Ana içeriğe geç
Sözlük

hareketli ile cümle

hareketli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dün gece hareketli bir partimiz vardı.Ieri notte abbiamo avuto una festa movimentata.
Dublin’de hareketli bir gece hayatı vardır.Trascorrono un'intensa notte di passione.
Daha fazla hareketlilik için, sık sık atlı arabaları kullanıyordu.Per la sua velocità, operò spesso con le portaerei.
Hızı ve hareketliliği onun en iyi özellikleridir.Grinta e velocità erano le sue caratteristiche migliori.
Her gün çok hareketliyim.Voi, ragazzi, mi motivate ogni singolo giorno.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Anche i lupi mannari li temono e preferiscono fuggire piuttosto che combatterli.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Tutto questo dovrebbe portare ad una maggiore sicurezza per i pazienti.
Hareketli bir temposu vardır.Adagio un poco mosso.
Kıpırtılı olmak, yaşıtlarına göre daha hareketli olmak olarak tanımlanabilir.Comparato a lui potrei definirmi più conservatore io.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Le cadenze di braccia, gambe e corpo sono molto simili a quelle della camminata veloce.
Benguela yunusları hareketli ve sosyal hayvanlardır.I cefalorinchi di Heaviside sono animali attivi e sociali.
Hareketli eklemlerde bulunur.Contiene accenti.
Bu mimaride bir hareketli istasyonun değişmeyen sabit bir yerleşim konumu vardır.Quello stazionario che comporta un universo statico, che non cambia.
Yani, az hareketli, az yıpratan bir yaşam.Occuparsi senza sforzo di ciò che è modesto e basso.
O fena hareketli.Он страшный непоседа.
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.Вид на нижнюю опорную плиту.
Hareketli bir cisim, üzerine net bir kuvvet etki etmedikçe hızını değiştirmeyecektir (ivmelenmeyecektir).Веди их ускоренным шагом — и без остановок на равнение!
Şarkının temposu o zamanki şarkılara göre daha tempoluydu ve hareketliydi.Успех на радио станциях также имели песни A Shame и Further From Myself.
Diğer direkt yöntem hareketli küme metodu olarak adlandırılır.Другой прямой способ — так называемый метод движущегося скопления.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Движения рук, ног, бёдер и тела являются ритмичными и такими же, как в ходьбе.
Dublin’de hareketli bir gece hayatı vardır.В городе интересная ночная жизнь.
Meraklı ve çok hareketli balıklardır.Очень активные, весёлые рыбки.
Pervane kanatları hareketlidir ve ekseni etrafında dönebilir.Каждый рычаг может двигаться поступательно и вращаться вокруг оси.
Finlandiya'daki sosyal hareketliliği belirleyen en önemli etken eğitimdir.Наиболее эффективную политику в области окружающей среды согласно результатам исследования проводит Финляндия.
Surtla'daki hareketlilik 6 Ocak 1964 günü bitti.Операция «Эттлборо» завершилась в конце ноября 1966 года.
Film, hareketli resimlerin seri şekilde gösterilmesi ile ortaya çıkan bir yapıttır.То есть представить диаграммы в виде определённых анимаций.
Burası şehrin en canlı en hareketli yeridir.Это было самое оживленное место в городе.
Hareketli, hırsız, namuslu, iyi, kötü..."Добрый был, милостивый, скромный, простой».
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Это позволяет им производить ещё больше мета.
Hareketlilik değişmeleri.Изменения настроения.
Basit,ufak ve hareketli parçası yoktu.Никакой фальши в ней не было, в большом и малом.
Son derece hareketli bir bölge olan Chueca’da birçok cafe ve butik mağazalar yer almaktadır.На Дерибасовской находятся многочисленные кафе и магазины.
Çok hareketli ve afacan bir çocuk.Весёлый и активный ребёнок.
Anlatıcı, kıza "yoksunlukla dolu ve hareketli" bir öykü yazacağına söz verir.وعد السارد الطفلة بأنه سيكتب لها قصة "مليئة بالحرمان والحركة" .
Hareketli veya haraketsiz olabilir. ....وقد تكون متحركة (بالهزاز) أو غير متحركة.
Hareketli Görüntü Uzmanları Birliği 1988'de kurulmuştur.وحدة حماية الشخصيات الهامة، أنشئت في 2008.
Albümden daha sonra "Başımın Belası" adlı hit hareketli parça yayınlandı.سيصدر قريبا كتابها بعنوان "إعلاء صوتي".
Balıkçıllar oldukça hareketli bir familyadır.عائلة ماري هي عائلة مؤثرة.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.تستطيع التمساحيات الوقوف بمرونة، فبإمكانها أن تقف بشكل نصف-منتصب.
Çocuklardan biri çok hareketlidir.شباب رايق جدا.
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.آفة العصبون الحركي السفلي.
Bu hareketli ortamlarda çalışılmasına imkân tanır.قدرتها على العمل في البيئات الصعبة.
Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur.يرافقه عادة صوت مميز، وفي بعض الأحيان، ترافقه الرائحة.
Sabit bir stator ve hareketli rotordan oluşur.يتكون من مظلة ومحرك.
10 Ağustos 1809'da İspanya'dan bağımsızlığı kazanmak için bir hareketlilik başladı.في 10 أغسطس عام 1809 بدأت حركة في كيتو والتي تهدف من أجل الاستقلال السياسى عن أسبانيا.
Zimmer ile Nolan'ın filmlerindeki ses manzarası gittikçe gür ve hareketli hale gelmek üzere gelişti.الصفيحة الموجودة بين النرويج وغرينلند بدأت تصبح أعمق وأعرض.
Her gün çok hareketliyim.Estou muito feliz todos os dias.
Bir tankın etkisini belirleyen üç geleneksel etmen vardır: Tankın ateş gücü, hareketliliği ve korunması.Os três tradicionais factores que determinam a eficácia de um tanque é: poder de fogo, mobilidade e proteção.
Helen Day rolü Bayan Edwards; üstün çeviklilik, beceri ve hareketliliğe sahip yarı maymun görünümlü bir Wight.Helen Day como Srta. Edwards, uma mulher acólita meio simian com grande agilidade, destreza e mobilidade.
Kurumun amacı, ekonomik hareketliliği sağlamak için banka ve kurumlara ödünç para sağlamaktı.O objetivo da RFC era emprestar dinheiro a bancos e instituições para estimular a atividade econômica.
Yazları ise alabildiğine hareketli ve alabildiğine canlıdır.Na época de sol alto (verão), prevalece o calor abrasador e dessecante.
Holliday bağlantısı dört DNA ipliği arasında oluşan hareketli bir bağlantıdır.Uma junção de Holliday é uma junção móvel entre quatro cadeias de ADN.
ABD gelişmiş silahlara ve önemli hareketli destek hizmetlerine sahip geniş bir orduya sahiptir.Os Estados Unidos tem um exército grande com armas sofisticadas e um complexo serviço de suporte móvel.
Donald Trump hareketli bir çocukluk geçirdi.Demi Moore teve uma infância dura.
Bazı durumlarda ise platform hareketli de olabilir.Ainda é possível conversar através da plataforma.
Fazla hareketlidir ve hareket etmeyi sever.Você começa a agir porque você ama atuar.
Crusader KMO'nun üretiminde amaç daha etkili daha hareketli ve daha uzun menzilli bir obüs üretmekti.O uso de soluções mais concentradas de NaOH conduz a um produto semi-sólido.
Kapalı ortamlarda çok hareketlidirler.Ocorrem em ambiente de cerrado.
Hareketli eklemlerde bulunur.Ocorre no tecido adiposo.
Arkada hareketli bir aks ve helezon yaylar kullanılmıştır.Um eixo vivo e molas helicoidais são usados ​​na parte traseira.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod