Hayvanlar sakin ya da hareketli gruplar halinde ele alınmışlardır.Animais são encontrados em posições estereotipadas, ou atitudes.
Daima hareketli ve coşkuludur, yorulmak bilmez.Fê-lo calmamente e sem qualquer distracção, nem cansaço.
Genellikle yavaş yüzseler de bazen hareketli davranışlar da sergileyebilirler.Embora geralmente letárgico, esses tubarões podem se mover de forma muito rápida.
Aerosmith konserlerinde en hareketli grup üyesidir.Ela continua sendo uma das canções mais populares do Aerosmith.
Hareketlilik ve artan reaktivite özellikleri, onları sadece bazı yönlerden riskli yapar.Seus efeitos tóxicos e acumulativos o tiraram da corrida.
Küreselleşme Çıraklık Sosyal sınıf Sosyal hareketlilik Sınıf bilinciEstratificação social Classe social
Hareketli parçası yoktur.Não tem ação residual.
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.Esta técnica é idêntica ao modo como a ilusão de movimento é conseguida com a televisão e os filmes.
Jeanne inanılmaz hareketli bir varlıktı, dünya kadar konuşurdu." dedi.Ela se tornou uma incrível presença quando dicursa ao redor mundo".
Kıpırtılı olmak, yaşıtlarına göre daha hareketli olmak olarak tanımlanabilir.Você pode ser muito mais expressivo e você pode mostrar muito mais do que você é.
Hareketli ve hareketsiz türleri vardır.Há formas passivas com sentido ativo.
Cüssenin artması sonucunda hareketli olan hortum da daha uzağa erişebilmek için uzamıştır.Ao se aproximar da torre, um mecanismo fez com que o cavalo mais alto abaixasse.
Ortak bir kökene ait yıldızların oluşturduğu Zeta Herculis Hareketli Grubu üyesidirler.Elas pertencem ao Grupo Zeta Herculis de estrelas que compartilham uma origem comum.
Hummel 1942 yılında tank birliklerine hareketli topçu desteği vermek üzere tasarlandı.De Hummel werd in 1942 ontworpen vanwege de behoefte aan mobiele artillerieondersteuning voor tanktroepen.
Çoban köpekleri zeki ve hareketli köpeklerdir.Groenendaelers zijn intelligente en attente honden.
Onuncu şarkı "Watch n' Learn" hareketli bir hip-hop şarkısıdır.Als tiende nummer volgde "Watch n' Learn", geproduceerd door Hit Boy.
Bragging Rights Nexus için oldukça hareketli geçti.Op Bragging Rights was een avond vol met kansen voor de Nexus.
Meraklı ve çok hareketli balıklardır.Het zijn nieuwsgierige en zachtaardige vissen.
Bu nedenle sistem çok az sayı da hareketli parçaya sahip olacaktır.Het is een motortype met een zeer gering aantal bewegende delen.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Ze hebben een verlegen karakter en zullen eerder vluchten dan vechten, als dat mogelijk is.
10 Ağustos 1809'da İspanya'dan bağımsızlığı kazanmak için bir hareketlilik başladı.Op 10 augustus 1809 ontstond in deze stad voor het eerst de roep om onafhankelijkheid van Spanje.
Dublin’de hareketli bir gece hayatı vardır.Er is in Sydney een uitgebreid nachtleven.
Çocuklardan biri çok hareketlidir.De jongen zijn erg actief.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Het album heeft wel de klassieke vier "mouvements" vorm.
Çok hareketli olup, atlamayı severler, ilgi ve şefkat beklerler.Ze zijn aanhankelijk en worden graag geaaid en geknuffeld.
Surtla'daki hareketlilik 6 Ocak 1964 günü bitti.De marathon van Fukuoka 1964 werd gelopen op zondag 6 december 1964.
Fakat eğer mıknatıs sabit ve iletken hareketliyse, mıknatısın etrafında herhangi bir elektriksel alan oluşmaz.Staat de magneet stil en beweegt de geleider, dan ontstaat er in de buurt van de magneet geen elektrisch veld.
Hareketli çubuk daha sonra Magic Trackpad'e getirildi.De trackpad is later ook op de MacBook Pro en Magic Trackpad toegepast.
Bazı durumlarda ise platform hareketli de olabilir.In sommige gevallen kan hij teleporteren.
27 hareketli perde (dördüncü bir 25 dize) vardır.Zijn 25 leichte Etüden (Op.
