Akışkanlar hariç tüm gerçek akışkanlar yüzey gerilimine karşı direnç gösterirler.Toate fluidele reale sunt vâscoase, cu excepția celor superfluide.
Ayvaya bugün Avustralya hariç tüm dünya ülkelerinde rastlanabilmektedir.Stârcul de noapte este întâlnit în toata lumea, în afară de Australasia.
Mülkiye’yi bitirdikten sonra Hariciye Nezareti'nde görev aldı.El a stat la baza a ceea ce mai târziu a devenit laïkó (cântec din popor).
Wayne'i tüm kabalıkları haricinde onu aşırı derecede seviyordur.Este dură cu toată lumea, exceptându-l pe Wayne.
Amazing Stories, bazı aralıklar hariç neredeyse 80 sene yayın hayatında kalmıştır.Amazinga fost publicată, cu unele întreruperi, timp de aproape optzeci ani.
Saldırı sonucunda Texian savunucularının ikisi hariç geriye kalan hepsi öldürüldü.Toți apărătorii texani au fost uciși, cu excepția a doi.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.China este țara din afara tropicelor cu cea mai mare biodiversitate.
Avrupa’nın kuzey kesimleri hariç diğer bölgelerinde yaygındır.Este larg răspândit în Europa, cu excepția zonelor nordice.
Akdeniz adaları ve İzlanda hariç tüm Avrupa’dan, Japonya’ya kadar dağılmıştır.Ei sunt răspândiți în toată Europa cu excepția Islandei.
Elazığ hariç diğer illerde bulunmamaktadır.Doar în rare cazuri, în lipsa lui...
Bu savaşta Hariciler ezici bir yenilgiyle karşılaşmış ve büyük kayıplar vermişlerdir.În bătălia care a urmat, americanii au ieșit victorioși, dar cu mari pierderi umane.
Bu hükümet Sovyetler Birliği hariç diğer Müttefik Devletler tarafından tanınır.Aici a fost format un guvern în exil, recunoscut de Aliații occidentali, dar nu și de Uniunea Sovietică.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Și ai nevoie și de foarte mult noroc, ca să nu-ți facă altcineva viața un iad.
Kutuplar hariç bütün dünyada yayılım gösterir.Sunt răspândite pe tot globul, cu excepția zonelor polare.
Emtia ticaretinde koruma seviyesi tarımsal ürünler haricinde düşüktür.Nivelul de protecție în comerțul cu mărfuri este scăzut, cu excepția celui pentru produsele agricole.
Fransa'nın diğer denizaşırı toprakları hariç. ^ "European countries".Alte rute sunt operate de către autoritățile locale. ^ „The Countries of the UK”.
Avustralya ve Antarktika hariç her kıtada görülür.Este răspândită pe toate continentele, cu excepția Australia și Antarcticei.
Haricilik Acrâd’îyye Beyhesiyye Ezarika Sufrîyye İbadilikAtingerea punctelor maxime de excitare la femeie excitare sexuală
1913 yılına gelindiğinde Moskova, Sankt-Peterburg ve Varşova merkezleri hariç tüm merkezler kapatılmıştır.În toamna anului toate birourile de securitate din Moscova, St. Petersburg și Varșovia au fost desființate.
Her iki din de bazı istisnalar hariç birçok kişinin peygamberliği konusunda fikir birliği içindedir.De ambele părți exista destul de multă nemulțumire față de comportamentul anumitor indivizi.
Caretaker'in kedisi hariç hiç kimse ölmedi.Niciunul dintre soldații lui Catilina nu a fost lăsat în viață.
Hintlerin haricinde de Çin kökenli nüfusta ülkede yaşamaktadır.În aceste condiții, doar străini de origine chineză imigrează în China.
Lucis Krallığı hariç, dünyadaki bütün ülkeler Niflheim İmparatorluğunun egemenliği altındadır.A világ összes országa Lucis királyságának kivételével a Niflheim Birodalom alatt áll.
Yunan tarihinde eğitim, Sparta hariç, kişisel idi.A görögöknél az oktatás általában privát volt, kivéve Spártát.
İkinci defa üzerinden geçtiğinizde, bir-iki nokta hariç anladığınızı düşünürsünüz.Második alkalommal, amikor újra átolvasod, azt hiszed, hogy megértetted, kivéve egy–két kisebb fejezetet.
Metanojenlerin bir grubu haricinde arkelerde peptidoglikan duvar yoktur.A metanogén csoport kivételével az archeák sejtfalában nincs peptidoglikán.
Tahrir Meydanı haricinde polis 10:30 sularında sokaklara geri döndü.A Tahrír tér kivételével 22:30-ra ismét lehetett látni rendőröket az utcán.
Amcası hariç tüm ailesi GPU tarafından gözaltına alındı ve bir idam mangası tarafından idam edildi.A nagybácsi kivételével a GPU mindenkit elfogott és kivégzett.
Aynı zamanda düşünceleri okuyabilme yeteneğine sahip (bella hariç).Különleges képessége, hogy tud olvasni mások gondolataiban (kivéve Belláéban).
1999 - Avrupa para birimi Euro yürürlüğe girdi (Birleşik Krallık, Danimarka, İsveç ve Yunanistan hariç).Egységes pénznem, az euró (az Egyesült Királyságot és Dániát kivéve).
İki kısa dönemin haricinde, Mir Ağustos 1999'a dek sürekli olarak görevdeydi.Két rövidebb időszakot leszámítva 1999 augusztusáig folyamatosan lakott volt.
Geçmişte harici su banyoları kullanılmaktaydı fakat artık bu banyolara ihtiyaç yoktur.Külső vízfürdőket használtak a múltban, de már nem szükségesek.
Kafka'nın Milena Jesenská'ya Çekçe yazdığı bazı mektupları hariç yayımlanan tüm eserleri Almanca yazılmıştır.Kafka minden művét németül írta, kivéve a Milena Jesenskának szóló, cseh nyelvű leveleket.
Nancy hariç herkes bunun intihar olduğunu düşünmektedir.House-t kivéve mindenki úgy véli, öngyilkosság történt.
İkisi haricinde bunların hepsi ya suikaste kurban gitmişti ya da savaşta öldürülmüştü.Kettőjük kivételével mindannyiukat meggyilkolták vagy csatában haltak meg.
Güney Amerika hariç bütün dünyada yayılım gösterir.Dél-Amerika kivételével az egész világon megtalálható.
BMX, yol harici düzenlenir.A Bmx átirányít ide.
Zırhları çok ince olmasında dolayı tabanca haricinde her türlü ateşli silah atışından zarar görübiliyordu.A tömeg hihetetlenül boldog volt, bár mindenfelől fegyvertüzet lehetett hallani.
Dil ve kulaktaki kemikler hariç insan iskeleti yaklaşık 207 kemikten meydana gelmiştir.Az emberi csontváz felépítésében a járulékos csontokat leszámítva mintegy 206 csont vesz részt.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Rájön, hogy önmagában a jólét nem teszi boldoggá az embert.
Kanada'da, alfa blokerler hariç diğer ilaç tedavileri olası ilk seçenekler olarak önerilir.Az alfa-blokkolókat kivéve az előbb felsorolt gyógyszerek javasoltak Kanadában is.
Diğer bir deyişle, tüm noktalar haricinde tek bir nokta seçilebilir.A legfeljebb egyetlen pont kivételével kitétel szükséges.
İkinci dünya savaşı hariç hayatının geri kalanını Berlin'de geçirdi.A második világháború utolsó napjaiban esett el Berlinben.
Antarktika haricinde dünyanın her yerinde bulunurlar.Az Antarktisz kivételével világszerte előfordul.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Minden nap az utcán volt, kivéve vasárnap.
Güvercin hariç.Kuczka Péter.
Aosta Vadisi hariç her bölge illere ayrılmıştır.Valle d’Aosta kivételével a régiók megyékre (provincia) oszlanak.
(Yalnızca kadın şarkıcılar içinde ve tatil parçaları hariç.)(A pótlásukra érkezett énekesnők sem váltak be.)
Avustralya ve Antarktika hariç her kıtada görülür.Ma Ausztrálián és az Antarktiszon kívül mindenütt megtalálható.
Kesin olarak, oluşumlar, birincil litoloji haricinde herhangi bir başka kriterde tanımlanamaz.Szűkebb értelemben a formációk nem definiálhatók az elsődleges kőzettani feltételen kívül mással.
Wayne'i tüm kabalıkları haricinde onu aşırı derecede seviyordur.Megdöbbenve hallja, hogy bűnei ellenére anyja még mindig szerette Wayne-t.
Sarayın cephesi batı-doğu yönünde 115 metre (kanatlar hariç), kuzey-güney yönünde ise 120 metredir.Nyugat-kelet irányban a homlokzat 115 méter hosszú, észak–dél irányban pedig 120 méter.
Kaleyi kuşatan askerler bunların hariçten kaleye girmiş olduklarını zan ettiler.A bankár elmesélte, hogyan is kerültek ők összekötözve a barlangba.
Memed'in atı hariç tüm eşkıyalar öldürülür.A moldvai ló kivételével kis termetűek voltak.
Örneğin 300 MHz Alpha 21164 600 MHz harici saat sıklığı gerektirir.Egy 300 MHz-es Alpha 21164-nek tehát egy 600 MHz-es órajelforrásra van szüksége.
Bu yemek haricinde de birçok kendine özgü yemeği vardır.Az előbb említett szabályokon kívül számos, ételre vonatkozó szigorítást is be kell tartania.
Bu nedenle son fragment hariç tüm parçalar bu biti içermelidir.Enélkül a rész nélkül is érthetőek a következő részek.
Oyun, bir kişi hariç herkes oyundan çıkana kadar devam eder.A játék folytatható, amíg mindenki - egy kivételével - "kimegy".
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Távírászként kezdett foglalkozni a távíró tökéletesítésével (1868).
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.Állapota ennek ellenére napokig válságos volt.