya, itulah memanen -- kita bilang kita memanen babi, kan?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Me explico, eso es cosechar... decimos que criamos puercos ¿cierto?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?To znaczy, tym jest zbiór - można powiedzieć ubić świnię, czyż nie?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Voglio dire, cos'è il raccolto...diciamo che raccogliamo i maiali, sapete?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Vreau să spun, asta e recoltarea -- spunem că recoltăm porcul, ştiţi?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Ý tôi là, thu hoạch mang tính chất giết chóc -- như khi chúng ta nói thu hoạch khi đến lứa lợn í.
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Жать пшеницу — это ведь то же самое, что резать свиней.
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?Това е жътвата... употребяваме същата дума и за прасето, нали?
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?כי מהו קציר? אנו אומרים "לקצור מישהו",
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?هذا هو الحصد .. اليس كذلك .. فعندما نقول اننا نحصد الخنزير/الخروف
Yani, hasat nedir -- domuzu da yetiştiririz, değil mi?私たちは命ある食物を頂きます
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Come la neve d'estate e la pioggia alla mietitura, così l'onore non conviene allo stolto
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Comme la neige en été, et la pluie pendant la moisson, Ainsi la gloire ne convient pas à un insensé.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Como a neve no verão, e como a chuva no tempo da ceifa, assim não convém ao tolo a honra.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Como nieve en el verano y lluvia en la siega, así no le caen bien los honores al necio
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Cum nu se potrivesc zăpada vara, şi ploaia în timpul secerişului, aşa nu se potriveşte slava pentru un nebun.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Eer past netzomin bij een dwaas als sneeuw in de zomer en regen tijdens de oogst.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Jako sneh v lete a jako dážď v žatve, tak nesluší bláznovi česť.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Jako śnieg w lecie, i jako deszcz we żniwa; tak głupiemu nie przystoi chwała.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Jako sníh v létě, a jako déšť ve žni, tak nepřipadá na blázna čest.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Kakor ne sneg poletju in dež žetvi, tako ne pristoji neumnežu čast.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.미련한 자에게는 영예가 적당하지 아니하니 마치 여름에 눈오는 것과 추수 때에 비오는 것 같으니라
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Mint a hó a nyárhoz és az esõ az aratáshoz, úgy nem illik a bolondhoz a tisztesség.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Såsom snö icke hör till sommaren och regn icke till skördetiden, så höves det ej heller att dåren får ära.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Seperti hujan di musim kemarau, dan salju di musim panas, begitu juga pujian bagi orang bodoh tidak pantas
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Som sne om sommeren og som regn i høsttiden, slik høver ære for en dåre.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Som Sne om Somren og Regn Høsten så lidt hører Ære sig til for en Tåbe.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Sự vinh hiển không xứng cho kẻ ngu muội, Như tuyết trong mùa hạ, như mưa trong mùa gặt.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Sự vinh_hiển không xứng cho kẻ ngu_muội , Như tuyết trong mùa hạ , như mưa trong mùa gặt .
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Wie der Schnee im Sommer und Regen in der Ernte, also reimt sich dem Narren die Ehre nicht.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Yhtä vähän kuin lumi kesällä ja sade elonaikana soveltuu tyhmälle kunnia.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Καθως η χιων εν τω θερει και καθως η βροχη εν τω θερισμω, ουτως εις τον αφρονα η τιμη δεν αρμοζει.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Как снег летом и дождь во время жатвы, так честь неприлична глупому.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Както сняг лятно време, И както дъжда в жетва, Така и чест не прилича на безумния.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.כשלג בקיץ וכמטר בקציר כן לא נאוה לכסיל כבוד׃
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.كالثلج في الصيف وكالمطر في الحصاد هكذا الكرامة غير لائقة بالجاهل.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.夏 天 落 雪 、 收 割 時 下 雨 、 都 不 相 宜 . 愚 昧 人 得 尊 榮 、 也 是 如 此
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.夏天 落雪 、 收割 時 下雨 、 都 不 相宜 . 愚昧 人 得 尊榮 、 也是 如此
Zira kral pamuğun ekim ve hasat işlemi için daha fazla köleye ihtiyaç duyulmuştu.제왕같은 목화를 재배하고 수확하기 위해서는 더 많은 노예가 필요했던거죠.
Zira kral pamuğun ekim ve hasat işlemi için daha fazla köleye ihtiyaç duyulmuştu.כשעוד עבדים נדרשו לשתול ולקטוף את הכותנה.
Zira kral pamuğun ekim ve hasat işlemi için daha fazla köleye ihtiyaç duyulmuştu.فقد كان يطلب الجميع المزيد من العبيد لزراعة وحصد القطن.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod