hareketsiz ile cümle

hareketsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tam elektrik yüklü bir nesne sıfırdan farklı ve hareketsizse, bu olay statik elektrik olarak bilinir.عندما تكون محصلة الشحنة الكهربائية لجسيم غير مساوية للصفر وغير متحركة فإنها تعرف باسم كهرباء استاتيكية.
Gemiler hız keserek Boğaz'ın akıntısı üzerinde hareketsiz kaldılar.نزل النقيب دي روزا بسرعة من خلال عدة أسطح تتحرك نحو السفينة الصارمة.
Nesneler de hareketsiz olurlardı.بعضها غير متحرك.
İkiye ayrılan Aragon’un diğer tarafında, Cumhuriyetçi devlet aynı şekilde hareketsiz kalmıştı.Do outro lado da dividida Aragão, o Estado republicano também foi cancelado.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.Nesta região o plasma não é perturbado e não existe nenhum movimento de massa.
Hareketsizlik ve hastalık döneminden sonra 2003 yılında 96 yaşında öldü.Ela permaneceu ativa até a velhice e morreu em 2003, com 96 anos.
Bu süre içerisinde tamamen hareketsiz kalır.Desde então se sente completamente deslocada.
İki aylık hareketsizlikten sonra, Wight'ın sözleşmesi 8 Şubat 2007'de sona ermişti.O contrato de Wight expirou em 8 de fevereiro de 2007.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Além disso, os módulos não interagem uns com os outros.
Yıldızlar hareketsizdir.Não são imortais as estrelas?
Savaşın başlangıcında filler hareketsiz kalmışlardı ancak sonradan Memluk askerlerinin üzerine hücum ettiler.No final da luta, os macacos se rebelam contra o seu comandante humano.
Hareketli ve hareketsiz türleri vardır.Há formas passivas com sentido ativo.
Petrificus Totalus: Kişiyi dondurarak hareketsiz bırakan büyüdür.Petrificus Totalus Usado para paralisar um adversário.
Petrificus Totalus: Kişiyi dondurarak hareketsiz bırakan büyüdür.Petrificus Totalus Spreuk die iemand totaal verstijft.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.Alles was ongelijk, niet gesmeerd en niet afgeschuurd.
Yıldızlar hareketsizdir.Sterren zijn nagenoeg onvindbaar.
Bu çıkmaz içinde birbirlerine saldırırlar ve 9 milyon yıllığına birbirlerini hareketsiz kılarlar.Dan omhelzen de mensen elkaar, en vergeven zij elkaar eventuele fouten uit het afgelopen jaar.
Hareketsiz bir şekilde avlarını beklerler.Ze jagen op hun prooi door ze geruisloos te besluipen.
Rijitlik: Rijitlik, sistemin dış etkiler altında hareketsiz kalabilme yeteneğidir.Zmysł – zdolność odbierania bodźców zewnętrznych.
Görelilik ilkesinde Mutlak dinginlik (hareketsizlik) yoktur.Nie zalicza się więc do nich nieprzyswajalny błonnik.
Tsvaygenbaum resimlerinde genellikle figüratif temalar ve hareketsiz yaşam var, ama o birkaç portre yaptı.Obrazy Cwajgenbauma to zazwyczaj motywy figuratywne i martwa natura, ale namalował on też kilka portretów.
Petrificus Totalus: Kişiyi dondurarak hareketsiz bırakan büyüdür.Petrificus Totalus: Förstelnar motståndaren tillfälligt.
Bu çıkmaz içinde birbirlerine saldırırlar ve 9 milyon yıllığına birbirlerini hareketsiz kılarlar.Trots detta har de lyckats vara partners i nio år utan att döda varandra.
Tsvaygenbaum resimlerinde genellikle figüratif temalar ve hareketsiz yaşam var, ama o birkaç portre yaptı.Картини Цвайгенбаума, зазвичай мають образні теми та натюрморти, але він зробив кілька портретів.
Bazı masalarda kaleciler topu top masanın köşesinde hareketsiz kaldığında alamamaktadırlar.Бити по кулі палицею, коли куля стоїть біля краю столу, було незручно.
Bu kusurlu öncül evrenin sonsuz, hareketsiz ve homojen olmamasıydı.На той час вважали, що Всесвіт статичний, незмінний і вічний.
Diğer taraftan Kutusov kararsız ve hareketsizdi.Пікассо був невтішним і обуреним.
Bu süre içerisinde tamamen hareketsiz kalır.Ten je v momentální době dlouho nefunkční.
Petrificus Totalus: Kişiyi dondurarak hareketsiz bırakan büyüdür.Petrificus Totalus Kouzlo úplného spoutání, oběť může hýbat jen očima.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Benátské loďstvo muselo jen nečině přihlížet.
Kurbanı mümkün olduğu kadar hareketsiz tutun.Snaž se udržet řešení co nejjednodušší.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.Ten říká: 1) Robot nesmí ublížit člověku nebo svou nečinností dopustit, aby bylo člověku ublíženo.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Vírové čáry se nemohou vzájemně protínat.
Beden hareketsiz kalarak yanar.Suflă în foc fără violență.
Esas panzer birlikleri bir haftadır hareketsizdiler.Pentru aproximativ o oră trupele au fost inactive.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.Bătrânețea lui a fost liniștită, fără complicații și zguduiri bruște.
Avlanırken çok yavaş hareket eder ve uzun süre hareketsiz kalır.Mozgása lassú, bár elég könnyen vadászik.
Grek Donanması da öğleden sonraya kadar hareketsiz kalmıştır.Ezt követően egészen decemberig a német flotta passzivitásban maradt.
Eğer görüldüğünü hissederse, hareketsiz durur.Ha kézbe vesszük, mozdulatlanul fog állni.
Elde taşınan kamera ile elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir.Vain kehon aikaansaama kameran liike tai vakaus on sallittua.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.Robotti ei saa vahingoittaa ihmiskuntaa tai laiminlyönnein tuottaa ihmiskunnalle vahinkoa.
Tam elektrik yüklü bir nesne sıfırdan farklı ve hareketsizse, bu olay statik elektrik olarak bilinir.Kun kappaleen sähkövaraus on nollasta poikkeava ja liikkumaton, siinä sanotaan olevan staattista sähköä.
Hareketsiz, bitkindi.Jalattomat, elottomat.
Hareketsiz kalarak pusuya yatar ve yavaşça avını takip eder.Tämän jälkeen se rauhoittuu ja kävelee hitaasti, odottaen seuraavaa uhriaan.
Kuyrukları yukarı doğru dik durur ve nadiren hareketsiz kalır.Kävyt ovat yleensä latvassa ja jäävät pystyasentoon.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Alankomaiden laivaston alusten läsnäolo esti toiminnan jatkumisen.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Τα πιόνια μπλοκάρουν το ένα το άλλο χωρίς να αλληλοαπειλούνται.
Sıvı türü kolay tutuşup yanan hareketsizleşmiş toksin jöledir.Το υγρό άζωτο είναι μια συμπαγής και εύκολα μεταφερόμενη πηγή αερίου αζώτου χωρίς συμπίεση.
Eğer görüldüğünü hissederse, hareketsiz durur.Όταν κατάλαβε ότι είχε νικήσει, έμεινε ακίνητη.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.I dette område er plasmaet ikke forstyrret og enhver bevægelse vil dø ud.
Böylece, savaş bundan sonra üç haftadan fazla sürse de ileri unsurlar hareketsiz kaldı.Da krigen sluttede tre år senere, forblev grænsen nærmest uændret.
Hareketsizlik arttıkça kronik hastalıklara yakalanma riski artar.Uden behandling risikerer den syge kroniske funktionsnedsættelser.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Flådeværftet i Venedig blev bibeholdt.
Yükler birbirlerine göre hareketsiz olmak zorundadır.Knoglerne er ganske lidt bevægelige i forhold til hinanden.
Hareketsiz yavaş kullanıma müsaittir.Langsom bilkørsel er tilladt.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.Nu var gaden rolig, intet bevægede sig.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.Dalam daerah ini plasma bintang tidak akan bergerak dan setiap gerakan massa akan terhenti.
Ancak, bu hareketsiz bir çerçeve içinde ölçülen herhangi bir cisimin hızını yansıtmaz.Namun, ini tidak mewakili kecepatan dari setiap objek tunggal yang diukur dalam kerangka inersia tunggal.
Dolayısıyla oyun alanı üzerinde hiçbir baskıları yoktur ve (at dışında) tümüyle hareketsizdirler.Juga di tempat itu sesuai dengan apa yang mereka pernah alami juga tidak cocok bagi mereka.
İkinci tren sinyalde geçti ve öndeki tren hareketsiz dururken ona arkadan çarptı.Kereta kedua mencapai kecepatan penuh, kemudian menghantam kereta pertama dari belakang.

İlgili Sayfalar