hareketli ile cümle
hareketli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ortak bir kökene ait yıldızların oluşturduğu Zeta Herculis Hareketli Grubu üyesidirler.Pertenecen a la asociación estelar de Zeta Herculis que comparten un origen común.
Birbirlerinden bağımsız 6 hareketli yörünge düzlemi vardır.Las unidades tienen seis ejes, con seis motores de tracción independientes.
Çok hareketli ve hızlı uçan bir kuştur.Es un pájaro muy activo e inquieto.
Esad'ın ülke yönetiminde başa geçtiği dönem dünyanın kaynayan kazanı Orta Doğu'nun en hareketli yılları idi.La zona de conflicto más activa en todo el periodo fue el Medio Oriente.
Bir ana muharebe tankı birçok arazide kullanılabilecek şekilde çok hareketli olmak için tasarlanır.Los vehículos de combate blindados están diseñados para poder moverse en distintos terrenos.
Sabit makaraya, aynı gövdeye bağlı bir veya daha fazla hareketli makaranın ilâve edilmesiyle meydana gelir.Esto se indica mediante un sostenido o un becuadro colocado por encima o por debajo del signo de grupeto.
Başka bir hareketlilik konusu da tankı operasyon bölgesine intikal ettirmektir.Otra cuestión sobre la movilidad es la de conseguir llevar el carro de combate al teatro de operaciones.
Elde taşınan kamera ile elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir.Se permite cualquier movimiento o inmovilidad debido a la mano.
İkinci kullanım şekline tek hareketli(Single Action) denilir.El resultado de esta combinación se denomina método effectivo (effective method).
Dün gece hareketli bir partimiz vardı.Ieri notte abbiamo avuto una festa movimentata.
Dublin’de hareketli bir gece hayatı vardır.Trascorrono un'intensa notte di passione.
Daha fazla hareketlilik için, sık sık atlı arabaları kullanıyordu.Per la sua velocità, operò spesso con le portaerei.
Hızı ve hareketliliği onun en iyi özellikleridir.Grinta e velocità erano le sue caratteristiche migliori.
Her gün çok hareketliyim.Voi, ragazzi, mi motivate ogni singolo giorno.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Anche i lupi mannari li temono e preferiscono fuggire piuttosto che combatterli.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Tutto questo dovrebbe portare ad una maggiore sicurezza per i pazienti.
Hareketli bir temposu vardır.Adagio un poco mosso.
Kıpırtılı olmak, yaşıtlarına göre daha hareketli olmak olarak tanımlanabilir.Comparato a lui potrei definirmi più conservatore io.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Le cadenze di braccia, gambe e corpo sono molto simili a quelle della camminata veloce.
Benguela yunusları hareketli ve sosyal hayvanlardır.I cefalorinchi di Heaviside sono animali attivi e sociali.
Hareketli eklemlerde bulunur.Contiene accenti.
Bu mimaride bir hareketli istasyonun değişmeyen sabit bir yerleşim konumu vardır.Quello stazionario che comporta un universo statico, che non cambia.
Yani, az hareketli, az yıpratan bir yaşam.Occuparsi senza sforzo di ciò che è modesto e basso.
O fena hareketli.Он страшный непоседа.
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.Вид на нижнюю опорную плиту.
Hareketli bir cisim, üzerine net bir kuvvet etki etmedikçe hızını değiştirmeyecektir (ivmelenmeyecektir).Веди их ускоренным шагом — и без остановок на равнение!
Şarkının temposu o zamanki şarkılara göre daha tempoluydu ve hareketliydi.Успех на радио станциях также имели песни A Shame и Further From Myself.
Diğer direkt yöntem hareketli küme metodu olarak adlandırılır.Другой прямой способ — так называемый метод движущегося скопления.
Zur Elektrodynamik bewegter Körper (Hareketli Cisimlerin Elektrodinamiği), 1905.Паровые турбины и будущность тепловых двигателей. — 1904.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Движения рук, ног, бёдер и тела являются ритмичными и такими же, как в ходьбе.
Dublin’de hareketli bir gece hayatı vardır.В городе интересная ночная жизнь.
Meraklı ve çok hareketli balıklardır.Очень активные, весёлые рыбки.
Pervane kanatları hareketlidir ve ekseni etrafında dönebilir.Каждый рычаг может двигаться поступательно и вращаться вокруг оси.
Finlandiya'daki sosyal hareketliliği belirleyen en önemli etken eğitimdir.Наиболее эффективную политику в области окружающей среды согласно результатам исследования проводит Финляндия.
Surtla'daki hareketlilik 6 Ocak 1964 günü bitti.Операция «Эттлборо» завершилась в конце ноября 1966 года.
Film, hareketli resimlerin seri şekilde gösterilmesi ile ortaya çıkan bir yapıttır.То есть представить диаграммы в виде определённых анимаций.
Burası şehrin en canlı en hareketli yeridir.Это было самое оживленное место в городе.
Hareketli, hırsız, namuslu, iyi, kötü..."Добрый был, милостивый, скромный, простой».
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Это позволяет им производить ещё больше мета.
Hareketlilik değişmeleri.Изменения настроения.
Basit,ufak ve hareketli parçası yoktu.Никакой фальши в ней не было, в большом и малом.
Son derece hareketli bir bölge olan Chueca’da birçok cafe ve butik mağazalar yer almaktadır.На Дерибасовской находятся многочисленные кафе и магазины.
Çok hareketli ve afacan bir çocuk.Весёлый и активный ребёнок.
Anlatıcı, kıza "yoksunlukla dolu ve hareketli" bir öykü yazacağına söz verir.وعد السارد الطفلة بأنه سيكتب لها قصة "مليئة بالحرمان والحركة" .
Hareketli veya haraketsiz olabilir. ....وقد تكون متحركة (بالهزاز) أو غير متحركة.
Hareketli Görüntü Uzmanları Birliği 1988'de kurulmuştur.وحدة حماية الشخصيات الهامة، أنشئت في 2008.
Albümden daha sonra "Başımın Belası" adlı hit hareketli parça yayınlandı.سيصدر قريبا كتابها بعنوان "إعلاء صوتي".
Balıkçıllar oldukça hareketli bir familyadır.عائلة ماري هي عائلة مؤثرة.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.تستطيع التمساحيات الوقوف بمرونة، فبإمكانها أن تقف بشكل نصف-منتصب.
Çocuklardan biri çok hareketlidir.شباب رايق جدا.
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.آفة العصبون الحركي السفلي.
Bu hareketli ortamlarda çalışılmasına imkân tanır.قدرتها على العمل في البيئات الصعبة.
Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur.يرافقه عادة صوت مميز، وفي بعض الأحيان، ترافقه الرائحة.
Sabit bir stator ve hareketli rotordan oluşur.يتكون من مظلة ومحرك.
10 Ağustos 1809'da İspanya'dan bağımsızlığı kazanmak için bir hareketlilik başladı.في 10 أغسطس عام 1809 بدأت حركة في كيتو والتي تهدف من أجل الاستقلال السياسى عن أسبانيا.
Zimmer ile Nolan'ın filmlerindeki ses manzarası gittikçe gür ve hareketli hale gelmek üzere gelişti.الصفيحة الموجودة بين النرويج وغرينلند بدأت تصبح أعمق وأعرض.
Her gün çok hareketliyim.Estou muito feliz todos os dias.
Bir tankın etkisini belirleyen üç geleneksel etmen vardır: Tankın ateş gücü, hareketliliği ve korunması.Os três tradicionais factores que determinam a eficácia de um tanque é: poder de fogo, mobilidade e proteção.
Helen Day rolü Bayan Edwards; üstün çeviklilik, beceri ve hareketliliğe sahip yarı maymun görünümlü bir Wight.Helen Day como Srta. Edwards, uma mulher acólita meio simian com grande agilidade, destreza e mobilidade.
Kurumun amacı, ekonomik hareketliliği sağlamak için banka ve kurumlara ödünç para sağlamaktı.O objetivo da RFC era emprestar dinheiro a bancos e instituições para estimular a atividade econômica.