Antarktika toprakları hariç Fransa toprakları.Territories of France, excluding Antarctic territories.
Bazıları BitLocker ile bu sorunu yaşarken, diğerleri harici bir monitör kullanırken bunu yaşadı.Some had this issue with BitLocker, while yet others experienced it while using an external monitor.
Dışa Aktar, metni ÇH'den harici bir metin dosyasına aktarır.Export transfers the text from the TM into an external text file.
Şah haricinde her taş feda edilebilir.Any chess piece except the king may be sacrificed.
Harici video First Lady Florence Harding, Katherine Sibley tarafından 8 Mart 2017'de hazırlanmıştır.External video First Lady Florence Harding, presented by Katherine Sibley, March 8, 2017
Ali ve bazı arkadaşları Haricilerden düşmanlık ve savaştan vazgeçmelerini ister.Ali and some of his companions asked the Kharijites to renounce enmity and war, but they refused.
EPUB : tablolar hariç tüm ana özellikler.EPUB : all the main features except the tables.
Kök yakınları hariç, genellikle yaprak tabanlarından temizlenirler.They are usually clean of leaf bases except near the crown.
1783'te iktidara gelen Tory Partisi, 1830'a kadar (kısa bir dönem hariç) iktidarda kaldı.The Tories, who came to power in 1783, remained in power (with a short interruption) until 1830.
CURE çalışmasında kanama harici yan etkilerin görülme oranlarında bir fark görülmedi. [1]In CURE, there was no difference in the rate of non-bleeding adverse events.[1]
Neredeyse tüm karpal kemikler (pisiform hariç) altı yüzeye sahiptir.Almost all carpals (except the pisiform) have six surfaces.
819'da Ebu İshak, bazı Harici isyancılara karşı gönderilen bir kuvvete komuta etti.In 819 Abu Ishaq commanded a force sent against some Kharijite rebels.
Mansur'un seferinde Eyyub'un Hisn Kayfa hariç tüm toprakları alındı. [1]In al-Mansur's campaign, all of Ayyub's possessions, except for Hisn Kayfa, were taken.[1]
Altı bisikletçiyle yarışa giren Team DSM hariç tüm takımlar yedi bisikletçiyle yarışa katıldı.Each team submitted seven riders, except for Team DSM, which each entered six.
Derin deniz hidrotermal bacasının yakınındaki harici proton gradyanı ile çalışan ilk hücre.Early cell powered by external proton gradient near a deep-sea hydrothermal vent.
Bir kişi hariç herkes eve gitti.Bis auf eine Person ist jeder nach Hause gegangen.
Tom hariç herkes güldü.Alle lachten – außer Tom.
Tom ve Mary hariç herkes gitti.Alle außer Tom und Maria sind gegangen.
Tom hariç, Maria'yı kimse sevmez.Keiner mag Maria – außer Tom.
Tom hariç buradaki hiç kimseyi tanımıyorum.Ich kenne hier niemanden außer Tom.
İnsan her şeyi kontrol edebilir, kalbi hariç.Man kann alles kontrollieren, außer seinem Herzen.
106. kademe hariç bütün diğer uçaklar 50% film malzemeleri ile silahlandırılması lazım.Alle Staffeln mit Ausnahme der 106. haben für Details 50 % der Flugzeuge mit anderem Filmmaterial auszurüsten.
Üç gün boyunca herkes garip bir şekilde ölmeye başlar, biri hariç.Innerhalb von drei Tagen sterben alle Personen unter mysteriösen Umständen, außer eine.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.Darum sieht er sie selten (allerdings stört ihn das wenig).
Nancy hariç herkes bunun intihar olduğunu düşünmektedir.Alle außer Nancy gehen von einem Selbstmord aus.
Bu üniversitenin haricinde ayrıca Luanda'da yerleşik Universidade Católica de Angola (UCAN) bulunmaktaydı.Daneben gab es nur noch die Universidade Católica de Angola (UCAN) in Luanda.
Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.Doch wurden die Ambrakier, als sie zurückkehrten, von den zurückgebliebenen Akarnaniern besiegt.
Böylece Millet-î Rûm haricinde gayrimüslimlere de devlet kademelerine memur olma yolu açılmıştır.Als solche wurde sie wohl zu den Indigetes, den nur zu bestimmten Anlässen verehrten Göttern, gezählt.
Lucis Krallığı hariç, dünyadaki bütün ülkeler Niflheim İmparatorluğunun egemenliği altındadır.Alle Nationen, bis auf das Königreich Lucis, werden von dem Imperium Niflheim beherrscht.
Ancak uçuş esnası hariç.Ausgenommen des Speedrennens.
Ender istisnalar hariç Mars'a gitmiş insanlar geri dönmemeli.Von sehr seltenen Ausnahmen abgesehen, sollten die Leute, die zum Mars gehen, nicht mehr zurückkommen.
Deneme sırasında ayaklar hariç hiçbir vücut uzvu yere temas etmemelidir.Während des Versuches darf außer den Füßen kein anderer Körperteil den Boden berühren.
Dağlar, kuzey batıdaki hâriç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır).Der Berg Munzur (Koyê Munzıri) ist das Wahrzeichen von Tunceli.
Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.Doch der Kartenabreißer schenkt ihnen wenig Glauben.
Frank ve Jesse James kardeşler harici tüm James-Younger çetesi dağıtılmıştır.Bis auf Frank und Jesse James gab es die James-Younger-Bande nun nicht mehr.
Litvanya yarışmaya 2007 yılından beri katılıyor (2009 hariç).Die Schweiz nimmt seit 2009 (außer 2013) teil.
Mülkiye’yi bitirdikten sonra Hariciye Nezareti'nde görev aldı.Nach seiner Kriegsteilnahme machte er in Riesa (Sachsen) nachträglich sein Abitur.
Bu yıl, eleme turlarının son yılıydı ('Uzak Doğu' hariç).Im Laufe der Jahre gingen diese Grundbesitze in erblichen Besitz über (Höfe).
Öte taraftan "Umman İbadileri" kendilerinin Haricîler'in bir dalı oldukları savını kabul etmemektedirler.Jemandes Entschuldigungen nicht annehmen, der zugibt, dir Unrecht getan zu haben.
Lisanslı liglerde bulunan takımlar da lisanslıdır (Cagliari hariç).Nichtresidierende Domherren werden mit einem (ND), Ehrendomherren mit einem (ED) gekennzeichnet.
Günümüzün Hariciler'i eskiye nazaran daha ılımlı İbadiler'dir.Sie dienten nunmehr in stärkerem Maße weltlichen Zwecken.
Renkli pufflelar (Altın ve rengarenk hariç) hediye eşya kitabından da edinilebilir.Gelb (bzw. Gold) gehört nicht zu den Berner Standesfarben.
Sango dili resmi dil olmasının haricinde ayrıca ulusal dil olarak da kabul edilmektedir.Sango hat zudem auch den Status einer Nationalsprache.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Die Tageszeitung erschien täglich außer Sonntags.
Böylece doğu hariç tüm yönlerden gelen gemilere karşı koruma sağlandı.Diese Bucht gab Schutz vor dem Wetter für Schiffe außer in östlicher Richtung.
Tüm bu proteinler, mayoza özgü olan DMC1 hariç, memelilerde gelişme için gereklidir.Alle Proteine, außer DMC1, sind essentiell für die Säugetierentwicklung.
Avrupa’nın kuzey kesimleri hariç diğer bölgelerinde yaygındır.Es ist in Europa außer in den nördlichen Gebieten weit verbreitet.
Veritabanı, "apaçık çoğaltılması durumları hariç" bir girdiyi asla kaldırmaz.Die Wahrhaftigkeit kann falsche Aussagen nur durch einen Irrtum hervorbringen.
(Nispeten zayıf gelgit gerilmeler hariç).Der verlachte Hiob (Erzählungen).
Tablonun başka versiyonları muhtemelen çizilmişse de, bu iki versiyon haricindekiler bugüne ulaşmamıştır.Möglicherweise existierten weitere Versionen des Gemäldes, die heute nicht mehr erhalten sind.
Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862).Der Orden breitete sich trotz des frühen Todes seines Gründers (1862) rasch aus.
İhram harici sakal kesmek ve tırnak kesmek yasaktır.Das Rasieren und Trimmen des Bartes ist verboten.
Mezar taşına benzeyen piyonların haricinde tüm figürler insani özelliklere sahiptir.Mit Ausnahme der Bauern, die Marksteinen ähneln, besitzen alle Spielfiguren menschliche Züge.
Böylece harici tankın toplam uzunluğu ve çevresi değişmemişti.Die Gesamtlänge und der Durchmesser des externen Tanks hat sich jedoch nicht verändert.
Aynı yıl bir süre hariciye vekilliğine vekâlet etti.Im selben Jahr setzte er sich zur Ruhe.
Geçici özel sergiler hariç giriş parasızdır.Der Eintritt ist, Sonderausstellungen ausgenommen, frei.
ASCII kodu ile yazılmış bir takım grafikler (şekiller) haricinde resim grafik çıktısı veremezler.Das AlphaSmart konnte außer ASCII-Grafik keine Grafiken anzeigen.
Jung haricinde kimse bu olayın içyüzüyle ilgilenmez.Außer Jill wird das Phänomen jedoch optisch von niemandem wahrgenommen.
Tevbe suresi hariç bütün surelerin başlangıcında bulunmaktadır.Sempu (先負) – „Zuerst Verlust“.
İkinci dünya savaşı hariç hayatının geri kalanını Berlin'de geçirdi.Das Ende des Zweiten Weltkrieges erlebte er in Berlin.