Albümden son olarak "Aşkım Aşkım" adlı hareketli parça yayınlanmıştır.Van dit album werd "Love My Way" een klein hitje.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Toch blijft hij volhouden dat hij in het belang van de patiënte handelde.
Hızı ve hareketliliği onun en iyi özellikleridir.Lichtvoetigheid en snelheid zijn haar grootste gaven.
"İki versiyon yaptım ... biri daha melodili ve hareketli.Die versie is meer gepolijst en melodieuzer.
2006 yılında Straubing, yaklaşık 950 üyeyle hareketli bir Yahudi cemaatine sahipti.W 2006, Straubing zamieszkiwało 950 członków społeczności żydowskiej.
1913 - Ford Motor Company, ilk hareketli montaj hattını başlattı.1913: Ford Motor Company wprowadził pierwszą ruchomą linię montażową.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Aktywny tryb życia może obniżyć ryzyko zachorowania o połowę.
Ferb'ün aksine çok konuşur ve hareketlidir.W przeciwieństwie do Ferba, jest bardzo gadatliwy.
Zimmer ile Nolan'ın filmlerindeki ses manzarası gittikçe gür ve hareketli hale gelmek üzere gelişti.Z Zimmerem, dźwięki w filmach Nolana przekształciły się w coraz bardziej bujne, kinetyczne i eksperymentalne.
Daha önce çekilen bu klip hareketli olduğu için, yazın gösterime girmiştir."Występy, które zagraliśmy wczesnym latem, były niesamowite.
"İki versiyon yaptım ... biri daha melodili ve hareketli.Utwór dzieli się na dwie części, z których druga jest o wiele bardziej melodyjna i dynamiczna.
Bu sayede top hareketli hedeflere karşı devamlı bir atış üstünlüğüne sahipti.Ciągle stanowili jednak wyśmienity cel dla strzelających ze skrzydeł łuczników.
Beta Aurigae sisteminin Büyük Ayı Hareketli Grubu'nun üyesi olduğu düşünülmektedir.Chi¹ Orionis jest prawdopodobnym członkiem Grupy Ruchomej Wielkiej Niedźwiedzicy.
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.Dysk miodnikowy poniżej zalążni.
Hareketli ve dinamik bir dans şarkısıdır.Piosenka jest energiczna i dynamiczna.
Dans etmeyi çok sever, oldukça hareketli ve sportiftir.Lubi jeździć konno, tańczyć, jest bardzo odważna i marzycielska.
Hükümet bu hareketliliği dağıtmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.Urząd zrobił wszystko, by to zatuszować .
Bu tankların kısıtlı çarpışma değerleri olsa da hareketlilikleri çok yüksekti.Dla zmniejszenia wagi pancerza, wieże były dość ciasne.
Kar parsları genelde alaca karanlıkta hareketlidirler.Często dopada ofiary poruszające się pod śniegiem.
Yabancı etmen, hareketli istasyonun yerleşik etmeni ile iletişim kurarak, yerini hareketli host'a bildirir.Wystrój stacji, zgodnie z jej nazwą, nawiązywać ma do ruchu robotniczego.
Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir.Poczwarki komarów, w przeciwieństwie do poczwarek innych owadów, są bardzo ruchliwe.
Adam Mickiewicz delikanlılık çağındaki hareketli yaşantısını ölümüne kadar sürdürdü.Adam Mickiewicz wcześnie zajął się działalnością przekładową.
Her gün çok hareketliyim.Czynne codziennie przez całą dobę.
Hareketli, hırsız, namuslu, iyi, kötü..."Charakter dzielny, szlachetny, skromny...".
1991 yılı da çok hareketli geçmiştir.Silnym draftem był też ten z 1999 roku.
10 Ağustos 1809'da İspanya'dan bağımsızlığı kazanmak için bir hareketlilik başladı.10 augusti 1809 startades en rörelse som arbetade för politiskt oberoende av Spanien.
Holliday bağlantısı dört DNA ipliği arasında oluşan hareketli bir bağlantıdır.Ett hollidaykors är en rörlig sammanfogning av fyra DNA-strängar.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Intensiva åtgärder i livsstilen kan reducera risken med mer än hälften.
Ortak bir kökene ait yıldızların oluşturduğu Zeta Herculis Hareketli Grubu üyesidirler.System ingår i Zeta Herculis rörliga grupp av stjärnor.
Hareketlilik değişmeleri.Ändring av inställningar.