Ana içeriğe geç
Sözlük

hasat ile cümle

hasat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Zbieramy grzyby ale - co ważne grzybnia zmieniła celulozę w grzybowe cukry.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Τα μανιτάρια μετά θερίζονται, αλλά κυρίως, το μυκήλιο έχει μετατρέψει τη κυτταρίνη σε μυκητικά σάκχαρα.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Когда грибы собраны, что очень важно, мицелий превратил целлюлозу в грибковые сахара.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.После гъбите се прибират, но е много важно, че мицелът е превърнал целулозата в гъбични захари.
Mantarlar hasat ediliyor.이 버섯들을 추수해 보았는데요,
Mantarlar hasat ediliyor.את הפטריות אוספים,
Mantarlar hasat ediliyor.يتم جني الفطر بعد ذلك
Mantarlar hasat ediliyor.でも非常に重要なことに
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.그런데 올해의 추운 날씨 때문에 두 농장 모두 수확이 1/3 줄게되었습니다
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Aufgrund des kalten Wetters in diesem Jahr, ging die Ernte auf beiden Farmen um etwa ein drittel zurück.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Debido al clima frío de este año, las cosechas en ambas granjas disminuyeron por cerca de un tercio.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Devido ao clima frio de colheitas deste ano em ambos os farms Eles caíram por quase um terço.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Kvůli chladnému počasí v tomto byla sklizeň na obou farmách zhruba o třetinu nižší.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.På grund af koldt vejr i år er begge gårdes høst blevet 1/3 mindre.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Vanwege het koude weer dit jaar was de oogst op beide boerderijen een derde minder dan normaal.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.В резултат на студеното време тази година, реколтите и на двете ферми са намалели с около 1/3.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Через цьогорічне похолодання, врожаї на фермах зменшились на третину.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.وبسبب الجو البارد هذا العام، فإن المزارعين في كلا المزرعتين كانت همتهم اقل بمقدار 1/3
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.収穫は1/3減りました。 しかし、両果樹園は、近所から
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.A cause du froid, le paresseux ne laboure pas; A la moisson, il voudrait récolter, mais il n`y a rien.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.A hideg miatt nem szánt a rest; aratni akar majd, de nincs mit.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Dla zimna leniwy nie orze; przetoż żebrać będzie we żniwa, ale nic nie otrzyma.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.El perezoso no ara al comienzo de la estación; buscará en el tiempo de la siega y no hallará
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Il pigro non ara d'autunno, e alla mietitura cerca, ma non trova nulla
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.게으른 자는 가을에 밭 같지 아니하나니 그러므로 거둘 때에는 구걸할지라도 얻지 못하리라
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Lenoch neoře pro zimu, pročež žebrati bude ve žni, ale nadarmo.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Leňoch neorie pre zimu, a potom žiada v žatve, ale nieto.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Lenuh noče orati zaradi zime, zato bo beračil ob žetvi, a ničesar ne dobi.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.När hösten kommer, vill den late icke plöja; därför söker han vid skördetiden förgäves efter frukt.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Om Efteråret pløjer den lade ikke, han søger i Høst, men finder intet.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Om vinteren vil den late ikke pløie, derfor søker han forgjeves efter grøde om høsten.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.O preguiçoso não lavra no outono; pelo que mendigará na sega, e nada receberá.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Syksyllä ei laiska kynnä; elonaikana hän tyhjää tapailee.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Toamna, leneşul nu ară; la secerat, ar vea să strîngă roade, dar nu este nimic! -
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Um der Kälte willen will der Faule nicht pflügen; so muß er in der Ernte betteln und nichts kriegen.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Vì có mùa đông kẻ biếng nhác chẳng cày ruộng; Qua mùa gặt nó sẽ xin ăn, nhưng chẳng được gì hết.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Vì có mùa_đông kẻ biếng_nhác chẳng cày ruộng ; Qua mùa gặt nó sẽ xin ăn , nhưng chẳng được gì hết .
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Ленивец зимою не пашет: поищет летом – и нет ничего.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.Ленивият не иска да оре, поради зимата, Затова, когато търси във време на жътва, не ще има нищо.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.מחרף עצל לא יחרש ישאל בקציר ואין׃
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.الكسلان لا يحرث بسبب الشتاء فيستعطي في الحصاد ولا يعطى.
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.懶 惰 人 因 冬 寒 不 肯 耕 種 . 到 收 割 的 時 候 、 他 必 討 飯 、 而 無 所 得
Sonbaharda çift sürmeyen tembel, Hasatta aradığını bulamaz.懶惰 人 因 冬寒 不 肯 耕種 . 到 收割 的 時候 、 他 必討飯 、 而 無所得
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.지난 5년간, 저는 제 아내와 아이들을 데리고 미 남서부 몬태나 주에 갔습니다. 그 곳은 제가 십대시절
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.În ultimii cinci ani, mi-am dus nevasta şi copii în Montana de Sud-Vest, unde am lucrat în tinereţe
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.Posledních pět roků jezdím s rodinou do jihozápadní Montany, kde jsem v mládí pracoval při sklizních.
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.Trong vòng 5 năm gần đây, tôi đã đưa vợ con tôi tới Tây Nam Montana, nơi tôi đã từng cắt cỏ khi còn trẻ.
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.בחמש השנים האחרונות לקחתי את אשתי וילדי לדרום-מערב מונטנה, היכן שעבדתי בצעירותי בקציר.
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.طوال السنوات الخمس الماضية,كنت أصحب زوجتي وأولادي إلى جنوب غرب ولاية مونتانا, حيث كنت أعمل هناك وانا مراهق
Son beş senedir, karım ve çocuklarımla, gençliğimde hasat zamanlarında çalıştığım Güney Montana'ya gidiyorum.そこは かって私が10代の頃 干し草の収穫のアルバイトをした所です
Toprak sürmeden yapılan tarım, daha fazla hasat vermekle kalmayıp karbona da el koymuştur.-av arealer med mulltäckt plogfritt jordbruk- Det ger inte bara mer mat- -det binder också kol.
Toprak sürmeden yapılan tarım, daha fazla hasat vermekle kalmayıp karbona da el koymuştur.피복, 제로 경작 농법의 영역에서 이루어 지고 있습니다. 이것은 단지 더 많은 식량을 생산할 뿐아니라 탄소를 격리하는 기능도 합니다.
Toprak sürmeden yapılan tarım, daha fazla hasat vermekle kalmayıp karbona da el koymuştur.lehtikate- ja nollakyntöviljelyn alueella, joka ei pelkästään tuota enemmän ruokaa, vaan myös sitoo hiiltä.
Toprak sürmeden yapılan tarım, daha fazla hasat vermekle kalmayıp karbona da el koymuştur.באזור של חקלאות-גבבה, חקלאות אפס-עיבוד, שלא רק מפיקה יותר מזון, אלא גם מפרידה פחמן.
Toprak sürmeden yapılan tarım, daha fazla hasat vermekle kalmayıp karbona da el koymuştur.成功したのです オーストラリアのグレートバリアリーフも成功例の一つです 観光業者、漁師
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.3년 후에는 이런 건물을 짓기 위해 수확 가능하죠.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.După trei ani poate fi recoltat pentru a construi asemenea clădiri.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.E em 3 anos pode ser colheito para construir edificios como este.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.En drie jaar later kan het al geoogst worden om gebouwen als deze van te bouwen.
Ve 3 yıl sonra hasat edilebilir, bu gibi binaları inşa etmek için.E tre anni dopo si può raccogliere per costruire edifici come questo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod