Hareketli eklemlerde bulunur.Nebst ergänzenden Aktenstücken.
Erkeklerin hareketli parmağında şişkin lop bulunur.Auf dem Schalldeckel befindet sich eine bärtige männliche Figur.
1913 - Ford Motor Company, ilk hareketli montaj hattını başlattı.1913: Die Ford Motor Company führt das Fließband in die industrielle Produktion ein.
Charles ise hareketli bir çocuktur.Arthur ist ein einsamer Junge.
Bu sahne Hitchcock filmlerinin en hareketli sahnelerinden biridir.Psycho ist einer der gewagtesten Hitchcock-Filme.
Kar parsları genelde alaca karanlıkta hareketlidirler.Myzelien wachsen zumeist im Dunkeln.
Bu sınıf tanklar, en iyi ateş gücü, hareketlilik ve korunma üçlüsüne sahip olmak için seçilmiştir.Sie sollen einen möglichst guten Kompromiss aus Panzerung, Feuerkraft und Beweglichkeit darstellen.
Hedefler sabit veya hareketli olabilir.Die Verbindungen können fest sein oder beweglich.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Die Hofanlage ist in klassischer, vierseitig geschlossener Weise ausgeführt.
Burada gen etkinlik ve hareketlilik kazanır ve bu gen hipermorf olarak adlandırılır.Gain-of-function-Mutationen Hierbei gewinnt ein Gen an Aktivität und wird dann auch als hypermorph bezeichnet.
Sistem son derece hareketli olacak ve hızlı konuşlandırılabilirliğe sahip olacaktır.Das System ist hochmobil und schnell verlegbar.
Soldaki hareketli resimde çiftyıldızlarda iki yıldızın birbirleri çevresinde dönüşü gösterilmektedir.Für einen Beobachter auf der Erde ziehen beide Sterne bei ihrer gegenseitigen Umkreisung voreinander vorbei.
Hareketli parçalar ve menteşeler yıpranabilir veya kırılabilir.Mechanische Federn können ermüden oder brechen.
Hareketli çenelerinde çeşitli yapıda dişler bulunur.In ihren Kiefern stehen bürstenartige Zähne in mehreren Reihen.
Jean Tinguely ise eski metallerden yaptığı hareketli ve karmaşık heykelleri ile sanat dünyasını etkiledi.Jean Tinguely hat Menschen mit komplexen bewegenden Skulpturen aus Altmetall fasziniert.
Geceleri hareketlidir, gündüzleri ağaçlarda dinlenerek geçirir.Sie fressen bei Tage und ziehen sich nachts zum Ruhen in die Bäume zurück.
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Das ermöglichte deutlich zielgenauere Angriffe.
Albümden son olarak "80 Günde Devr-i Alem" adlı hareketli parça yayınlanmıştır.Vorab erschien das limitierte sogenannte „Straßenalbum“ 28 Wochen später.
Litvanya'nın performansında Matačiūnaitė koreografisini enerjik ve hareketli olarak sergilemiştir.Der Albumtitel soll laut Sully Erna Kraft und Energie ausdrücken.
Filmin son sahneleri oldukça hareketlidir.Die letzten Szenen des Films hätten eine nahezu unerträgliche Intensität.
Çok hareketli olan bu yunus türü Kuzey Pasifik Okyanusu'nun serin ve ılık sularında bulunur.Die Art ist in kalten bis gemäßigten Gewässern des nördlichen Pazifiks verbreitet.
O yaşlı bir dede ama en az Pepee kadar hareketli bir oyun arkadaşı.Er bekam trotzdem einen Bambi als ältester lebender und noch aktiver Schauspieler.
Holliday bağlantısı dört DNA ipliği arasında oluşan hareketli bir bağlantıdır.Une jonction de Holliday est une jonction mobile entre quatre brins d'ADN.
1942 başlanan denemeler sonucunda gaz hareketli sistemin kullanılmasına karar verildi.Les essais débutèrent en 1942 et montrèrent que le système à gaz était meilleur.
Aerosmith konserlerinde en hareketli grup üyesidir.Il est le plus vieux membre d'Aerosmith.
Hızı ve hareketliliği sağlamak için hafif zırhlar giyerler.Ils portent une armure légère pour privilégier la mobilité et la rapidité.
Her gün çok hareketliyim.Les gars, vous êtes ma motivation chaque jour.
Az miktarda, çok hareketli oyunlar da vardır.Côté joueurs, peu de mouvements.
Ancak fazla hareketli değildir.Malheureusement elle n'est pas assez rapide.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Cependant, il est plutôt craintif et préfère fuir plutôt que d'attaquer.
Bu faktörler, bölgede topçunun ve araçları hareketliliği açısından engel yaratmaktadır.Ces deux facteurs gênent beaucoup la mobilité de l'artillerie et des véhicules dans la région.
Çünkü, buradaki hava daha az hareketlidir.Cet air prend alors moins de place.
Hareketli Görüntü Uzmanları Birliği 1988'de kurulmuştur.Le « Disaster Victim Identification Team » créé en 1988.
Sistem son derece hareketli olacak ve hızlı konuşlandırılabilirliğe sahip olacaktır.Il connaîtra un véritable succès et fera rapidement l'objet de traductions.
Jeanne inanılmaz hareketli bir varlıktı, dünya kadar konuşurdu." dedi.Frayer pose des questions très justes sur le monde dont on a hérité."
Charles ise hareketli bir çocuktur.Charles était un enfant extrêmement intelligent.
Çenesiz puplar (pupa adectica): Kitinleşmiş ve hareketli mandibulları yoktur.Mixte (chair et ponte) Cou nu du Forez Courtes-pattes.
Bunlar sosyal hareketlilik ve sosyal değişim inançlarıdır.Y a-t-il des liens entre croissance et changement social ?
Yaz boyunca yumurtalarda hareketlilik gözlenmez.Durant l’été, il n’y a aucune précipitation.
Mobilite, iyonların çözelti içerisindeki hareketlilik özelliği olarak tanımlanır.La vie se caractérise par la mobilité de son déploiement.
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Il devait également être plus à-même d'attaquer des cibles durcies.
Filmin son sahneleri oldukça hareketlidir.Le résultat financier du film est assez modeste.
New York'un Güney Brooklyn bölgesinde büyük ve hareketli bir Suriyeli Yahudi cemaati bulunmaktadır.Hay una gran y vibrante comunidad judía de Siria en el sur de Brooklyn, Nueva York.
Kuruluşundan bu yana Kızıl Ordu her zaman, yüksek hareketli savaş gücüne önem vermiştir.Desde su concepción, el Ejército Rojo se empeñó en enfatizar una guerra altamente móvil.
MPEG-4 formatı son kullanıcılara farklı hareketli nesneler ile geniş kapsamlı bir etkileşim ortamı sunar.El formato MPEG-4 proporciona a los usuarios una amplia gama de interacción con diversos objetos animados.
Hareketlilik değişmeleri.Cambios de ánimo.
Benguela yunusları hareketli ve sosyal hayvanlardır.Los delfines de Heaviside son animales sociales y activos.
Fazla hareketlidir ve hareket etmeyi sever.Ella es muy amable y le gusta actuar.
Meraklı ve çok hareketli balıklardır.Son peces muy pacíficos y activos.
Kuyruğu vardır ve hareketlidir.Es gordito y tiene acné.
Johann Gutenberg'in Avrupa'da 1450'lerde hareketli matbaa'yı icadı ıle kitaplar yaygınlaşmaya başlamıştır.Tras la invención de la imprenta de tipos móviles de Gutenberg en 1450 se generalizó su uso en Europa.
Ortak bir kökene ait yıldızların oluşturduğu Zeta Herculis Hareketli Grubu üyesidirler.Pertenecen a la asociación estelar de Zeta Herculis que comparten un origen común.
Birbirlerinden bağımsız 6 hareketli yörünge düzlemi vardır.Las unidades tienen seis ejes, con seis motores de tracción independientes.
Çok hareketli ve hızlı uçan bir kuştur.Es un pájaro muy activo e inquieto.
Esad'ın ülke yönetiminde başa geçtiği dönem dünyanın kaynayan kazanı Orta Doğu'nun en hareketli yılları idi.La zona de conflicto más activa en todo el periodo fue el Medio Oriente.
Bir ana muharebe tankı birçok arazide kullanılabilecek şekilde çok hareketli olmak için tasarlanır.Los vehículos de combate blindados están diseñados para poder moverse en distintos terrenos.
Sabit makaraya, aynı gövdeye bağlı bir veya daha fazla hareketli makaranın ilâve edilmesiyle meydana gelir.Esto se indica mediante un sostenido o un becuadro colocado por encima o por debajo del signo de grupeto.
Başka bir hareketlilik konusu da tankı operasyon bölgesine intikal ettirmektir.Otra cuestión sobre la movilidad es la de conseguir llevar el carro de combate al teatro de operaciones.
Elde taşınan kamera ile elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir.Se permite cualquier movimiento o inmovilidad debido a la mano.
İkinci kullanım şekline tek hareketli(Single Action) denilir.El resultado de esta combinación se denomina método effectivo (effective method).